Posts Tagged With: Nedir

Gakgo

Elazığlılar için gakgoş dendiğini öğrendim. Yiğit, mert, babayiğit, dürüst, delikanlı anlamına gelirmiş. Harput dolaylarında erkek kardeşe hitap ederken söylenegelen gakgo sözcüğünden türemiş. Akrabalar arasında kıymet verilen büyükler, saygı duyulan erkek figürler için kullanılırmış ama tanımadığına seslenirken de söylenebilirmiş. O zaman da size saygıyla yaklaşıldığını gösterirmiş. Kelimenin gakgoş halinin popüler kültür bozması olduğunu gören de var tabii. Doğrusu gakgodur diyenlere kulak vermeli sanırım. Kendi kültürleri ne de olsa. Gakgolara selam olsun.

Categories: Dil, Kültür, Seyahat | Etiketler: , , , , , , , , , , | 1 Yorum

Marsık Gibi

Güneşte çokça kalıp fazla yanmış ya da zaten çok koyu tenli kişilere yakıştırılan “marsık gibi” sözündeki marsığın bir tür odun kömürü olduğunu öğrendim. Ama hatalı üretilmiş, kalitesiz bir kömür. Hatası da, üretim aşamasında olması gerektiği gibi yanmamış olması. Dolayısıyla, siz yaktığınızda tütermiş ve rahatsız edici bir biçimde kokar, baş ağrısı yaparmış. TDK’ya göre, bu yakıştırmaya uğrayacak kişilerin zayıf da olması gerekiyor. İlk anlamını ise şu şekilde vermiş: “Yapılırken iyice yakılmadığından duman ve koku vererek yandığı için baş ağrısı yapan odun kömürü.” Her halükarda hoş bir benzetme olmadığı ortada ama ben dahil bir çoğumuz bu sıfata maruz kalmıştır herhalde çocukluk yazlarında.

Categories: Dil | Etiketler: , , , , , | 1 Yorum

Çamaşırcı Ayı

Rakunlara çamaşırcıayı da dendiğini öğrendim.

Memeliler: Küçükayıgiller. (1981). Gelişim Hayvanlar Ansiklopedisi içinde (Cilt.2, s.346-347). İstanbul: Fratelli Fabbri Editori Milano ve Gelişim Basım Yayım A.Ş.

Categories: Dil, Hayvan | Etiketler: , , , | 5 Yorum

Eli Paketliler Sokağı

İngilizcede ‘Easy Street’ şeklinde bir tabir olduğunu öğrendim. Gayet varlıklı ve rahatı yerinde, bir eli yağda bir eli balda, refah içindeki kişilerin ekonomik durumunu ve güvenli yaşamını anlatmak için kullanılırmış bu deyim. Hatta Charlie Chaplin’in 1917 yapımı bir filmi var ‘Easy Street’ isminde. Filmin başında çok sıkıntılı bir sokakken o sokağa polis olarak atanan Şarlo sayesinde yaşam kaliteleri değişiyor ve tam Easy Street bir hâl alıyorlar. Yusuf Atılgan’ımız ise bu tür sakinleri olan sokaklara ‘Eli Paketliler’ sokağı diyor. “Aylak Adam” romanının muhteşem karakteri Bay C’nin tabiriyle “Komşusunun saygısını yitireceğinden başka sıkıntısı olmayanlar yaşar burda.” (s.14) Ve yine C’nin kendilerine benzemekten aşırı korktuğu bu eli paketliler kesimi, içlerinde boşluklar olmayan kimselerdir: “Biliyorum sizi. Küçük sürtünmelerle yetinirsiniz. Büyüklerinden korkarsınız. Akşamları elinizde paketlerle dönersiniz. Sizi bekleyenler vardır. Rahatsınız. Hem ne kolay rahatlıyorsunuz. İçinizde boşluklar yok.”

[iconauta]

Categories: Dil, Edebiyat, Ekonomi, Kültür, Sinema | Etiketler: , , , , , , , , | Yorum bırakın

Bollos

‘Boyoz’ sözcüğünün İspanyolcadan geldiğini öğrendim. Aslında zaten boyoz da İspanyollardan geliyormuş. (Bakınız: 1492 & Sefaradlar)

Sözcüğün orijinali olan ‘bollos’ İspanyolcada ‘çörekler’ demektir.

Categories: Dil, Kültür, Seyahat, Tarih, Yiyecek | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Haymatlos 1

İstanbul sokaklarında takılan, içerken küfür bonkörü bir tavır sergileyen ve lakin bir şiir okuması istenince duruşu, bakışı ve hatta sesinin rengi bile değişen, ayrıca bir sürü şiiri ezbere okuyabilen Haymatlos¹ Müştak Galip Erdem adında bir karakter olduğunu öğrendim. Fakat bulduğumla yitirdiğim bir oldu. Lakin sözlüklerde yer alan bilgiler de netteki videolar da birkaç yıl öncesinde son buluyor ve kim olduğunu kimsenin bilmediği beyefendinin izi bu dünyadan tamamen silinmiş gibi bir görüntü var. Kendisini biliyorsanız bir-iki cümle yazar mısınız?

**************************

¹Almanca ‘heimatlos’ kelimesinden türemiş olan tabir, ‘vatansızlık’ yani herhangi bir ülkenin vatandaşı olmama durumunu anlatmak için kullanılır. Bir sebeple uyrukluğunu yitirmiş, hiçbir devletin yurttaşı olmayan, dolayısıyla yurdu olmayan yani ‘yurtsuz’ demektir.

Categories: Dil, Diğer | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

İnayet Ola

“İnayet ola” lafının dilencileri savmak için kullanıldığını ve “Allah versin” anlamına geldiğini öğrendim. Geçmişte tabii.

Categories: Dil | Etiketler: , , , , , | Yorum bırakın

Batar Kat

Asma kata Ege dolaylarında ‘batar kat’ dendiğini öğrendim.

Categories: Dil | Etiketler: , , , , | Yorum bırakın

Kav Gibisin

‘Kav’ denen şeyin ne olduğunu öğrendim. Dokunduğunuz kısmı elinizde ufalanan koca bir kütük parçası düşünün. Ufacık bir kıvılcımda tutuşuveriyor ve kolay kolay sönmüyor ama nemliyse ne yapsan yanmıyor. Mantarlanıp çürümüş ağaç diyelim.

Peki siz bu ismi taşıyan kibrit markasının kutularında çakmak reklamı olduğunu hiç fark etmiş miydiniz?

Categories: Dil, Doğa, Ekonomi, Seyahat | Etiketler: , , , , , , , , , , | 3 Yorum

Stelle

Dante’nin ‘İlahi Komedya’sını oluşturan üç bölümün üçünün de aynı sözcükle bittiğini öğrendim. Inferno (Cehennem), Purgatorio (Araf) ve Paradiso (Cennet) bölümlerinin hepsi ‘stelle’ yani ‘yıldızlar’ sözcüğüyle bitirilmiş.

Categories: Dil, Edebiyat, İnanç | Etiketler: , , , , , , , | Yorum bırakın

Vol

Müzikhol denilen yerlerde müşterilerin kadınlara (konsomatrislere) ısmarladığı içkiye ‘vol’ dendiğini öğrendim. Yani kazık yedirten elma suyuna… LOL

Categories: Dil, Ekonomi, Kültür, Müzik | Etiketler: , , , , , , , | Yorum bırakın

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: