Posts Tagged With: Mitoloji

Güneşin Adası

Rodos’a ‘Güneşin Adası’ dendiğini öğrendim. “Berrak gökyüzü, turkuazdan laciverte bir renk skalası sergileyen denizi, yüksek dalgalarıyla ve neredeyse her zaman güneşli oluşuyla bu ismi zaten hak ediyor” diyor Glimpses of the World ve ekliyor: “ama bu ismi almasının tek nedeni bu değil elbet.” Yunan mitolojisine dayanan öyküyü bu blogdan aktarıyorum:

“Zeus, devleri yenip de yeryüzünün efendisi olunca, dünyayı Olympos’un görkemli tanrıları arasında pay etmeye karar verir. Ancak paylaştırma işini gece yaptığı için ve Güneş Tanrısı Helios tabii ki o sırada orada olmadığı için, bu tanrının ismini de dahil etmek kimsenin aklına gelmez. Dolayısıyla bölüşüm işleminin dışında bırakılmış olur ve kendine ait toprak elde edemez. 

Sabah Zeus’a varır ve bu adaletsizlikten yakınır. Kendisi Zeus’un favorilerinden olduğu için ‘denizden gelecek ilk kara parçası’ ile ödüllendirilme sözü verilir. Konuşurlarken derin mavi sulardan çok güzel, çiçeklerle bezeli bir ada belirir.
Mutlulukla dolan Helios, adayı kendi aydınlığıyla yıkar ve Ege Denizinin en sevimli adalarından birine çevirir. Deniz Tanrısı Poseidon’un kızı Rodos’u görür görmez güzelliğine vurulduğu için bu peri ile evlenir ve topraklarına yerleştirir.”

Kaynak: Glimpses of the World

Categories: Kültür, Seyahat, İnanç | Etiketler: , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Kukumav

Kukumav olarak bildiğimiz baykuş türünün nesli tükenmekte olan hayvanlar listesinde bulunduğunu öğrendim. Bu kahverengi üzerine beyaz lekeleri olan küçük baykuş türü her ne kadar çeşitli kültürlerde ölümü çağrıştırsa da, eski Yunan’da tanrıça Athena’nın, dolayısıyla aklın ve bilginin sembolü olmuştur. Demek ki kukumav kuşu gibi oturanlara da ihtiyacımız var.

 

 

Categories: Edebiyat, Ekonomi, Hayvan, Kültür, Sanat, İnanç | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , | 2 Yorum

Kıskanç Bayanlar

Çocukluğumun unutamadığım reklam sloganı “kıskanç bayanlar, eşinize er-os giydirmeyin” sözünün ürün satışında etkili olup olmadığını öğrendim. Erkeklerin iç çamaşırlarını kadınların aldığı bir ülkede böyle bir sloganın yanlış etki yapmış olacağını düşünmüştüm ama bu reklam gerçekten zamanında çok işe yaramış. Bugün Eren Holding olarak bilinen ve ülkemizin en zengin ailelerinden birine ait olan holdingin temellerini bu çamaşır, bu reklam ve Eros’un oku atmış. Nedense kıskanç bayanlar eşlerine bu çamaşırı giydirmiş. Belki kıskanç olmadıklarını ispatlamak içindir. Belki de ilk defa farklı renklerde erkek iç giyimi ile tanıştıklarından hoşlarına gitmiştir. Ama sonuç olarak, 1969’da kurulan iç giyim markası Er-os Çamaşırları A.Ş. için bu reklam ciddi bir başarı getirmiş. Bitlis’ten İstanbul’a göçmüş bir aile olan Erenler küçük bir atölyede çamaşırcıklar üretmeye başlamış. Nasıl olup da bu kadar küçük bir bütçeyle böyle fazla reklam harcaması yapabildikleri konusu İşletme Fakültelerinde irdelenmiş. Ama işe yaramış işte ve bu reklam sayesinde er-os erkek çamaşırları iç piyasamızı renklendirmiş. Yıllar içerisinde sadece bizim değil Komünist Rusya’nın bile dünyasını şenlendirmiş çamaşırlarımız. Ancak sonra çeşitli sebeplerle yön değiştirme ihtiyacı duymuş ve kağıt, çimento, turizm gibi çeşitli alanlara kaymışlar ve bugünkü servetlerine ulaşmışlar. Birçok ciks markanın temsilcisiler ama bizim er-os ile artık pek ilgileri yok anladığım kadarıyla. Olsun… Çocukluk anılarımız bize yeter. Sayesinde Yunan mitolojisinin karakterlerinden birini öğrendiğimiz reklamın videosunu bulamadım. Reklamın kim tarafından yaratıldığı bilgisini de. Bu bilgilere ulaşabilsek çok güzel olurdu.

Kaynaklarım: Capital (Nilüfer Gözütok)  &   Hürriyet (10.01.2003)  &   Holding Web Sitesi

Categories: Ekonomi, Giyim, TV | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Tekrar Cezası

Bizim zamanımızdaki öğretmenlerin verdiği ‘yüz kere yaz’ şeklindeki tekrar cezasını biliyordum da mitolojideki tekrar cezasının ne olduğunu yeni öğrendim. Sisifos, çok önemli işler yapmış bir kral olmasına rağmen kabul edilemez tavırlarıyla tanrıları kızdırmış. En son sınırları iyice zorlayarak tanrıların tanrısı çapkın Zeus’un bir sırrını ifşa edince kendi ipini çekmiş ve insanlık tarihinin en fena cezasıyla tanışmış: Faydasız çaba.

Rivayet bu ya, koca bir kayayı dik bir dağın tepesine çıkarması istenmiş fakat Sisifos tepeye her yaklaştığında kaya aşağı yuvarlanıyormuş. Her deneyişinde aynı sonla karşılaşıyor, yine aşağı yuvarlanacağını bilmesine rağmen kayayı sürekli yukarı çıkarmaya çalışıyormuş. Hatta Camus felsefesinin temelinde de bu mit varmış. Sonucunu bildiğimiz halde salak salak kayayı yukarı çıkarmaya çalışıp durmamızı ‘saçma’ (absurd) kavramının merkezine yerleştiren filozof, felsefesini de bu trajik kısır döngü üzerine inşa etmiş.

Categories: Edebiyat, İnanç | Etiketler: , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Hijyen

‘Hijyen’ sözcüğünün Yunan Tanrıçası Hygieia’dan (Hygeia) türediğini öğrendim. Aynı zamanda Roma mitolojisinde de aynı isimle yer alan Hygieia, sağlık ve temizlikten sorumlu tanrıça imiş. Sağlıklı ve iyi yaşama sanatını ve bedene iyi bakmayı ifade eden sözcüğün sıfat olarak Aristo tarafından kullanıldığı söyleniyor.

Categories: Dil, Kültür, Sağlık | Etiketler: , , , , , , | Yorum bırakın

Yılan Saçtan Olma Kanatlı At

Çok iyi bildiğimi sandığım Yunan mitolojisindeki kanatlı at Pegasus‘un, çok sevdiğim Deniz Tanrısı Poseidon ile yılan saçlı Medusa‘nın oğlu olduğunu yeni öğrendim.

Categories: Diğer, Edebiyat, Kültür, İnanç | Etiketler: , , , | Yorum bırakın

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: