Posts Tagged With: Üniversite

Yoğurt Mucizesi

İngilizce öğrenmek için gittiği Amerika’da yoğurt devi haline gelen Hamdi Ulukaya’nın hızlı ve inanılmaz yükselişinin Harvard hocalarının da dikkatini çektiğini ve bu başarı öyküsünü inceleyerek derslerine taşıdıklarını öğrendim. Fortune’un yaptığı araştırmaya göre Chobani, ABD’de başlangıçtan bir milyar dolara en hızlı gelen şirket. Geride bıraktığı isimlere Google ve Facebook da dahil.

Bu arada Hamdi Bey geçen yıl tüm çalışanlarına sürpriz yaparak şirketinin yüzde 10’unu kendilerine armağan etmiş. Daha önce benzer bir güzelliği Nevzat Aydın Beyefendiden görmüştük (Bakınız ‘Örnek Patron‘).

[RomanyaHaber]

 

Kaynak:

Ulukaya’nın başarı öyküsünü kendinden dinlemek için: GündemSiyaset “Birgün bir baktım yoğurt fabrikası satılık”

Categories: Ekonomi | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Boğaziçili

Enis Berberoğlu’nun Boğaziçi Üniversitesi mezunu olduğunu öğrendim.

Categories: Eğitim | Etiketler: , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Leopold von Ranke

Bugün (23 Mayıs) Leopold von Ranke’nin ölüm yıl dönümü olduğunu öğrendim. 

Leopold von Ranke (1795-1886) Alman tarihçidir. Tarih kitapları günümüzde artık kullanılmasa da, adı pek bilinmese de, tarihi sonsuza kadar değiştirmiş bir isimdir.

Bugün tarih alanında yapılan çalışmaların genel çatısını yarattı. Ranke’den önce Tarih profesörleri yoktu. Üniversitelerde Klasikler, Filoloji, İnsani Bilimler, Felsefe gibi alanlarda çalışılırdı. Tarih bu bölümlerden ayrılmamıştı henüz. Ranke ilk kez bir üniversitede Tarih programı oluşturdu ve şunun anlaşılmasını sağladı: Üniversiteler önemli araştırma enstitüleridir. Profesörlerinizin kendi alanlarına önemli katkıda bulunacak çalışmalar yapıp meslektaşlarının onayını almasını sağlamazsanız gerçek bir üniversite olamazsınız. Bu da şu anlama geliyordu: Üniversite hocaları, öğretmenliğin yanı sıra araştırma da yapıyor olmak zorundadırlar, ki bu onların asıl görevidir. Pasif katılımcılar olmanın ötesine geçmeli ve alanlarıyla fazlasıyla meşgul olmalıdırlar.

Ranke ayrıca bilimsel tarihi yaratan kişi olarak da kabul edilir. Yani kaynağa dayalı çağdaş tarih bilincinin babasıdır. Arşiv tarama ve tarihi belgelerin analizine odaklanmış, sınıf içi eğitim anlayışına da farklı bir tarz getirmiştir. Kanıt olarak birincil kaynaklara dayanmanın ve bu kaynakları da eleştirel bir gözle inceleyebilmenin önemine vurgu yapmıştır. Öğrencilerini birincil kaynak bulup getirmeye yollamış, önlerine konanı okumakla yetinmelerini kabul etmemiştir. Bu da tarih çalışmalarında ampirik yaklaşıma vurgu yaparak tarih alanında çok güçlü bir değişim yaşanmasına neden olmuştur. Üniversite programına Tarih bilimini dahil edip bu konudaki çalışmaların kurumsallaşmasını sağlamak zaten yeterince devrimci olarak nitelendirilebilecek bir davranış iken Ranke devamını da getirmiştir. O vakte kadar bilinen felsefi yaklaşıma karşı çıkmış, tarihin üzerinde çalışılıp anlaşılması gereken bir alan olduğu bilincinin temelini atmıştır. Akademik çalışmalara Tarihin de yerleşmesi çok büyük bir hızla dünyaya yayılmış, bunda ulusalcılığın yükselişi de etkili olmuştur.

Ondokuzuncu yüzyılın sonlarında, Tarih artık üniversite müfredatının en önemli kısımlarından biridir. Diğer bölümlerin bir parçası olarak değil, özgün bir bilim dalı olarak ele alınır.

Ranke, “tarih biliminin amacı, geçmişin gerçekte nasıl olduğunu göstermektir” demiş; “geçmişi yargılamak ya da geleceğe yol göstermek değil.”

 

Kaynak: The Cynical Historian

Categories: Bilim, Eğitim, Tarih | Etiketler: , , , , , , , | Yorum bırakın

Haymatlos 2

Nazi Almanyası döneminde çalıştıkları üniversitelerden uzaklaştırılınca ülkemize yerleşmiş değerli bilim insanları hakkında yapılmış ‘Haymatloz – Türkiye’de Sürgün’ adında yeni bir filmin iki ay önce Almanya’da gösterime girdiğini öğrendim. 1933’te çıkan bir kanun ile faşizm karşıtı Alman profesörler veya Yahudiler işlerinden çıkarılıyor. Bütün kapılar yüzlerine kapanınca büyük sıkıntıya düşen ve yaşamları alt-üst olan bu ‘istenmeyen’ sanatçılara ve bilim insanlarına biz kucak açıyoruz. Atatürk bu insanları ülkemize davet ediyor. Aralarında ünlü politikacılar, mimarlar, heykeltraşlar, besteciler bulunan sürgün konuklara TC’nin çağdaş üniversitelerinin kurulması aşamasında büyük yetkiler veriliyor. Örneğin Otto Gerngross Ankara’da Ziraat Fakültesini kurmuş.

Belgesel filmin yönetmeni Eren Önsöz, bu profesörlerden beşinin öyküsü üzerinden o dönemin gelişmelerine ışık tutmuş. Filmde bu kişilerin yaşayan akrabalarını dinleme şansı buluyorsunuz. Umarım bizde de gösterilir de biz de buluruz.


[Esin Özbanazı, DW Türkçe]

 

Kaynaklar:
Filmin Web Sitesi ve
Aydınlık (Mehmet Özaydın, 27.10.2016)

Categories: Ülkeler, Bilim, Eğitim, Güncel, Sanat, Sinema, Tarih | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | 2 Yorum

Eski Üniversite

Afrikalı Leo’nun eğitim gördüğü Al-Karaouine (Karaviyyin) adlı okulun, halen eğitim vermeye devam eden en eski üniversite olarak Guinness rekorlar kitabına geçtiğini öğrendim. Fas’ın Fes kentinde bulunan okul 859 yılında kurulmuş. İngilizceniz varsa, Afrikalı Leo’nun yaşam öyküsüyle de ilgileniyorsanız, BBC yapımı şu belgeseli izlemenizi öneririm: Leo Africanus; A Man Between Worlds [BBC Arabic]

 

Kaynak: Guinness World Records

Categories: Edebiyat, Eğitim, Seyahat, Tarih | Etiketler: , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Elvish 101

Wisconsin Üniversitesinde verilen derslerden birinin de Elf Dili olduğunu öğrendim. Yüzüklerin Efendisi kitap dünyasının dili olan elfçe, oldukça sağlam bir şekilde yapılandırılmış diller öbeğinden oluşuyormuş. Zaten Tolkien’in bir mektubunda, kendisinin asıl önemsediğinin dillerin icadı olduğunu belirttiğini görüyoruz. Öyküleriyse bu dillere mecra yaratmak amacıyla yazmış. Yani dillerinin kullanılacağı bir dünya olsun diye. Dünyanın yaşayan en büyük dil bilimcilerinden David Salo ise filmler için gerekli dilin üzerinde çok çalışmış. Hatta Salo’nun “Sindarin’e Giriş” adında bir kitabı bile var ve bu kitapta elf dillerinden biri olan Sindarin’in gramer yapısını öğretiyormuş.

Bu üniversite dersi konusunun doğruluğunu araştırmak üzere Internette gezinirken gördüm ki Tolkien gerçekten de dilleri için bir dünya yaratmış. Hem de edebi ortamda değil gerçek dünyamızda. Bir sürü genç Elf dilleri konusuna çok hakim ve hatta konuşmaya çalışıyor. Örneğin videodaki kızımız, bir arkadaşının sevgilisi ona Elf dilinde “seni seviyorum” dediği için çok kıskanmış ve o da garibim, bizlere yardımcı olabilmek için bu videoyu çekmiş.

Belki ileride Elf Dili ve Edebiyatı bölümü de açılır. Okumak ister miydiniz?

[MulticolouredFlyFish]

İlginç Dersler Listesi (İngilizce): OnlineUniversities.com

Categories: Dil, Edebiyat, Sinema | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , | 1 Yorum

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: