Posts Tagged With: Sözcük

Senden Nefret Etmeyi Seviyorum

Almancadaki ‘Hassliebe’ sözcüğünün, ‘birinden ya da bir şeyden nefret edip aynı zamanda da onu sevmek anlamına geldiğini öğrendim. Verilen örnek şu şekilde: Bir insan, evleri çok güzel görünüyor diye ya da şık restoran ve alışveriş merkezleri var diye bir kenti sevebilir, ama aynı zamanda stresli, kirli, kalabalık oluşu, suç oranının ve kirlilik düzeyinin yüksekliği ve trafik unsurlarını can sıkıcı buluyordur, ama örneğin orada alışveriş yapmayı da çok seviyordur. Bu durumda diyebiliriz ki bu kişi bu kent için bir Hassliebe duyuyordur. Türkçe karşılığı ‘aşk-nefret ilişkisi’ ya da ‘sevgi-nefret ilişkisi’ olarak verilmiş sözlük sitelerinde. Yönetmen Erden Kıral ise “Gece” filmi üzerine yapılan bir röportajda, filmdeki çiftin arasındaki ilişkiyi bir Hassliebe olarak tanımlamış ve Türkçe karşılığını da ‘nefret aşkı’ olarak vermiş ve mutlu olmadan sevmekten bahsetmiş. Kıral, anılarını anlattığı kitabında kendisinin Yılmaz Güney’e karşı olan hislerini de Hassliebe sözcüğünü kullanarak açıklıyor ve ekliyor: “Ben hem onun sinemasına hayrandım hem de davranışlarını eleştiriyordum.” (s.163)

Blogda yer alan başka ilginç Almanca sözcüklerden bazıları:

Torschlusspanik
Weltschmerz
Schadenfreude
Geschlechtsverkehr

[Yelens82]

Bu yazı için başvurulan kaynaklar:

HiNative.com
Artful Living, Ece Koçal Röportajı, 15.04.2015
Kıral, E. (2012). Aynadan Yansıyan Hatıralar. İstanbul: Agora Kitaplığı

Reklamlar
Categories: Dil, Edebiyat, Kültür, Müzik, Sinema | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | 2 Yorum

Kibar Ekabirde Tek Bir Kibirli Kübra

Kibar‘ ve ‘Kibir‘ sözcüklerinin aynı kökten türediğini öğrendim.

 

kibir: büyüklük, büyük olma

kibar: büyük ve önemli kimse, kibir sahibi

kebir: büyük anlamında bir sıfat

ekâbir: büyükler

ekber: kıyaslamada daha büyük, en büyük anlamında

Categories: Dil | Etiketler: , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Elektroniğin Yongası

Türk Dil Kurumunun ‘çip’ kelimesine karşılık olarak uygun gördüğü öz Türkçe sözcüğün ‘yonga’ olduğunu öğrendim. Çip, elektronik aletin yongasıdır.

Categories: Dil, Teknoloji | Etiketler: , , , , , , , | Yorum bırakın

TIL

‘TIL’ diye bir sözcük oluştuğunu ve bunun ‘Today I Learned’ (bugün öğrendim) anlamına geldiğini öğrendim. TIL that ‘TIL’ meant Today I Learnt 😀

 

 

Categories: Dil, Teknoloji | Etiketler: , , , , | Yorum bırakın

Fişek

Tepesi attı mı koridoru inleten küfürleri nedeniyle korktuğum ama yine de aynı gazetede aynı yıllarda çalışma ‘şerefine’ erdiğimi düşünecek kadar zeki ve aykırı bulduğum Kurthan Fişek hakkında bazı gerçekler öğrendim. O zaman herkes ona ‘Sıfırcı Hoca’ derdi de nedenini tam söyleyebilen olmamıştı (Bu kadar donanımlı bir insanın sadece içkisinden bahsetmeyi yeğlerdi çoğunluk nedense). ‘Sıfırcı Hoca’nın nereden geldiğini bugün öğrendim: Meğer Mesut Yılmaz, Mehmet Ağar ve Abdüllatif Şener gibi pek çok politikacının hocası olmuş olan Kurthan Hoca ömrü boyunca aslında sadece bir tek öğrencisine sıfır vermiş ve lakabını bu sebeple almış: Abdullah Öcalan (ki o da sınava girmediği için).

Tıp dünyasında çok önemli bir isim olan babası Nusret Fişek‘in ısrarıyla Kimya Mühendisliği okuduğunda Erbakan, Demirel, İnönü ve Özal’ın öğrencisi olmuş. Özal hariç hepsinin dersinden kalınca atılmış da bu sayede hayatını yeniden şekillendirip İdari İlimler’e girmiş.

1978 sonu gibi, Spor Akademisinin başındayken bir televizyon programında ‘‘Galatasaray aristokrasiyi, Beşiktaş proletaryayı, Fenerbahçe burjuvaziyi simgeler’’ diyerek ortalığı karıştırmış. Hatta komünizm propagandası yapıyor diye ihbar edilerek savcıya ifade vermek durumunda kalmış. Ama zaten bu olay yaşandığında mahkemelere de savcılara da alışıkmış.

Akademisyenlikten uzaklaştırılınca gazeteye, gazeteden atılınca tekrar üniversiteye dönmek suretiyle geçimini sürdüren bu siyaset profesörünün gençken arkadaşlarının ödevlerini de yazdığını, Amerikan karşıtı haliyle Turkish Daily News Gazetesinde yazı işleri müdürlüğü yaptığını, Hürriyet’teki işine son verilince Mülkiye’ye döndüğünü de yeni öğrendim. Geçmişte bir dönem Playmen’e yazdığını ise zaten biliyordum.

Birçok kişinin aksine, Kurthan Fişek hakkında soyadının nereden geldiğinden 555K‘da iyi cop yediğine kadar bilgiye ve detaya ulaşmak güzel. Örneğin, ‘telekulak’ ifadesini dilimize kazandıranların Kurthan Hoca ve Faruk Bildirici olduğunu bile öğrenmiş oldum (birlikte yaratmışlar).

Ölümünün ardından öğrencilerinin ve basın duayenlerinin paylaştığı anıları okurken, kenara çekilip yol vererek başını hafif öne eğdiğini ve “hanımefendi, saygılar” dediğini tekrar duyar gibi oldum.

Kaynaklarımdan Bazıları:

Bilimsel Danışma Kurulu Üyesi olduğu ‘Çalışma Ortamı’ dergisinin Kurthan Fişek için hazırladığı web sayfası: kurthan.fisek.net (Fişek Enstitüsü)

Kurthan Fişek’ten Veda Röportajı – Deniz Bilgen Çakır, Halkın Habercisi (18 Eylül 2012)

Güzel İnsan Erken Ölmeye Mecbur mu? – Kurthan Fişek, Hürriyet (02 Ekim 1999)

Bu Haftanın Gündemi Nasıl Değiştirilir – Kurthan Fişek, Hürriyet (28 Ağustos 2000)

Çeşitli Anılar: Ekşi Sözlük

Kurthan’ım – Yalçın Küçük, Aydınlık (27 Eylül 2012)

Basın Mensuplarının Hakkında Yazdıkları

Categories: Dil, Diğer, Eğitim, Sağlık, Spor, Tarih, TV | Etiketler: , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Lepiska Saç

‘Lepiska’ sözcüğünün Almanya dolaylarından geldiğini öğrendim. Gerçekte Leipzig kentinde üretilen ipeğe verilen bu isim zamanla sıfatlaştırılmış ve Leipzig’li anlamındaki ‘Lepiska’ sözcüğü Osmanlı zamanında bu kentten gelen sapsarı ve dümdüz saçları olan kadınlar için de kullanılmaya başlamış. Günümüzde bu Alman kenti unutulmuş tabii ama lepiska sözcüğü halen uzun, düz ve şekil alamayacak denli yumuşak saçlar için kullanılmaktadır.

 

Mavi gözleri mahmur
lepiska saçları darmadağın,
çıplak ilik teninde bürümcük geceliği,
yani açık saçık,
hatta hayasızca biraz,
çıkar ansızın yatağından,
bizim İstanbul’da bahar…

Nazım Hikmet Ran

Categories: Ülkeler, Coğrafya, Dil, Edebiyat | Etiketler: , , , , , , , , , | Yorum bırakın

KKK: Kapanan Kapı Korkusu

Almanca’da ‘Torschlusspanik’ diye bir sözcük olduğunu ve anlamının, insanın yaşı ilerledikçe karşısına çıkan olanakların azalması konusunda duyduğu korku olduğunu öğrendim. Yani, yapmak istediğimiz çok şey varken az zamanımız kaldığı hissine ve rahatsızlığına kapılma durumumuzun adı. Koca bir yapılacaklar listesinde üç-beş tanecik üstü çizilmiş maddenin yarattığı depresif hal. Biyolojik saatimizin ilerliyor olmasının gerginliğini ya da orta yaş bunalımını anlatırken kapıların kapanması ya da kapanmak üzere olması konusunda duyulan paniğe gönderme yapılması da Alman dilinin güzelliğinden kaynaklanıyor tabii. Örneğin evde kalma korkusuyla ilk önüne gelenle ciddi ilişkiye girme takıntısı (bir nevi Bridget Jones Sendromu yani) yaşaman da torschlusspanik diye niteleniyor, yaşı ilerlemiş bir erkeğin spor arabalarda gencecik kızlarla gezmesi de, hayatının riskini göze alıp paranı bir yerlere yatırman da. Kanatlı zaman uçup giderken fırsatların ellerimizden kayıp gitmesinden duyulan korkuyu anlatıyor.

Categories: Ülkeler, Dil | Etiketler: , , , , , , | 2 Yorum

Cinsiyet Trafiği

‘Seks’ sözcüğünün Almancasını öğrendim. ‘Geschlechtsverkehr’ olarak ifade edilen kelime ‘cinsiyet’ ve ‘trafik’ sözcüklerinin birleşmesinden oluşuyormuş. Öte yandan herkes gibi onlar da ‘seks’ diyormuş tabii.

Categories: Ülkeler, Dil, Diğer | Etiketler: , , , , , , , | 1 Yorum

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: