Posts Tagged With: İsim Verme

Edessa

Urfa kentine verilmiş Edessa isminin, günümüzde Yunanistan’ın Makedonya bölgesinde bulunan Edessa’dan (yani Vodina) geldiğini öğrendim. 

Çeşitli kaynaklarda bu bilginin kesin olmadığı yazsa da anlatılan olay şu: O zamanların Makedonya Kralı Büyük İskender tabii ki Anadolu topraklarına da yayılmış. Bu büyük Büyük İskender fethiyle Urfa dolayları Edessa ismini almış. Çünkü buralarını Edessa’ya benzetmişler, yani şelalelerin aktığı sulak ovada kurulu memleketlerine.

Profesör Bilge Umar’a göre Helenistik Çağdan beri kullanılan ‘Edessa’ isminin öyküsü şuymuş: “Seleukos Nikator bu kenti geliştirerek Makedonya’dan gelen göçmenleri buraya yerleştirmiş ve ismini de Edessa olarak değiştirmiştir. Bu isim Roma, Bizans ve Haçlı Devletleri zamanında da kullanılmıştır.” (Kaynak: TC Şanlıurfa Valiliği Resmi Kent Rehberi)

Reklamlar
Categories: Coğrafya, Dil, Seyahat, Tarih | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Hip Hop Bulvarı

Haziran ayında, Bronx’taki (New York) bir caddenin adının ‘Hip Hop Bulvarı’ olarak değiştirildiğini öğrendim. Kaynaklar, hip hop’ın burada doğduğunu, dolayısıyla da caddenin bu ismi sonuna kadar hak ettiğini belirtiyor.

Categories: Ülkeler, Kültür, Kutlama, Müzik, Seyahat | Etiketler: , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Castro Duysa…

Ankara’nın Çankaya Belediyesi’ne bağlı bir parka ‘Castro Parkı’ adı verilmekte olduğunu öğrendim. Pek cüretkar bir davranış tabii ama ‘putlaştırılma’ kaygısıyla isminin parklara bahçelere verilmesini istemediğini dile getiren Castro duysa ne derdi acaba…

Ilgili Yazı: Beni Putlaştırmayın

Categories: Diğer | Etiketler: , , , , , , , | Yorum bırakın

Arif Efendi

İstanbul’da yaşarken Pierre Loti’ye ‘Arif Efendi’ dendiğini öğrendim.

Categories: Edebiyat | Etiketler: , , , , | 1 Yorum

Loti

Pierre Loti isminin yazarın gerçek adı değil takma isim olduğunu öğrendim. Louis Marie Julien Viaud’e ilk kez Pierre şeklinde hitap eden kişi o zamanların büyük tiyatro oyuncusu Sarah Bernhardt imiş. Yani Pierre ismini veren kişi ünlü tiyatrocu Sarah Bernhardt. Rivayet odur ki, 1875’te Paris’te aktrisin performansını izleyen Viaud, bu oyuncuyla tanışmayı kafasına koyar ve şöyle bir mizansene girişir: Viaud kendini bir acem halısına sardıracak, Arap kıyafetleri içindeki adamlar rulo halindeki halıyı tiyatrocunun odasına getirecek ve sanatçının gözleri önünde yuvarlanarak açılan halının içindeki genç yazarımız hanımefendinin huzuruna serilecek! Böyle bir girişin ardından ikisinin hemen dost olduğu söyleniyor.

Loti kısmı ise henüz 22 yaşındayken yani 1872 yılında yapışıyor üzerine. Katıldığı donanmayla Tahiti’ye giden Viaud’a ‘Loti’ ismi bu adada verilir. Loti’nin adaya özgü bir çiçek olduğu kesin olsa da yazara ismi kimin verdiği net değil. Kimi kaynak yerlilerin Viaud adını telaffuz edememesi nedeniyle Loti dediklerini söylüyor, kimi bu adı bizzat kraliçenin taktığını belirtiyor, kimi de yazarın roti sözcüğünü yanlış söylemesinden sonra loti diye çağrılmaya başladığını ifade ediyor. Sonuç olarak bir Tahiti çiçeğinden almış takma ismini. 

Categories: Dil, Doğa, Edebiyat, Sanat, Tarih | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Gerçekten Prensmiş

Geçtiğimiz yıl 21 Nisanda ölen şarkıcı Prince’in gerçek isminin Prince olduğunu öğrendim. Sahne adıdır sanıyordum. Bir caz piyanisti olan babasının sahne ismi ‘Prince Rogers’ olduğu ve de Minneapolis’teki gruplarının adı ‘the Prince Rogers Trio’ olduğu için, grubun şarkıcısı olan eşinden doğan oğluna da Prince deyivermiş. O da prens olmuş. Çocukken babasının şovlarını izlemeye bayılan Prince müzik kariyerine tabii ki babasının etkisiyle başlamış. Ama özel hayat kariyeri de babasının etkisiyle şekillenmiş. 12 yaşındaki Prince’i yatakta bir kızla yakalayan babası onu evden kovmuş. Hayatında en son o zaman ağlamış Prince, ama babası yumuşamayınca bir arkadaşının evine yerleşmiş, hedonist bir yaşama dahil olmuş (Daily Mail, 28.04.2016, Caroline Howe). Prince, hayatının son dönemini ise Yehova Şahidi olarak geçirmiş. Daha doğrusu, zaten öyle olduğunun farkına varmış (The New Yorker, 24.11.2008, Claire Hoffman). Onu bunu bilmem de, 1990’larda bir arkadaşımın abisi ABD’de Prince’e komşuydu ve kendisinin çok iyi bir adam, harika bir eş, tam bir aile babası olduğunu söylediğinde çok şaşırmıştım. Görünüş hiçbir zaman önemli olmamalı. Kimin ne olduğunu asla bilemiyorsunuz.

Categories: Müzik, İnanç | Etiketler: , , , , , | Yorum bırakın

İrem

Sık rastladığımız bir ad olan ‘İrem’ isminin anlamını öğrendim. Kur’an-ı Kerim’de geçtiği için seçilen isimlerden biri olan İrem ‘yalancı cennet bahçesi’ demekmiş. Allah’ı inkar eden Âd Kavminin lideri Şeddâd tarafından Allah’ın cennetiyle boy ölçüşmek için yapılmış. İrem bağı gerçekten de çok çok güzel olmuş, ancak bu kavim çok -azgın- olduğu için (ne demekse artık) yok edilmiş, dolayısıyla tüm güzelliği ve gösterişiyle şehir de yok olmuş.

TDK ismin anlamını şu şekilde özetliyor:

1. Cennete benzetilerek yapılan bahçe.
2. Efsanelerde, masallarda ve edebiyatta adı geçen mutluluk simgesi olan şehir veya bahçe.
3. Eşi benzeri olmayan, özel ve heybetli olan.
Categories: Dil, İnanç | Etiketler: , , , , , , | Yorum bırakın

Destur

Osmanlı saray hayatından parçalar gösteren filmlerden bildiğimiz, hareme padişahın yaklaşmakta olduğu konusunda uyaran ‘destur’ sözcüğünün ülkemizde bir erkek ismi olarak da kullanıldığını öğrendim. TDK‘nın açıklamasına göre ‘izin, müsaade’ anlamına gelen sözcüğün ünlem olarak da iki kullanımı var: Birinci kullanımıyla ‘yol verin, savulun, izin verin’ anlamlarına geliyormuş; diğeriyse, karanlık, ıssız yerlere pis veya atık su dökerken cin çarpmasın diye yüksek sesle söylenen bir sözmüş. Adamcağıza nasıl bir olay üzerine bu ismin verildiğini merak etmeden yapamadım.

 

Categories: Dil, Tarih | Etiketler: , , , , | 1 Yorum

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: