Posts Tagged With: Yasak

Üstsüz Olabilirsin, Tayt Giyemezsin, Flört Yasak

New York’ta, kanunen yasak olduğu hâlde her gün yüzlerce yurttaş tarafından çiğnenmekte olan bazı konuları öğrendim. Birkaç tanesini sıralarsak:

1. Gülmek için birinin kafasına top atmak,
2. Nanik yapmak,
3. Kadınların vücudu saran kıyafetle dışarı çıkması,
4. Flört,
5. İki veya daha fazla kişinin bir arada maskeyle dolaşması (Cadılar bayramında filan sakata gelmeyin 🙂 Kimliğinizi gizleyen kostüm yasakmış.)

Yüz – iki yüz yıllık yasakların her birinin bir öyküsü ve kanunda yer alma nedeni var elbet. Ancak bugün, bu yasaları her çiğnediğinizde yakanıza yapışmalarının imkanı yok. Yapmıyorlar da. Sadece bir olay yaşanır ya da şikayet olursa yasa devreye giriyormuş. Örneğin, ‘akraba olmayan ikiden fazla kişinin aynı evde yaşaması’, kötü niyetli bir komşu tarafından şikayet edilirse ya da siz gerçekten kötü işler yapıyorsanız dava konusu oluyormuş. Başka bir nedenle evinizi aramaya geldiklerinde filan sorun olabiliyormuş anca.

Birisi sizi bakışlarıyla rahatsız eder ve siz şikayetçi olursanız flört yasası girer devreye muhtemelen. İstenmeyen flörtün cezası 25 Dolarmış. Bizde olsa, “parasıyla değil mi” diyerek devam ederlerdi sanırım 😀 

Dumb Laws sitesinde daha komik ifadeler de var “Binadan atlamanın cezası ölümdür” gibi (Başladığın işi yarım bırakmanı istemiyor demek adamlar).

Ya da, “Ticari amaçla kullanılmadığı sürece kadınların toplum içinde üstsüz olması serbesttir” gibi (Ama vücudunuzu saran kıyafet olmaz, dikkat edelim) 😮

Ya da, “Asansörde başkalarıyla konuşulmaz. Eller kavuşturulmuş biçimde kapıya bakarak durulmalıdır” gibi (filmlerdeki o buz gibi asansör sahnelerinin sebebi bu mudur ki?)

“Pazar günleri cebinde külah dondurmayla dolaşmak yasaktır” gibi…

Ama biz milleti bırakıp kendimize bakalım en iyisi. Biz iyi olalım, onlar bizi örnek alsın. 🙂 Üstümüzde bluz, cebimizde dondurma külahı olan bir Pazar günü asansörde insanlarla konuşmanın kötü bir şey olmadığını gösterelim. Ama yine de vücudu saran bir kıyafetle bindiğimizde konuşmamakta fayda var.

Kaynaklardan bazıları: Dumb Laws & Time Out

Reklamlar
Categories: Ülkeler, Giyim, Seyahat, Tarih | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , | 4 Yorum

Donald Duck Yasağı

Donald Duck’ın Finlandiya’da 1970 yılında yasaklandığına, yani bu sevimli ördeğin altına bir şey giymediği için eğitim devi bir ülkede halen yasaklı olduğuna, dolayısıyla çizgi filmlerinin televizyonda gösterilmesinin ve hatta çizgi romanlarının satılmasının yasak olduğuna dair bir paylaşımın uzunca bir süredir sanal alemimizde paylaşılmakta olduğunu öğrendim. ‘İlginç bilgi’ paylaşan bütün sitelerimiz ve sosyal medya hesaplarımız bunu bu kadar net bir bilgi olarak paylaşmış. Hem de ne cümleler kurarak… Yani çok aradım aksini iddia eden Türkçe bir hesap ama bulamadım. Ancak gerçek şu ki, böyle bir yasak yok! Hatta çok başarılı bir dergisi bile var: Aku Ankka (yani Donald Duck’ın Fincesi). Peki nereden çıkmış bu Daisy ile evlilik dışı ilişki yaşayan donsuz Donald hikayesi? Helsinki’de 1977’de yaşanan finansal sıkıntı üzerine yapılan toplantıda, Liberal Parti yerel temsilcisi Holopainen’in şöyle bir önerisi olmuş: Gençlik merkezleri için Donald Duck çizgi romanlarını satın almayı keselim. Para sıkıntısını çözmeye çalıştıkları için öneri kabul edilmiş ve şehir fonundan yapılan bu harcamaya son verilmiş. Ertesi yıl yapılan seçimlerde, öneri sahibi beyefendinin de aday olması, akıllara bu konuyu getirmiş ve medyanın abartılı başlıkları da devreye girince söylentiler almış yürümüş. Holopainen seçimi kaybetmiş ama Donald Duck kazanmış! Belli ki iyi reklam olmuş. Finlandiya’nın bu ünlü pekin ördeğine duyduğu sevgi katlanarak artmış.

Kısaca: Böyle bir yasak hiç olmamış!

Kaynaklar: Snopes ve The Disney Wiki (bu konuda bolca İngilizce kaynak var ve forumlarda olsun, videoların altında yazan yorumlarda olsun Fin halkı sürekli bu çizgi filmin ülkelerinde yasak olmadığını, aksine çok popüler olduğunu anlatmaya çalışmış.)

Categories: Ülkeler, Dergi, Teknoloji, TV | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Dövmesi Olan Giremez

Japonya’da ‘onsen’ denen kaplıcalara girebilmek için vücudunuzda kesinlikle dövme olmaması gerektiğini öğrendim. Ayrıca, şifa niyetine kullanılan bu sıcak su havuzlarına girmeden önce iyice bir yıkanmanız ve sıcak su havuzuna çıplak girmeniz gerekiyormuş. Dövmeyi saklama şansınız da yok yani. 

Onsen… Dövmen varsa girme sen 🙂

Bu bilgiyi bana öğreten Minimalist Günlük sahibi Pelin Hanım’a teşekkür ederim. Japonya hakkında izlenimlerini okumak ve fotoğraflarına bakmak için blogunu ziyaret edebilirsiniz.

Categories: Ülkeler, Kültür, Sağlık, Seyahat, Teknoloji | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Kitap Okumak Yasak

Okumaya tutkun Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın (Halikarnas Balıkçısı), Robert Kolej’de öğrenciyken okul kütüphanesinden kitap almasının yasaklandığını, onun da arkadaşlarına aldırdığı kitapları gece gizlice battaniye altında yaktığı fenerle okuduğunu öğrendim. Robert’den sonra Oxford Üniversitesi’ne gidince kütüphanedeki kitapları yutmuş üç-dört yıl boyunca. Bunu duyunca ben de pek rahatladım çünkü küçükken benim de sokak lambasından gelen ışıkla kitap okumak durumunda kaldığım acılı bir dönemim olmuştu 😀

Categories: Edebiyat, Eğitim | Etiketler: , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Amerika’da Araba Yasağı

ABD’nin Michigan eyaletinde bulunan Mackinac adlı kentte (bir ada) 119 yıldır süregelen bir araba yasağı olduğunu öğrendim. Adada araba sürülemiyor. Hatta motora da binilemiyor. İzin verilen ulaşım yolları sadece bisiklet, paten ve at arabası. Yürüyebilirsiniz de tabii. Şehir merkezinde paten de yasakmış. Kışın snowmobile denen kar araçlarına izin veriyorlarmış. Yerleşeceğim yeri buldum galiba!

 

 

Adanın resmi web sitesi: mackinacisland.org

Eyalet web sitesindeki bağlantısı: michigan.org

Resimlere bakabileceğiniz bir site: mightymac.org

Categories: Ülkeler, Doğa, Seyahat, Teknoloji | Etiketler: , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Rusya’da Yasak

Rusya’da kapalı mekanda mangal yakmanın yasak olduğunu öğrendim. Bunu, yıllarca Rusya’da çalışmış, şu an ise Antalya’da ocakbaşı mekan işleten ve sıra sıra kebapları bir o tarafa bir bu tarafa çevirmenin sonsuz keyfini yaşayan Pozantılı bir beyden öğrendim. Mekan kapılarının da dışarı doğru açılması zorunluymuş.

Categories: Ülkeler, Kültür, Mekan, Sağlık, Seyahat, Yiyecek | Etiketler: , , , , , , , , | Yorum bırakın

Kafanı Kullanma Çocuğum

Amerika Birleşik Devletleri Futbol Federasyonu kurallarına göre 10 yaş ve altı çocukların topa kafa vurmasının yasak olduğunu öğrendim. 11-13 yaş arası oyuncuların ise sadece maçlarda kafa vuruşuna izin veriliyormuş, antrenmanlarda onların da kafalarını kullanmaları sınırlandırılıyormuş. Çocukları hem sınıf içinde hem de tuttuğum nöbetler sebebiyle futbol sahasında o kadar çok gözlemleme olanağım oldu ki, bizde de yasaklansa oldukça mutlu olurdum gerçekten. Kusura bakmayınız… Ayak topu zaten bu yahu! 

 

 

Kaynak: AYSO‘nun resmi web sitesi (The American Youth Soccer Organization)

 

Categories: Ülkeler, Sağlık, Spor | Etiketler: , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

1 Çocuk, 1 Araba, 1 Sigara

Arabada 18 yaş altı bir birey varken sigara içmenin İngiltere’de yasaklandığını ve cezasının £50 olduğunu öğrendim. İçinde çocuk varken arabanızda sigara içen birisi varsa ve bu kişi siz değilseniz de 50 poundunuzla vedalaşmanız gerekiyormuş. Güzel bir şey tabii de komik olan bir kısmı var: İngiltere’de, 18 yaşında değilseniz sigara alamıyormuşsunuz ama 16 yaşında iseniz sigara içmeniz yasal olarak uygun görülüyormuş. Otomobil kullanma yaşının da 17 olduğunu ve 17 yaşındaki bir sürücünün arabada yalnız olması halinde sigara içse de cezaya tabi tutulmadığını düşünecek olursak …

Categories: Ülkeler, Sağlık, Seyahat | Etiketler: , , , , , | Yorum bırakın

Salep

Salebin orkideden yapıldığını öğrendim. Fakat maalesef, yumrusundan salep üretmek üzere her yıl milyonlarcası toplanan orkide türlerinin bazılarının artık bulunamadığını, bazılarınınsa neslinin tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu da öğrendim. Bir kısmı endemik olmasına rağmen orkidelerimizi de koruyamıyormuşuz yani. Yok olma tehlikesinin nedenleri arasında sadece dondurma ve içecek yapımı değil, turizm istilası ve plansız ağaçlandırma da varmış. Uzmanları, salep üretim ve tüketiminin ciddi şekilde denetlenmesi gerekliliğine dair feryatlarını duyurmaya çalışıyorlar. Avrupa’da orkide çiçeği koparmanın bile yasak olduğunu, bizde ise bilinçsizce toplanan yumruların bitkinin geleceğini yok ettiğini söylüyorlar. Konuyu araştırırken, dondurma tarifi veren bir blog yazarının tekrar tekrar yaptığı “mutlaka saf salep kullanın” uyarılarını ve altına yazılan yorumlardan birinde “Almanya’da salep bulamıyorum” serzenişini görünce durumu daha iyi anladım. Saf salep çok pahalıya satılıyormuş, en azından bunu duyduğuma sevindim (bir de salep bitkisi toplayan kişilere çok yüksek para cezası kesildiği haberine). Çünkü biz kış günlerinin içimizi ısıtan sevgilisi salebi de seviyoruz, yazın vazgeçilmezi dondurmayı da, ama tabii orkideleri de…

Kaynak: Bloomberg HT, 24 Aralık 2013 (Prof. Dr. Ekrem Sezik)
Detaylı Bilgi: agaclar.net, 13 Ocak 2015 (Fatih Çiçek)

Categories: Doğa, Ekonomi, Yiyecek | Etiketler: , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

O Telefonla Asla!

Samsung Galaxy Note 7 ürünlerinin ‘tehlikeli’ ilan edilerek ABD dahil bazı ülke uçuşlarında yasaklandığını öğrendim. Bu telefonla binmemeniz gerekiyormuş uçağa. Yanınızda bu telefondan olduğu fark edilirse hemen kapatmanız doğrultusunda uyarılıyormuşsunuz ve para cezası ödemenin ötesinde cezalar da alabiliyormuşsunuz. Bu ürünlerin yasaklanma nedeni aşırı ısınma ile yangına sebebiyet verme olasılıklarının güçlü olmasıymış çünkü bu tür vakalar kaydedilmiş.

Bu arada Samsung ‘bataryada üretim hatası’ gerekçesiyle bu ürünleri geri çağırmış zaten. Aldığı telefonu iade etmeyi seçen müşterilere parası tam iade ediliyormuş. Ödül taahhüt etmiş bazı firmalar üstüne 25 Dolar daha bile veriyormuş. Röportaj yapılan Koreliler her şeye rağmen firmalarına güvendiklerini dile getirmişler. Zaten Samsung ‘üç yıldız’ anlamına geliyormuş ve bahsedilen bu üç yıldızla kastedilen de ‘büyük’, ‘güçlü’, ‘sınırsız’ sözcükleri imiş.

Koreli olup da firmana güvenmek kolay tabii…

Categories: Ülkeler, Dil, Ekonomi, Güncel, Seyahat, Teknoloji | Etiketler: , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Az Öpüş

ABD’nin Iowa eyaletinde beş dakikadan uzun öpmenin kanunla yasaklanmış olduğunu öğrendim. Gitmek istediğiniz bir ülke varsa öncesinde ‘Dumb Laws‘ adlı siteye bir göz atın bakalım, bilmeniz gereken bir yasa olabilir mi diye.

Categories: Ülkeler, Seyahat, Teknoloji | Etiketler: , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Kırmızı Mercedes

Yakın tarihimize damgasını vurmuş bir kırmızı Mercedes olduğunu öğrendim. 1980’de askeri yönetim Adalet Partisini kapatıp liderlerine yasak getirmiş, 1983’te de Süleyman Demirel dahil bazı politikacıları Zincirbozan’da zorunlu ikamete davet etmişti. Dava arkadaşı Necmettin Cevheri, Demirel’i, Zincirbozan’a sürgüne kendi arabasıyla götürdü, yani kırmızı Mercedesle. Yolda konuşmadan durmadılar elbet. Demirel mutlaka birşeyler yapmaları gerektiğini söylüyordu. Yeni bir siyasi hareket, yani kısaca, yeni bir parti kurulmasını kararlaştırdılar: Doğru Yol Partisi o arabada doğdu.

Categories: Tarih | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Kötülük Çiçekleri

Baudelaire tarafından kaleme alınmış şiirlerden oluşan ve 1857’de çıkan “Kötülük Çiçekleri” (Les Fleurs du Mal) adlı eserin yayımlanışından çok kısa bir süre sonra toplum ahlakını hiçe saydığı, toplumsal değerleri aşağıladığı gerekçesiyle mahkemelik olup ceza aldığını ve eserde yer alan altı şiirin Fransa’da yüz yıla yakın bir süre yasaklı kaldığını öğrendim.

Bu şiirlerden biri olan “Lanetlenmiş Kadınlar”:

 (Suveyda SH)

 

Baudelaire hakkında detaylı okuma: Aydanur Saraç, Mavi Melek

Categories: Ülkeler, Edebiyat | Etiketler: , , , , , , | Yorum bırakın

Sar Bedeni Bedene

“Çıt çıt çıt çıt çedene de sar bedeni bedene” sözleriyle başlayan ve neredeyse her Türk’ün bildiğini düşüneceğim kadar eski ve ünlü Yozgat türküsünde geçen ‘çedene’ sözcüğünün gerçekten çıt çıt yenen bir atıştırmalık olduğunu öğrendim. Bugün bir televizyon programında tatlı yapımında kullanıldığını izlediğim bu minik taneleri araştırdığım zaman, az-buz değil, ülkemin oldukça geniş bir kesiminde de (Yozgat, Sivas, Elazığ, Giresun, Güneydoğu) zevkle tüketilmekte olduğunu gördüm. 

Ben neden bilmiyormuşum acaba diye merak etmekten kendimi alamadım tabii ama kavurgası ve pestili ve hatta kahvesi de yapılan bu bitki hakkında gayet ilginç gerçekler de öğrendim. Bir kere, çedene denen şey kenevir tohumuymuş ve anladığım kadarıyla, dişi kenevir uyuşturucu ana malzemesi olduğu için halk tarafından kontrolsüz ekimi yasakmış. Öte yandan, Anadolu adetlerinde yeri varmış çedenenin. Ayrıca, çok faydalı olduğu ve kanser dahil çeşitli hastalıklardan koruduğunu savunan tıp uzmanları da var. Ancak bu noktada, aynı bitkinin farklı iki türünden bahsedildiğini söyleyen de var, uyuşturucuyu elde etmek için bitkiyi işlemek gerektiğini (yani o niyette olmak gerektiğini) söyleyen de.

Kimi ülkede serbest bırakılan kenevir bir çok ülkede de ciddi anlamda yasak. Okuduğum kaynaklarda tohumların kuş yemi olarak satıldığı bilgisi de yer aldığı için ülkemdeki durumu tam olarak çözemedim. Ama belli ki, daha serbest olduğu zamanlarda, köylerde zaten rahatlıkla kendiliğinden yetişen bu bitkinin saplarından köylünün bildiği yöntemlerle sapasağlam çuvallar üretilir, çırpılması suretiyle elde edilen taneleri de kavrulup yenirmiş. Ha… kavurmadan yenirse, belli bir miktar tüketildikten sonra yarattığı hisle ‘sar bedeni bedene’ kıvamına geçilirmiş demek ki 🙂

Ekin ektim çöllere de biçtirmedim ellere
Onbeşinde yar sevdim de sezdirmedim ellere
Çıt çıt çıt çıt çedene de sar bedeni bedene
Dünya dolu yar olsa da alacağım bir tane

Bu arada, kaynaklarda geçen sözcük kullanımı konusunda ciddi bir kargaşa olduğunu söylemeden de geçemeyeceğim. Örneğin çedene ile menengiçin aynı olduğu söyleniyor ama karşıma çıkan resimler birbirinden farklı. Kenevir ve kendir de aynı bitkiyi anlatıyormuş gibi kullanılsa da bazı kaynaklar ikisinin aynı aileden gelen farklı bitkiler olduğunu söylüyor. Bunlar da konunun net anlaşılmasını engelliyor. Kesin olan bir şey varsa, türküde geçen çedenenin çerez gibi çıtır çıtır yenen bir yiyecek olduğu.

 

Yozgatlı bir gazetecinin çedeneye dair anıları: Mustafa Topaloğlu (Yozgatmuhabir)

Çedenenin faydaları: Prof. Dr. Halil Bahçecioğlu (Haberturk)

Dr Mehmet Öz anlatıyor: Dr Oz Show (Vidivodo)

Kenevirin yararları: 1Organik

Kenevir Helvası: Refika

Categories: Dil, Doğa, Hayvan, Kültür, Müzik, Sağlık, Seyahat, Yiyecek | Etiketler: , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Cemanuel

Feyza Perinçek arşivinde yer alan yarım kalmış bir Cemal Süreya şiirinde okuduğum üzere 1970lerin meşhur Emanuelle filminin Türkiye’de gösterimini şairin kendisine borçlu olduğumuzu öğrendim. ‘Övünme’ adlı şiirinde geçen ‘Kim serbest bıraktı yasaklanmış Emmanuel  filmini‘ dizesiyle gururunu dile getiren Süreya’nın övündüğü durum şöyle gelişmiştir: Film ülkemize ilk geldiğinde erotik sahneler içermesi sebebiyle yasaklanmış, bu kararın ardından Danıştaya baş vurulmuş, Danıştayın bilirkişi olarak atadığı Cemal Süreya da filmi sakıncalı bulmadığını ifade eden raporunu sununca yasak kaldırılmış, Türk halkı da sanatsal içerikli Emmanuelle serisiyle tanışabilmiştir. Severim ben bilir kişiyi ❤

Categories: Edebiyat, Sinema, Tarih | Etiketler: , , , , , , , , , | 1 Yorum

Christiania Köyü

Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da ünlü bir komün yerleşkesi olan ‘Freetown Christiania’ adında bir bölge olduğunu öğrendim. 1971’de bir grup Danimarkalı, terkedilmiş bir askeri kışlaya el koyup kendi ütopyalarını yaratmışlar. Sonrasında otoriteler bu işgale izin vermiş ve böylelikle resmi olmasa da bir bayrağı ve marşı olan, hatta kendi kurallarını oluşturup oturtmuş bir köy ortaya çıkmış (bayraktaki üç nokta Christiania’nın ‘i’ harflerini sembolize ediyomuş).

flag

Örneğin Christiania’da ticari bir metanın alınması için reklam yapmak yasak. Özel arabanla girmen yasak. Şiddet yasak. Silah yasak. Ot kullanımı son derece serbest iken eroin gibi maddeler yasak. Haşhaş satışının yapıldığı Pusher Street’te fotoğraf çekmek yasak. Panik yaratabileceği endişesiyle koşmak yasak.

rules

Dışarıdan bakan turisti ilk etapta cezbeden şey kenevirin serbest kullanımı olsa da dokuzyüzün üzerinde nüfusa sahip bu yerleşkenin vatandaşları birbirini koruyup kollayan örnek bir komün oluşturmanın gururunu yaşıyorlar. Kollektif fona ait olan evlerini de sokaklarını da temiz tutmayı ve korumayı önemseyen bu köy, yaratıcı insanların koruması altında özgünleşip güzelleşiyor. Çıkışta da AB’ye girmekte olduğunuza dair sizi uyararak son mesajlarını veriyorlar.

Mutlaka bir googlelayıp rengarenk resimlerine bakmanızı öneririm.

Daha Fazla Bilgi: Fırat Gürsoy, Radikal

What is this all about? Ask wikitravel

Categories: Ülkeler, Seyahat | Etiketler: , , , , , , , , | Yorum bırakın

Yiyecek Atmak Yasak

Fransa’da çıkarılan bir yasayla büyük marketlerin yiyecek atmasının yasaklandığını öğrendim. Bütün büyük marketlerin bir hayır kurumuyla anlaşma yapması zorunlu hale getirilmiş. Satılamayan yiyecekler kurumlara verilecek, yenemeyecek durumdaysa hayvan yemi olarak kullanılacak veya enerji amaçlı kullanım için bağışlanabilecek. Ayrıca yiyecek tüketimi ve israfı konusunda okullarda verilecek dersler müfredatın bir parçası olacakmış. Darısı bu kadar fakirlik dillendirilen ülkemin başına…

Categories: Ülkeler, Ekonomi, Eğitim, Güncel, Yiyecek | Etiketler: , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Yasaklı Çubuk

Özçekim çubuklarının (selfie sticks) Avrupa’da ve Amerika’da yasaklanmakta olduğunu öğrendim. Her ne kadar bu bilgiyi veren uzak yol kaptanı bu güzel yasağın ‘fotoğrafçıların can güvenliği nedeniyle’ olduğunu söylese de araştırmam sonucu bulduğum haber ve listelere bakılacak olursa öncelikle müzelerde yer alan eserlerin can güvenliği sebebiyle olduğu sonucu ortaya çıkıyor. Benzincilerde satılan acil durum malzemeleri arasında -üstelik de kasa yanında- yerini almış olan bu çubukların ülkemizde de hak ettiği yeri bulması dileğiyle…

Datca

Categories: Ülkeler, Güncel, Teknoloji | Etiketler: , , , , | Yorum bırakın

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: