Posts Tagged With: Matematikçi

Harikalar Diyarının Fotoğrafçısı

“Alis Harikalar Diyarında” (Alice in Wonderland) kitabının yazarı Lewis Carroll’ın başarılı bir matematikçi olmasının yanı sıra fotoğrafçı da olduğunu öğrendim. Matematik dehasına bir şey diyemem ama çektiği çocuk fotoğraflarını rahatsız edici buldum. 

 

Kaynak: photography-news (Lewis Carroll’s haunting photographs of young girls)

Reklamlar
Categories: Edebiyat, Sanat | Etiketler: , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Fibonacci

‘Fibonacci Dizisi’ ya da ‘Fibonacci Sarmalı’ adıyla bilinen bir sayı dizisi olduğunu öğrendim. Her sayının kendinden önce gelen iki sayının toplanmasıyla elde edilmiş olduğu diziymiş bu. Yani 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89, 144, 233,  … Ama 1’den başlaması şart değilmiş, herhangi iki sayıyla başlayıp aynı mantıkla devam ederek de bu diziyi oluşturabiliyorsunuz. Örneğin, 3, 3, 6, 9, 15, 24, 39, … Olay şu ki, bu dizideki herhangi bir sayıyı kendinden önceki sayıya böldüğünüzde 1,618 çıkıyor. Küçük sayılarda biraz civarında bir sonuç verirken, sayılar büyüdükçe daha fazla kesin sonuç çıkıyor (ben de böle böle denedim 🙂 ) yani ‘altın oran’ denilen 1,618 sayısına yaklaşılıyor. Bu oranın da doğada, sanatta, kısaca tüm yaşantımızda ve bakmayı bildiğimiz her yerde olduğu söyleniyor. Yapraklarda, yaprakların dallara diziliminde, kozalakta, ayçiçeğinde, deniz kabuğunda, örümcek ağında ve hatta insan bedeninde. Tüm kol uzunluğumuzu dirsekten parmak ucuna kadar olan kısmın uzunluğuna bölersek 1,618 sayısını bulurmuşuz. Ağzımız ve burnumuzun genişlikleri orantılandığında aynı oran görülürmüş. Boyumuzu göbekten ayağa olan kısmın uzunluğuna bölünce de 1,618 bulurmuşuz. Yani vücut yapıları göz önünde bulundurulunca, herkesinki aynı çıkamaz demek geliyor içimizden elbet ama anladığım kadarıyla bu orana ne kadar yakın sonuca ulaşılırsa estetik mükemmelliyete de o kadar yaklaşılmış oluyor. Hatta fotoğrafçılıkta bile bu veri kullanılıyor. Fotoğraf kompozisyonunda başvurulan üçte bir kuralı da bu esastan türemiş.

‘Altın oran’ın atası, sarmalın isim babası Leonardo Fibonacci 1100, 1200’lerde yaşamış bir İtalyan. Genç yaşında babasıyla birlikte başta Cezayir olmak üzere Akdeniz ülkelerini gezmiş, Arap matematikçilerle tanışmışlığı var. Henüz Avrupa’da romen rakamların kullanıldığı bu dönemde Pisalı Fibonacci Arap sayılarıyla tanışıyor ve işlem yapmanın kolaylığına ve rakamların kullanışlılığına vurularak bu sistemin Avrupa’ya sıçramasını sağlamayı kendine görev biliyor. Saygılar sunarım kendisine…

 

Categories: Bilim, Doğa, Sanat | Etiketler: , , , , , , , , | Yorum bırakın

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: