Posts Tagged With: TDK

Kaytan

‘Kaytan’ sözcüğünün ‘pamuktan ya da ipekten yapılmış sicim’ anlamına geldiğini öğrendim. Denizcilikte de bir halatın ismiymiş.

Reklamlar
Categories: Dil | Etiketler: , , , , , , | Yorum bırakın

Gemi Aslanı

Gemilerin önünde bulunan figüre ‘gemi aslanı‘ dendiğini öğrendim. TDK ise ‘gemi aslanı’ için “hiçbir işe yaramayan adam” açıklamasını yapıyor. Hmmm… Tartışmalı bir mevzu.. Derin konu..

Onu bilmiyorum da geminiz olsa önüne nasıl bir gemi aslanı yerleştirirdiniz, merak ettim doğrusu.

Categories: Dil, Diğer | Etiketler: , , , , , , , , | 6 Yorum

Lup

Türk diline ‘lup’ diye bir sözcük geçtiğini öğrendim. Bir tür büyüteçtir lup (Bkz: TDK).

“Bir lup alıp içtiğimiz suya bakarsan, onun göze görünmeyen küçük küçük kurtlarla dolu olduğunu görürmüşsün. Kurtları görecek ve su içmeyeceksin. İçmeyeceksin de susuzluktan gebereceksin! Lupu kır patron! Kır namussuzu da, kurtlar hemen kaybolsun! Sen de suyu içip serinle!” (s.143)

Kazancakis, N. (2017). Zorba. (Ahmet Angın, çev.) İstanbul: Can Sanat Yayınları

 

Categories: Bilim, Dil, Edebiyat | Etiketler: , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Türkçe Konuşun Be!

Devlete bağlı kurumlar adına sosyal medya hesabı açıp hiç çekinmeden küfür bile yazabilenler olduğunu öğrendim.

Ben yazı yazarken TDK sayfası mutlaka açık durur ki gereksinim duydukça sözcük yazılışlarını ve noktalamayı kontrol edeyim. Bugün yine açık olan sayfada şu duyuru dikkatimi çekince ilgim o yöne kaydı: “‘Drone’ sözü için yaptığımız çalışmaların ilk ayağı olan sormaca sona ermiştir. Bu yabancı kökenli sözün Türkçe karşılığını arama çalışmalarımız sürmektedir. Kamuoyuna duyurulur.” Hiçbir yerde tarih yazmadığından bu yeni bir haber mi yoksa artık bir sözcük bulundu mu diye araştırdım. 24 Haziran tarihinde paylaşılmış olan “‘Drone’ için önerilere açığız…” tümcesi sabitlenmiş tweet olarak duruyor. Onedio sayfasında Twitter kullanıcılarından gelen önerilerin derlemesini okuyup gülüyordum ki (görümce, uçupduron, Erdrone gibi) TDK’nın esprili yanıtıyla karşılaştım: “Drone artık karar vermekte zorlanıyoruz.” Tabii beklemediğim bu yanıt beni Twitter’da bu hesaba bir bakmaya itti ve gerçekten oldukça dolu, bolca bilgi yüklü, öğretici bir duruşu olan yani takipçileri dilimiz konusunda geliştirecek etkinliklere yer veren, sık paylaşımlı ve esprili bir hesap olmasına çok şaşırdım. “Evet, evet, bunu takip etmeli” mırıldanmasıyla kafamı sallıyordum ki bir küfürle karşılaştım! “You are writing f***king English. Please write Turkish…” Başbakanlık bağlantılı bir hesabın esprili, güncel ve dopdolu olması şaşırtmıştı ama küfür bu şaşkınlığı yirmiye katladı. TDK küfrü normal mı karşılıyor yoksa tweet atan kişiye fazla gereksiz bir sorumluluk, kontrolsüz bir yetki mi vermiş?

Kusura bakmayın gençler ama küfürü kabul edemiyorum. Günlük hayatta dostlar arasında durum başka ama herkese açık bir platformda biraz daha dikkat etmeli. İş yerinde küfrederek dolaşmıyorsanız Internette de ben sizin bu tümcelerinize maruz kalmak istemiyorum. Öyküde bir yere kadar kabul edilir, iki cümlede bir dümdüz gitmiyorsanız, ama fikir yazılarında küfür yerine kullanılabilecek, derdimizi anlatacak bir sürü sözcük var. Hele ki dilin doğru kullanımını savunmak ve yaymak için 7/24 uğraşan bir hesapsanız. İngilizce de olsa küfür küfürdür ve kullanmamız normal karşılansaydı gazetelerin küfürlü cümlelerle dolu olmasını beklememiz gerekirdi.

Neyse, TDK’nin web sayfasına girmek aklıma geldi de kurumun resmi hesabını öğrendim: @TDKBIM. Yani bir saattir paylaşımlarını okuyup incelediğim hesap gerçek Türk Dil Kurumu Twitter hesabı değilmiş. Başkasına aitmiş ve o ismi vermiş kendine. Bunun üzerine gerçek hesaplarına girdim. Benzer dolulukta paylaşımlar görme olasılığı ve de iyimserliği bir an aklımdan geçmedi değil ama ilk beklentim kazanmıştı. İşte, kurumsal başarı öyküleri karşımdaydı 😦

Türk Dil Kurumu’nun çakma hesapla ilgili olarak hiçbir şey yapmamış olması ilginç gelse de sevindiğimi gizleyemem. Çünkü site ‘yöneticisi’nin Türk dilinin gelişimi konusunda çok takdire değer çalışmalar yaptığı ortada. Hatta TDK biraz bu hesaptan fikir alsa iyi olacak gibi. Şu veriye bakarak bir daha düşünmeliler belki de:

* 2011 yılında Twitter alemine girmiş @TDKBIM hesabının yani kurumun resmi hesabının 809 paylaşımı ve 17.000 takipçisi var.
* Yazının başından beri bahsettiğim resmi değil resimli hesap ise 2015 yılından beri aktif, 591 paylaşımla 19.500 takipçi yapmış. Bir de beni ekleyin.

İleri Okuma: Diken Gazetesinin Haberi

Categories: Dil, Teknoloji | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , | 3 Yorum

Fayrap

Türkçe’de kullanılan ‘fayrap’ sözcüğünün İngilizce ‘fire up’tan geldiğini öğrendim. Küçükken hep duyardım etraftakilerden ‘faryap etti’ diye. Ne dendiğini tahmin ederdim de tam bilmezdim. Kelimeyi yıllardır duymamıştım. ‘Zorba’da çok geçiyor. Sözcüğün doğrusu faryap değilmiş tabii ama fayraptan daha rahat söylendiğinden öyle deniyor olsa gerek. Ne de olsa İngilizce kelime.

Neyse, ateşin yakılması ya da harlamasıyla ilintili olan ‘fayrap’ şu anlamda kullanılırmış: “Herhangi bir işi veya şeyi hızlandırma.” TDK‘nın verdiği örnek: “Beleş rakıyı bulunca fayrap etti.” Eder…

Ben de Zorba’dan bir örnek vereyim: “Kısa bir sessizlikten sonra yine fayrap etti; kalbi taşıyor, artık ona komuta edemiyordu.” (s.256) Edemez… 

[Kazancakis, N. (2017). Zorba. (Ahmet Angın, çev.) İstanbul: Can Sanat Yayınları]

Categories: Dil, Edebiyat | Etiketler: , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Çatra Patra

‘Çat pat’ anlamında ‘çatra patra’ zarfının da kullanılageldiğini öğrendim. TDK’nın örnek tümcesi: “Bülbül gibi İtalyanca, Fransızca, çatra patra Türkçe konuşuyor.” (P.Safa)

İlk defa duyuyorum!

Categories: Dil | Etiketler: , , , , , , | Yorum bırakın

Keşkül

‘Keşkül’ kelimesinin Farsçadan geldiğini ve kâse demek olduğunu öğrendim. Ama her türlü kâse değil. TDK’da verilen tanımı şöyle: “Gezici bazı dervişlerin ve dilencilerin ellerinde tuttukları, Hindistan cevizi kabuğundan, metalden veya abanozdan yapılmış dilenci çanağı.”

Keşkül dediğimiz tatlının adı da ‘keşkül-i fukara’ imiş. Fukara, fakir sözcüğünün çoğuludur. Eskiden, el açmak söz konusu olmasın diye, yardım almak isteyenler koluna keşkül asıp dolaşarak halkın verdiklerini toplarmış. Derler ki, fakirlere dağıtılan tatlı da bu yüzden bu ismi almış.

Farsça keş, ‘çeken’ anlamına gelirmiş. Keşide ve keşmekeş sözcükleri de aynı köktenmiş.

Categories: Antalya, Dil, Ekonomi, Giyim, Kültür, Tarih, Yiyecek, İnanç | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , | 2 Yorum

Mastorluk Üzerine Master

‘Mastor’ kelimesinin ‘master’ ile aynı kökenden geldiğini öğrendim. Yani ‘magister’ kelimesinden. Latincede bu sözcük usta demekmiş. Ayrıca, saygı gösterilen kişiler için kullanılırmış.

Bizdeki en yaygın kullanımıyla ‘master’ (mastır) kelimesi yüksek lisans ile aynı anlama gelmektedir.

Rumca kaynaklı argo bir kelime olduğu söylenen ‘mastor’ lafını ise büyüklerimiz içen kişiler için kullanırdı. Zaten TDK‘ya göre ‘mastor’ çok sarhoş demek. ‘Mastor olmak’ sözünü ise ‘esrar içerek kendinden geçmek’ olarak vermiş. Yunan için ‘meyhaneci’ anlamına da gelirmiş ‘mastor’.

Categories: Dil | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , | 2 Yorum

Marsık Gibi

Güneşte çokça kalıp fazla yanmış ya da zaten çok koyu tenli kişilere yakıştırılan “marsık gibi” sözündeki marsığın bir tür odun kömürü olduğunu öğrendim. Ama hatalı üretilmiş, kalitesiz bir kömür. Hatası da, üretim aşamasında olması gerektiği gibi yanmamış olması. Dolayısıyla, siz yaktığınızda tütermiş ve rahatsız edici bir biçimde kokar, baş ağrısı yaparmış. TDK’ya göre, bu yakıştırmaya uğrayacak kişilerin zayıf da olması gerekiyor. İlk anlamını ise şu şekilde vermiş: “Yapılırken iyice yakılmadığından duman ve koku vererek yandığı için baş ağrısı yapan odun kömürü.” Her halükarda hoş bir benzetme olmadığı ortada ama ben dahil bir çoğumuz bu sıfata maruz kalmıştır herhalde çocukluk yazlarında.

Categories: Dil | Etiketler: , , , , , | 1 Yorum

Apaçi

Türk diline geçmiş ‘apaş’ diye bir sözcük olduğunu, kökeninin de Amerika’nın Apache yerlilerine dayandığını öğrendim. Kabilelerin dövüş becerileri ve azimlilikleri konusunda yaptığı ün romanlara konu olmuş ve böylece Parizyen topluluğun yaşantısını da etkileyerek, gözleri gibi koruyup sevip sakladıkları, pamuklara sardıkları dillerine bir sözcük daha girmesine neden olmuş: Apache (okunuşu ‘apaş’). Dolayısıyla da Türkçeye…

Fransızca kullanım şekli ‘haydut’, TDK’da verilen anlamı da ‘hayta’. EtimolojiTürkçe sitesine göre de ‘şehirli suç çetesi mensubu, serseri’ anlamına geliyor.

Categories: Dil, Edebiyat, Kültür, Tarih | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Aç Kapıyı

“Aç kapıyı bezirgânbaşı” şarkısıyla oynanan çocuk oyununda adı geçen bezirgân kişisinin ‘tüccar’ olduğunu öğrendim. Belli ki daha çok kumaş alım-satımıyla ilintili olarak kullanılmış bu sözcük geçmişte, çünkü TDK’ya göre bezirgânbaşı, padişahın kullanacağı çuha, bez, tülbent gibi eşyayı sağlamak ve bunları korumakla görevli kişiymiş. Sonuçta satın-alma gibi bir pozisyon. Osmanlının saray dışına görevli çıkan iş kollarından olan bezirgânlık çok kârlı bir işmiş, ama parasal anlamda da büyük sorumlulukmuş. Seyyar oluşları, bu sayede bir sürü macera deneyimlemeleri, surlarla çevrili hayatlar süren kişilere kıyasla o kapılardan girip-çıkabilme şansları belli ki cezbetmiş ahaliyi ve şarkılara konu olmuş. Aç kapıyı bezirgânbaşı demişler de duyan olmuş mu bilmiyorum.

Oyunu oynamış çocuklardan olduysanız bilirsiniz ki bezirgânlar karşılıklı geçip el ele tutuşur ve ellerini yukarı kaldırır. Böylece kapı inşa etmiş olurlar. Sıraya girip bu kapıdan geçen diğer çocuklara da kervan denir. “Aç kapıyı bezirgânbaşı, kapı hakkı ne verirsin, arkamdaki yadigâr olsun, bir sıçan, iki sıçan, üç sıçan” gibi anlamlı sözleri olan şarkıyı söyleyerek tek tek kapıdan geçerler ama her turda bir çocuk yakalanır. Her şey oturdu da, arkadaki yadigârı pek bilemedim 🙂 Olsun… Hiç olmazsa naif oyunlarımız bize yadigâr oldu.

Categories: Dil, Ekonomi, Eğitim, Müzik, Tarih | Etiketler: , , , , , , | 2 Yorum

Ezerler

Sadist ve mazoşist kelimeleri yerine TDK’nın kullanmamızı önerdiği sözcükleri öğrendim. ‘Sadist’in Türkçesi ‘elezer’, ‘mazoşist’inki de ‘özezer’ imiş.

Categories: Dil | Etiketler: , , , | 5 Yorum

Elektroniğin Yongası

Türk Dil Kurumunun ‘çip’ kelimesine karşılık olarak uygun gördüğü öz Türkçe sözcüğün ‘yonga’ olduğunu öğrendim. Çip, elektronik aletin yongasıdır.

Categories: Dil, Teknoloji | Etiketler: , , , , , , , | Yorum bırakın

Şapka Şart

‘Şapka İşareti’ dediğimiz meretin aslında hiçbir zaman kaldırılmadığını öğrendim. Bu işaretin dil kurumumuz tarafından kaldırıldığından o kadar emindik ki ben yıllardır hiç kullanmadım ve bazen oldukça sıkıntısını da çekiyordum. Ama bazı sözcüklerin tanımını bu blogda verebilmek için TDK’nın sayfasına bakıp orada şapka kondurulmuş sözcükleri gördükçe şaşırıyordum zaten. Meğer kullanmak doğruymuş. Biz hepimiz ne tür bir rüya görmüşüz acaba? Üstüme iyilik sağlık.

Categories: Dil | Etiketler: , , , , , , | 3 Yorum

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: