Posts Tagged With: Kitap

Bursalı Laklakan

Bursa’da bir leylek hastanesi olduğunu öğrendim. Daha doğrusu, ondokuzuncu yüzyılda dünyanın ilk leylek hastanesine sahipmişiz. ‘Gurabahane-i Laklakan’, sakatlanan leyleklerin yanı sıra göç yolunda sıkıntısı olan diğer göçmen kuşların derdine de deva olmuş yıllarca. Derken bakımsız kalmış binası ve zamanla yok olup gitmiş. Ancak Osmangazi Belediyesi bu değere sahip çıkmayı aklına koymuş ve tarihi Irgandı Köprüsü’nün yanındaki hoş bir binanın restorasyonunu sağlayarak yine laklakana gurabahane olarak 2010 yılında hizmete açmışsa da yeni bina hayvan hastanesi olarak kedi-köpek-kuş, tüm sokak hayvanlarına yardım etmekteymiş.

Ben Pierre Loti’nin bir makalesinden öğrendim, ama Ahmet Haşim’in de “Gurebâhâne-i Laklakan” adında bir kitabı varmış ve Haşim de Bursa’da Haffaflar Çarşısı (Kapalıçarşı’daki ayakkabıcılar) meydanında bakım alan kuşlardan bahsedermiş.

Categories: Edebiyat, Hayvan, Kültür, Seyahat, Tarih | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Tutunanlar

Oğuz Atay’ın “Tutunamayanlar” adlı eserinin ilk baskısının 1.500-2.000 liraya satılabildiğini öğrendim. Ahh rahmetlik de görseymiş de kıymetini bilseymiş…

Kaynak: Bayram Koç, Kırkambar Sahaf (Kedili Kütüphane 27.Bölüm)
[Edebiyat tutkunuysanız mutlaka 26. dakikadan sonrasını izleyin derim…]

Categories: Edebiyat | Etiketler: , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Senden Nefret Etmeyi Seviyorum

Almancadaki ‘Hassliebe’ sözcüğünün, ‘birinden ya da bir şeyden nefret edip aynı zamanda da onu sevmek anlamına geldiğini öğrendim. Verilen örnek şu şekilde: Bir insan, evleri çok güzel görünüyor diye ya da şık restoran ve alışveriş merkezleri var diye bir kenti sevebilir, ama aynı zamanda stresli, kirli, kalabalık oluşu, suç oranının ve kirlilik düzeyinin yüksekliği ve trafik unsurlarını can sıkıcı buluyordur, ama örneğin orada alışveriş yapmayı da çok seviyordur. Bu durumda diyebiliriz ki bu kişi bu kent için bir Hassliebe duyuyordur. Türkçe karşılığı ‘aşk-nefret ilişkisi’ ya da ‘sevgi-nefret ilişkisi’ olarak verilmiş sözlük sitelerinde. Yönetmen Erden Kıral ise “Gece” filmi üzerine yapılan bir röportajda, filmdeki çiftin arasındaki ilişkiyi bir Hassliebe olarak tanımlamış ve Türkçe karşılığını da ‘nefret aşkı’ olarak vermiş ve mutlu olmadan sevmekten bahsetmiş. Kıral, anılarını anlattığı kitabında kendisinin Yılmaz Güney’e karşı olan hislerini de Hassliebe sözcüğünü kullanarak açıklıyor ve ekliyor: “Ben hem onun sinemasına hayrandım hem de davranışlarını eleştiriyordum.” (s.163)

Blogda yer alan başka ilginç Almanca sözcüklerden bazıları:

Torschlusspanik
Weltschmerz
Schadenfreude
Geschlechtsverkehr

[Yelens82]

Bu yazı için başvurulan kaynaklar:

HiNative.com
Artful Living, Ece Koçal Röportajı, 15.04.2015
Kıral, E. (2012). Aynadan Yansıyan Hatıralar. İstanbul: Agora Kitaplığı

Categories: Dil, Edebiyat, Kültür, Müzik, Sinema | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | 2 Yorum

Kitap Okumak Yasak

Okumaya tutkun Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın (Halikarnas Balıkçısı), Robert Kolej’de öğrenciyken okul kütüphanesinden kitap almasının yasaklandığını, onun da arkadaşlarına aldırdığı kitapları gece gizlice battaniye altında yaktığı fenerle okuduğunu öğrendim. Robert’den sonra Oxford Üniversitesi’ne gidince kütüphanedeki kitapları yutmuş üç-dört yıl boyunca. Bunu duyunca ben de pek rahatladım çünkü küçükken benim de sokak lambasından gelen ışıkla kitap okumak durumunda kaldığım acılı bir dönemim olmuştu 😀

Categories: Edebiyat, Eğitim | Etiketler: , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Booktube-A-Thon

‘Booktube-A-Thon’ isminde bir okuma maratonu olduğunu öğrendim. 24-30 Temmuz 2017 tarihleri arasında yapılacak olan etkinliğin detaylarını Ayşegül Hanımın ‘Içimdeki Hisler‘ adlı blogundan öğrenebilirsiniz.

Categories: Etkinlik, Teknoloji | Etiketler: , , , , | Yorum bırakın

Altın Leoparlar

Locarno Film Festivalinin düzenlendiği kentin İsviçre’de olduğunu öğrendim. En eskilerden olan festivalin ödülü altın leopar imiş. İki altın leoparımıza dair bir anıyı okurken öğrendim:

Ayrıca şehrin jeopolitik konumunun uygunluğundan olsa gerek şöyle de bir tarihi önemi varmış: I. Dünya Savaşında ortalığı kasıp kavuran Avrupa devletleri, savaştan sonra ilişkilerini düzeltmek için bu kentte biraraya gelmişler. Yani bir nevi öpüşüp barışma anlaşması olan Locarno Anlaşması burada oluşturulmuş. Detaylarını Ali Çimen’in ‘Sessiz Tarih‘ sitesinden okuyabilirsiniz.

Bu arada Cuma gecesi Locarno’da Imagine Dragons konseri varmış. Gidecekseniz söyleyeyim 😀

Categories: Coğrafya, Edebiyat, Etkinlik, Konser, Sanat, Seyahat, Sinema, Tarih | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Batıya Doğru!

Ünlem işaretiyle biten bir yer ismi olduğunu öğrendim. Devon’da bulunan Westward Ho! isimli sahil kasabası adını bir romandan almış. 1855’te yayınlanan Westward Ho! (Batıya Doğru!) adlı kitap Charles Kingsley tarafından yazılmış. I.Elizabeth döneminde yaşamış bir denizcinin maceralarından yola çıkarak kaleme alınmış bu tarihi kurgu da Devon’da başlar ve denizlerde devam eder. İspanyollara karşı elde edilen zaferleri kutlar niteliktedir. Karakterimiz Amyas, Yenilmez Armada’ya büyük zararlar veren kuvvetleri komuta eden ‘Sir’ ünvanlı korsan Francis Drake’e katılır ve okuyucuyu keşiflere, fetihlere, zafer coşkusuna sürükler. İngiliz Emperyalizminin ateşli bir savunucusu tarafından yazılan kitap içinde korsanlarla mücadele, Karayiplerde hazine avı, sevdiğini kurtarma gibi unsurlar da barındırınca çok beğeni görmüş ve kısa sürede çok satmış tabii. İşte Devon’daki o yerleşim biriminin insanları da acaba bu kadar sevilmiş ve meşhur olmuş bir kitap bizi de iyi bir turist destinasyonu yapar mı ki diyerekten köylerine Westward Ho! ismini vermiş. Batıya Doğru!


Kitapla ilgili bilgi kaynağı: Revolvy

Categories: Edebiyat, Ekonomi, Seyahat, Tarih | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

12 Kez

Yazılan ilk Harry Potter kitabı nüshalarının oniki yayınevine yollandığını ancak hep ret yanıtı alındığını öğrendim.

 

Kaynak: The Guardian

Categories: Edebiyat | Etiketler: , , , , , , , , , , , , | 1 Yorum

Tutunamayanların Fotoğrafı

Oğuz Atay kitaplarının kapağında yer alan fotoğrafın Ara Güler tarafından çekildiğini öğrendim.

 

 

Cemal Süreya fotoğraflarını kim çekti?
Yusuf Atılgan fotoğraflarını kim çekti?

Categories: Edebiyat, Sanat, Teknoloji | Etiketler: , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Edebiyat Aşığı Başkan

Antalya Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal’ın en sevdiği yazarın Dostoyevski olduğunu öğrendim. Sanatın her dalıyla ilgilendiğini bildiğimiz başkanın en büyük aşkı edebiyatmış. Kendisi de öyküler yazan Uysal, Hürriyet’e verdiği bir röportajda şu üç kitabı önermiş:

* Semerkant, Amin Maalouf,
* Pupa Yelken, Sadun Boro
* Esir Şehir Üçlemesi, Kemal Tahir

Kaynak: Ceren Deniz, Hürriyet Akdeniz, 30.03.2017

Categories: Antalya, Edebiyat, Sanat | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Kitaplarına Dokunmayın

Kemal Sunal’ın okumayı çok sevdiğini, çok sayıda kitabı olduğunu, ödünç kitap isteyen arkadaşlarına “tamam, veririm tabii” diyip kitapçıdan yenisini alıp verdiğini öğrendim. Sanırım hayatta en kıymet verdiği ‘mal’ kitapları olmuş.

Categories: Sinema | Etiketler: , , , | Yorum bırakın

Basılamayanlar

Oğuz Atay’ın “Tutunamayanlar” adlı eserini ilk yazdığında yayınevlerinin basmak istemediğini öğrendim. Yarışma kazanmasına rağmen bir yıl basan olmamış. Kitaplarının ikinci baskısını hiç görmemiş. Tiyatro oyunu da öldükten sonra sahnelenmiş.

Categories: Edebiyat, Sanat | Etiketler: , , , , , , | Yorum bırakın

Çarşamba Karıları

Annemin çocukluk anıları arasında yer alan “Çarşamba Karıları” korkutmasının sadece ona ve babasına ait bir anı olmadığını, ülkemin değişik köşelerinde de nice çocukların bu kandırmacayla korkutularak büyütüldüğünü öğrendim. Bunun üzerine “Çarşamba karılarını biliyor musun” diye sormaya başladığım kişilerden bir çoğu suratıma tuhaf tuhaf baksa da Yalvaç (Isparta) ve Hızırşah (Datça) gibi iki Akdeniz beldesinde görülmüş olması buralara has bir hikaye olduğunu düşündürüyor. Sizin bir anınız var mı acaba bu hanımlarla ilgili?

Neden Perşembe değil de Çarşamba karıları olduğunu çok merak ediyorum gerçekten ama bu korkutma geleneğinin kökenine dair hiçbir kaynak bulamadım maalesef. Bilen varsa yazsın lütfen…

 

Categories: Edebiyat, Kültür, Psikoloji | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , | 1 Yorum

Cin Ali

Okuma-yazmayı öğrenmemize yardımcı olan minimalist karakter Cin Ali’nin yaratıcısı Öğretmen Rasim Kaygusuz’un Hasanoğlan Köy Enstitüsü mezunu olduğunu öğrendim. Bu arada Cin Ali’nin sadece bizim kuşağı değil bizden öncekileri de eğittiğini keşfettim. Nitekim kendisi 1968 doğumluymuş.

 

 

Web Sayfası: Cin Ali ®

Categories: Eğitim | Etiketler: , , , , , , , , , , , | 2 Yorum

Arayan Bulur

Yusuf Atılgan’ın ikinci eşi olan Serpil Gence’nin, değerli yazarın “Aylak Adam” kitabını okuyup kendisine hayran olunca kılı kırk yararak onu bulup tanıştığını öğrendim. Hem de gencecik bir kız olarak seyahat etmesi son derece zor iken bulmuş Sevgili Atılgan’ı. O zamanlar Manisa’nın Hacırahmanlı Köyünde yaşayan yazarla yıllarca mektuplaşmışlar ve “Anayurt Oteli” kitabının ardından da evlenmişler.

Sevgili Gence de en az Aylak Adam C kadar çabalamış yani o kişiyi bulabilmek için. Vay be..

 

Categories: Edebiyat | Etiketler: , , , , , , , , , | 1 Yorum

Palamut

Meşe palamudunun tekstil sektöründe bir önemi olduğunu öğrendim. Kök boya yapımında kullanıldığı için ve yine bu amaçla yani boya hammaddesi yapılsın diye İtalya’ya yollandığı için eskiden palamuta talep çokmuş ve Datça’nın da her yeri palamut doluymuş. Zamanla bu talep azalınca ağaçlar yerini bademlere bırakmış.

Bu arada palamut (pelit) kestane gibi pişirilip yenirmiş.

Kaynak: Akın, Ç. (2016) Eski Zaman Batırlıları – Datça’da Anılar, Adetler, Yemekler. Ankara: Kanguru Yayınları

 

Ileri Okuma:

TC Kültür ve Turizm Bakanlığı

Garova Günlüğü 

Haberler.com

Categories: Doğa, Ekonomi, Giyim, Kültür, Seyahat | Etiketler: , , , , , , , | Yorum bırakın

Aylak Adamın Fotoğrafı

Yusuf Atılgan kitaplarının kapağında yer alan fotoğrafın Ülkü Tamer tarafından çekildiğini öğrendim.

Categories: Edebiyat, Teknoloji | Etiketler: , , , , , , , , | 1 Yorum

Prens Medici

Machiavelli’nin “Prens” isimli kitabının, yazarın ölümünden sonra yayınlandığını öğrendim. Machiavelli, eserinin bir prens tarafından kabul görmesi gerektiğine inandığı için, o sıralar Floransa’ya egemen olan Medici sülalesinden II.Lorenzo’ya adamış. Böylece onun gözüne gireceğini düşünmüş. Ama söylenen odur ki Muhteşem Lorenzo de Medici hiiiç oralı olmadığı için eserin kitap şeklinde basıldığını görmek Machiavelli’ye nasip olmamış. El yazması kopyalarından okunan eser, ilk kez 1532’de basılmış. Eseri dört ayda yazmış olan yazarın elinden çıkışından 19 yıl sonra, ölümünden de beş yıl sonra. Yazık yaa.. Mukadderat.

Kaynak: Nazım Güvenç’in Anahtar Kitaplar’dan çıkan kitap için yazdığı ‘Sunuş’ (Eylül 1992)

Categories: Edebiyat, Tarih | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , | 5 Yorum

Bakkal Amca

İstanbul’da bir bakkalın kitap okuyan çocuklara ne isterlerse bedavaya verdiğini öğrendim. Okuduğu kitabı anlatması ve bakkalın sorularını yanıtlaması beklenen çocuk sonra ne isterse alabiliyormuş. Okuma-yazma bilmeyene de büyük çocuklar okuyormuş ki onlar da alabilsin. İşte özlediğimiz bakkallarımız…

Haber: BirGün Pazar (16.10.2016)

Categories: Edebiyat, Eğitim, Güncel | Etiketler: , , , , , , , , , , | 4 Yorum

Otyam Kemal

Orhan Kemal’in Fikret Otyam ile de dost olduğunu ve hatta bu arkadaşlığın kitabının yazıldığını öğrendim. Değerli Kemal’in Nazım Hikmet gibi yazın insanlarını okuduğu için hapse girdiğini ve hapiste de Nazım Hikmet ile tanışarak hayatının değiştiğini biliyordum da, Otyam tarafından hazırlanmış “Arkadaşım Orhan Kemal” adlı kitabı hiç görmemiş olmama içerledim açıkçası. Otyam’ın 1975’te yayınladığı kitap Orhan Kemal’in kendisine yolladığı mektuplardan oluşuyormuş. Evlerinde yangın çıktığında Otyam’ın ilk aklına gelen ve ilk kurtardığı eşyası olan mektuplardan… Alınacak kitaplar listesinde en üst sıraya yerleşti. 

Otyam’ın bir gazete yazısı: Orhan Kemal ve 72. Koğuş

Işık Öğütçü’nün yazısı: Ah Bu Parasızlığın Gözü Çıksın

Categories: Edebiyat | Etiketler: , , , , , , , , , | 1 Yorum

Stelle

Dante’nin ‘İlahi Komedya’sını oluşturan üç bölümün üçünün de aynı sözcükle bittiğini öğrendim. Inferno (Cehennem), Purgatorio (Araf) ve Paradiso (Cennet) bölümlerinin hepsi ‘stelle’ yani ‘yıldızlar’ sözcüğüyle bitirilmiş.

Categories: Dil, Edebiyat, İnanç | Etiketler: , , , , , , , | Yorum bırakın

Görgülü Koçlar

Suna Kıraç’ın, onüç yaşındayken, aldıkları ayakkabının fiyatını akrabalarına söylediği için annesinden dayak yediğini öğrendim. Hiçbir şeyin fiyatının söylenmemesi ve övünülmemesi gerektiğini önemseyen bir aileymiş Koç Ailesi (s.29). 

Umarım zenginlerimiz bu kitabı okuyordur. Okuyor ve ders çıkarıyordur. Sadece bu değil, özellikle Vehbi Koç’un yaşam görüşüne dair çok değerli anekdotlar içeriyor kitap.

 

Kaynak:

Kıraç, S. (2006). Ömrümden Uzun İdeallerim Var. İstanbul: Suna ve İnan Kıraç Vakfı

Categories: Kültür | Etiketler: , , , , , , , | 1 Yorum

Doktor Doğramacı

Zamanında, Ankara’da yaşadıkları dönemlerde, Koç ailesinin çocuk doktorunun İhsan Doğramacı olduğunu öğrendim. Suna Kıraç filan çocukken hastalanınca hemen rahmetli Doğramacı’ya götürülürmüş.

 

 

 

 

Kaynak:

Kıraç, S. (2006). Ömrümden Uzun İdeallerim Var. İstanbul: Suna ve İnan Kıraç Vakfı

Categories: Diğer, Edebiyat | Etiketler: , , , , , , , , | Yorum bırakın

Proust Bile

Marcel Proust’un, yayınevi tarafından reddedilen ilk romanını kendi parasıyla yayınladığını öğrendim.

Categories: Edebiyat | Etiketler: , , , , | Yorum bırakın

Böyle Romana Böyle Çevirmenler

İnce Memed romanını Rusçaya çevirenin Nazım Hikmet, Fransızcaya çevirenin Güzin Dino, İngilizceye çevirenlerden birinin de Thilda Kemal olduğunu öğrendim. Güzel insanlar nasıl da buluyor birbirlerini…

Categories: Edebiyat | Etiketler: , , , , , , , , , , | 1 Yorum

Kardelen Karlı

Likya Yolu yürüyüşlerini bir İngiliz’e borçlu olduğumuzu öğrendim. Teke Yarımadasındaki dağ köylerinde unutulmaya yüz tutmuş patika yolları araştırıp ortaya çıkarmış, ve kırmızı-beyaz çizgilerle işaretlenmesini ve tabelalandırılmasını sağlamış, böylece ülkemize ilk uzun mesafe yürüyüş rotasını kazandırmış olan Kate Clow, Türk vatandaşlığına geçtikten sonra Kardelen Karlı adını almış. 1999’da açılmasını sağladığı bu rotadaki eski yolları koruyabilmek ve tanınmasını sağlamak adına elinden geleni yapan Clow’a yoldaki konaklama olanağını artırdığı, gerekli bilgiyi kitapları aracılığıyla güncel tuttuğu ve Türk turizmine önemli bir alan yarattığı için de teşekkür borçluyuz. Avrupa’da çok iyi bilinen bu rotayı tamamlamak için her yıl çok sayıda turist ülkemize geliyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

Who is Kate Clow? Trekking in Turkey

Categories: Antalya, Seyahat, Tarih | Etiketler: , , , , , | 1 Yorum

Beş Kitaba Blog Tasarımı

Bu hafta, kitaplar ve kütüphane kurmakla ilgili bireysel bir kampanyanın da Gökhan Tekin adlı blog sahibi tarafından başlatıldığını öğrendim. Saygıdeğer kitapsever Gökhan Tekin, kendisine ait Kişisel Blogda bu düşüncesini şu tümcelerle dile getirmiş:

Blog tasarımı kötü olanlara veya temasını değiştirmek isteyenler için 5 Adet kitap karşılığında blog tasarımı yapacağım.” Tekin, blog tasarımının iyi ya da kötü olmasından bahsederken ne demek istediğini zaten blogunun ‘tasarım‘ bölümünde açıklayarak blog yazarlarına yol gösteriyor. Bu işe kalkışmaktaki amacını belirttikten sonra projesini takipçilerinin fikrine sunuyor: “İlerleyen zamanlarda küçük de olsa kendim için ve mahallemdeki insanlar için evde küçük bir kütüphane tarzında bir şey yapmak istiyorum.

Gökhan Tekin, blogunun temasını değiştirmek veya blog tasarımında farklılıklar yapmak isteyenlerin elektronik postalarını bekliyor: bloggokhantekin@gmail.com

 

Kaynağım: “Sizce Bu Düşüncem Nasıl?” – Gökhan TEKİN

Categories: Edebiyat, Güncel, Teknoloji | Etiketler: , , , , , , | 7 Yorum

Kitaplar Dünyasında Uyuma Keyfi

İstanbul’da bir özel okulun her sene Kütüphaneler Haftasında bir geceyi öğrencilerle okul kütüphanesinde geçirdiklerini öğrendim. Geleneksel ‘Kütüphanede Bir Gece’ etkinliğini kapsamında konuk yazarlarla vakit geçirmek ve uyku tulumunda yatıp kitap okumak gibi etkinliklerin yanı sıra oyun oynama ve film izleme gibi aktivitelere de yer veriliyormuş. Ne güzel bir duygu olmalı kitaplar arasında uyumak. Ne büyülü rüyalar görülür kitap kokulu dünyada…

[A Haber & Kütüphanemi Seviyorum tarafından]

Categories: Edebiyat, Eğitim, Güncel, Kültür, Kutlama | Etiketler: , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Kütüphanecisiz Kütüphaneler

Kütüphanelerimizde yaşanan en büyük sorunlardan birisinin kütüphaneci yetiştiren bölümden mezun bir kütüphane görevlisi çalıştırmaması olduğunu öğrendim. Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Bülent Yılmaz’ın ifadesine göre kütüphanelerimizin çoğu meslekten olmayan kütüphanecilere emanetken işsiz kütüphaneci sayısı da yüksekmiş.

 

 

Kaynak: bbyhaber & konhaber

Categories: Diğer, Güncel, Kutlama | Etiketler: , , , , , | 2 Yorum

En Özel Okur

Manavgat’ın işlek bir caddesinde simit satan bir bayanın Antalya’nın en değerli okuru seçildiğini öğrendim. Havva Genç yaşadığı sıkıntıların üstesinden gelebilmek için okumaya başlamış. Kitaplarda huzur bulunca da üç yılda binbeşyüz kitap okuyarak örnek okur gösterilmiş ve Kültür Bakanlığı tarafından 2016 sıra dışı okurlarından seçilerek plaket almaya hak kazanmış. Kitap kurdu simitçi, halkı okumaya özendirmeyi ve kütüphane kullanmayı öğretmeyi de kendine görev bilmiş.

Türkiye’nin farklı şehirlerinde yaşayan sıra dışı halk kütüphanesi kullanıcılarını anlatan onbeş dakikalık belgeselde Havva Genç’in yanı sıra diğer üç özel okur da kitap okumanın güzelliğini, önemini ve gerekliliğini kendi sözcükleriyle ve kendi deneyimlerinden yola çıkarak olağanüstü bir biçimde anlatıyorlar. Belgesel, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü ve Türk Kütüphaneciler Derneği işbirliği ile hazırlanmış.

(Kürşat Kafkaslı aracılığıyla)

Categories: Antalya, Edebiyat, Etkinlik, Eğitim, Güncel, Kutlama | Etiketler: , , , , , , , , , , , | 1 Yorum

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: