Posts Tagged With: Müzik

Didgeridoo

Aborjin kökenli didgeridoo adlı üflemeli çalgının nasıl yapıldığını öğrendim. Termit karıncalarının oyup içini boşalttığı ağaç dallarından yapılıyormuş. Tabii bunlar geleneksel olanları. Yoksa herhangi bir boruyla da çalışılabilir, iş ki öncesinde o egzersizleri yapıp o sesleri çıkarabilecek kıvama gelelim 🙂

[RamasHederas]

Categories: Doğa, Hayvan, Kültür, Müzik, Seyahat | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Babylon’da Yeni Dünya

Light in Babylon grubunun ‘Yeni Dünya’ isminde taze bir albümleri olduğunu öğrendim.

İran kökenli İsrailli şarkıcı, Fransız gitarist ve santur çalan Türkten oluşan gruptan bir de kendi yöremin bir parçasını paylaşayım.

Categories: Müzik | Etiketler: , , , , , , , | Yorum bırakın

Çelesta

Tchaikovsky’nin Fındıkkıran için aradığı esin perisini duyduğu bir müzik aletinde bulduğunu, o zamanlar yeni icat edilmiş bu enstrümanın da çelesta olduğunu öğrendim. Yani şeker perisi bölümünde duyduğumuz müzik aleti.

Categories: Müzik | Etiketler: , , , , , , , , | Yorum bırakın

Objektif

Gençlik yıllarımda tanıyıp sevdiğim Objektif adlı grubun hâlâ var olduğunu ve üretmeye devam ettiğini öğrendim.

 

Categories: Müzik | Etiketler: , , , | 3 Yorum

Veli’nin Oğlu Veli

Şair Orhan Veli Kanık’ın babasının önemli bir müzisyen olduğunu öğrendim. Bu mütevazı kişilik bir klarnet virtüözü ve bestekar olmasının yanı sıra ülkemizde müzik adına önemli ne kadar Cumhuriyet dönemi girişimi varsa hepsinde rol oynamış. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın (CSO) atası olan bandomuz ‘Mızıka-ı Hümayun’da yer almış örneğin. Sonra şartların gerektirdiğince Ankara’da Riyaset-i Cumhur Musiki Heyeti’ni oluşturmuşlar. Şeflik yapmış. Milli marşımızın bestecisi ve CSO Şefi Zeki Üngör ile müzikte batılılaşmaya imza atmışlar. Profesör olarak Musiki Muallim Mektebi’nin kuruluşuna da yönetimine de katkıda bulunmuş. Bu okul, müzik öğretmeni ve sanatçı yetiştiren kuruluştur ve sonradan Konservatuvara dönüşen yapıdır. Aynı zamanda rütbeli bir asker olan Veli Kanık da değerli müzik insanları yetiştirmiş. Ankara Radyosunun müdürlerindenmiş.

Categories: Edebiyat, Eğitim, Kültür, Müzik, Tarih | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Noktürnler

‘Noktürn’ sözcüğünün ‘gece müziği’ anlamına geldiğini öğrendim. Özellikle piyano için yazılmış yumuşak ama bir şekilde hüzünlendirici, dinleyicisini düşler alemine sürükleyen müzik eserine ‘noktürn’ deniyor. Ama türediği köke bakarak da söyleyebileceğimiz üzere sözü geçen bu sanat eserinin gece ile ilişkilendirilmesi gerekiyor. Yani geceye dair bir tablo da ‘noktürn’ olabiliyor, gece ile ilintili bir müzik parçası da. Dolayısıyla gece dinlenmesinin de ayrı bir önemi var.

Noktürn tarzı parçaların yaratıcısı kendisi olmamasına rağmene ‘noktürn’ denince akla gelen ilk isim olan ünlü kompozitör Chopin tarafından solo piyano için bestelenmiş 21 noktürn varmış. Hepsi de kulağa gayet kolay gelen ve yormayan eserler. Ama biliyorsunuz sanatta basit olanı yaratmak en zorudur ve bu yüzden de en kalıcısıdır. Bakınız Hemingway, bakınız Nazım, bakınız Orhan Kemal… Chopin’in noktürnleri de rahatlatıcı olduğunca büyüleyici parçalar.

“Oysa günümüzün edebiyat modası, duyguları uzun ve tumturaklı cümlelerle didik didik etmeye, yani bir çeşit edebi gevezeliğe dayanıyor. Mesela Çehov’un üç sayfada ulaştığı hikaye derinliğini, otuz sayfa gevezelik ederek vermeye çalışıyor ve etkileyemiyor elbette.”
Livaneli, Z. (2016). Gözüyle Kartal Avlayan Yazar Yaşar Kemal. İstanbul: Doğan Egmont Yayıncılık ve Yapımcılık Tic. A.Ş.

“Her şey basit olmalıdır… Tümüyle basit… Teatral olmamaktır esas olan…” Anton Çehov

Categories: Dil, Edebiyat, Müzik, Sanat | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Notist

Bir müzik parçasını notaya döken yani eseri oluşturan notaları kağıda aktaran kişiye ‘notist’ dendiğini öğrendim.

Categories: Müzik | Etiketler: , , , | Yorum bırakın

Sorry İsmail

İsmail YK’nın birçok enstrümanı çalabildiğini öğrendim. Videonun altında millet özür dilemiş YK’dan 😀

[Gsli Halil YK]

Categories: Müzik | Etiketler: , , | Yorum bırakın

Manson Ailesi

‘Manson Cinayetleri’ diye bilinen ve 1969 yılında Los Angeles ahalisine kabuslar yaşatan olaylar dizisi olduğunu öğrendim. Charles Manson adında sorunlu bir şahıs kendine müritler yapıyor ve çoğunluğu sevgi görmemiş güzel genç kızlardan oluşan bu güruh aynı evde hep birlikte yaşamaya başlayarak kendilerine ‘Manson Ailesi’ diyorlar. California Ölüm Vadisindeki çiftlik evlerinde döneme yakışır bir şekilde çiçek çocuklar gibi yaşarken ve herkes birbiriyle olmaktan mesutken film kopuyor. Charles Manson, masum bir Beatles şarkısından yola çıkarak enteresan bir kuram geliştiriyor (!) ve ırk savaşları olacağı, siyahların tüm beyazları öldüreceği fikrine kapılıyor. Tabii ki sadece Charles ve inananlarını bırakarak, çünkü siyahlar Charles’ın krallığına gereksinim duyacaklar. Sonra bu beyefendi projeyi daha da geliştirerek -ailesine- görevler vermeye başlıyor: “Ses getirecek cinayetler işleyin. Ünlü beyazları sanki siyahlar öldürmüş gibi düşünülecek şekilde öldürün.” Bunun üzerine ilk icraatlarını Roman Polanski’nin evine girip hamile eşini ve beraberindekileri vahşice öldürerek gerçekleştirmişler. Polanski o sırada film çekimleri için Londra’da olduğundan paçayı kurtarmış. (Seyredecek filmlerimiz varmış.) Ancak çok başarılı bir Shakespeare uyarlaması olan Macbeth filmini bu acı olaylardan iki yıl sonra piyasaya sürmesi bana çok manidar geldi. Bilen bilir, ünlü oyunun son sahnesinde Lady Macbeth işlettiği cinayetin ağırlığı altında ezilir, iyice sıyırır ve sürekli olarak elindeki -olmayan- kan lekelerini temizlemeye çalışır hale gelir, ama namussuzlar bir türlü çıkmaz.

Müziğin insanlar üzerindeki etkisinin büyüklüğü tartışılamaz ama Beatles da çok olmuş hani yani…. John Lennon’ı öldüren hayranının eşi hakkındaki yazımı unutmamışsınızdır herhalde (Gloria Chapman).

Tahmin edeceğiniz üzere, bu insanların geçmişte yaşadığı yerleri gezdiren tur filan yapılıyor bugün Amerika’da. Ayrıca evlerine ulaşabileceğiniz yolu tüm detayıyla gösteren videolar var Internette. Bu arada, ünlü Marilyn Manson da sahne adını bu ilahi kişilikten almış. Tabii bir de Marilyn Monroe’dan. O yıllarda popüler kültürün parçası olmuş olması normal karşılanabilir belki ama seksen yaşını devirmiş bu insan evladının hala hayranları var ve hatta iki yıl önce, Charles için doğduğuna inanan 26 yaşındaki bir hanımkızla evlenmek üzereymişler. Hey Allahım sen akıl ver biz kadınlara…

 

Kaynak: Biography.com

Aile üyelerinin o zamanki hallerini ve yaşlı hallerini görmek isterseniz: ABC

Whole Story: CNN

Categories: Ülkeler, Müzik | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Müzikçe Düşünmek

Büyük dahi Einstein’ın çok iyi keman çaldığını öğrendim. Piyano ve keman çalmayı annesi öğretmiş. Mozart’a hayranmış, Bach’a tapıyormuş.

Sadece fiziğiyle ilgilenmişiz bunca yıl…

Categories: Bilim, Müzik | Etiketler: , , , , , , | 6 Yorum

Baila!

Flamenkoda tangos formunun alt yapısını oluşturan ritmi öğrendim:

Categories: Müzik | Etiketler: , , , , , | Yorum bırakın

Dheere Dheere Se Meri Zindagi

Antalya’da çekilen bir Hint klibi olduğunu öğrendim. Eylül 2015 tarihinde yüklenen video klibin benim izlediğimdeki tıklanma sayısı 114,668,872 idi. Bu yaz Rus turist out, Hintli turist in.

Categories: Antalya, Ekonomi, Güncel, Müzik, Seyahat | Etiketler: , , , , , , , , | Yorum bırakın

Lady Ella

Efsanevi caz şarkıcısı Ella Fitzgerald’ın iki bacağının da diyabet sebebiyle kesildiğini öğrendim. 2-3 yıl bu şekilde yaşadıktan sonra “Artık hazırım” demiş ve ölmüş.

Categories: Müzik, Sağlık | Etiketler: , , , | Yorum bırakın

Mariza

Portekiz fado müziğinin ünlü temsilcisi ve benim de hayranı olduğum Mariza’nın Mozambikli olduğunu öğrendim.

Categories: Müzik | Etiketler: , , , , , | Yorum bırakın

Haberin Yok, Ölüyorum..

Duman Grubunun Solisti Kaan’ın yıllarca birlikte olduğu Ahu adlı bir sevgilisi olduğunu, varlıklı ve nüfuslu bir ailenin eğitimli kızı olan bu hanımefendinin 2002 yılında intihar ettiğini, ardından Kaan’ın bir süre dağıldığını ama bu aşk sayesinde bir çok beste yaptığını öğrendim. Grubun her konserinde hazır bulunan ‘Sevgili’ Ahu, Kaan’la aralarında yaşanan bir sorundan dolayı gelmediği konseri telefonla dinlemiş ve kendisi için yazılmış olan ‘Bal’ adlı şarkıyı cep telefonundan dinledikten sonra spor yaparken kullandığı iple kendini asmış. Doğruysa eğer, Kaan hiç bir konserinde ‘Bal’ parçasını söylemezmiş..

Ve… Yıllardır Duman’ın beni en kendimden geçiren parçası olan ‘Haberin Yok Ölüyorum’ adlı derinliğin de Ahu için yazıldığını öğrenmek beni iyice sarstı. Ve ‘Oje’…

Categories: Konser, Müzik, Psikoloji | Etiketler: , , , , , , , | Yorum bırakın

Meryem – Osmanlı İlişkileri

Özellikle her mahalle düğününde çalınıp göbek atılması özelliğiyle çocukluğumun Adana yıllarına damgasına vurmuş olan ‘Maryam Maryamti’ adlı halk türküsünün aslında bir Osmanlı askerinin göz koyduğu ve akabinde el koyduğu bir Arap kızı için yazılmış, az acıklı bir parça olduğunu öğrendim Hatta bazı kaynaklar ‘ağıt’ kategorisine koyuyor. Yaşanan olayın gidişatı konusunda iki rivayet var: Birincisine göre, bizim Hatay’lı Meryem’in sınır kaçakçısı bir sevdiği olmasına rağmen ‘asker Osmanli’ kızı kaçırıyor; ikincisine göre ise, Osmanlı’nın kaçırdığı Meryem’i tesadüfen bulan kaçakçı, kızın ısrarı üzerine kendisine yardımcı olup Hatay’a geri dönebilmesini sağlıyor.   Not: Bir dönem ülkemizde yasaklı şarkılardan birisiymiş Maryam Maryamti.

Categories: Kültür | Etiketler: , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Öneri Radyo

Radyo 1959 diye online dinlenebilen bir radyo öğrendim. Çok kaliteli müzik yayını yapan radyoyu öneririm.

Categories: Diğer, Müzik | Etiketler: , , , , | Yorum bırakın

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: