Posts Tagged With: Erden Kıral

Gölcük Vapur Faciası

1958 yılında İzmit Körfezi’nde berbat bir kaza yaşandığını öğrendim. O zamanlar İzmit merkezi dışında lise olmadığı için Gölcük gibi civar ilçelerde yaşayan gençler her gün vapurla İzmit’e gidip geliyormuş. Cumartesileri yarım gün okul var. 1 Mart Cumartesi günü okul çıkışı hava güneşli ve güzelmiş. Ama, çoğunluğunu evlerine dönen öğrencilerin oluşturduğu altı yüz kadar yolcusuyla ‘Üsküdar Vapuru’nun yola çıktığı öğlen vakti hava aniden kararmış ve şiddetli rüzgar başlamış. Güçlü fırtına önce kaptan köşkünü uçurmuş, ardından emektar gemiyi batırmış. 400’e yakın can yitmiş Üsküdar Vapuru’nda. Batan gemide kumlar altında kalanlar… Donanlar… Ayrıca kaybolanlar… Büyük facia!

Facianın ardından lise yapılmış Gölcük’e. Yeni vapurlar da gelmiş. Ama körfezde hayat uzun süre normale dönmemiş.

Babası denizci olan ve küçüklüğünde Gölcük’te yaşayan Erden Kıral’dan okumuştum bunu ilk kez, “Aynadan Yansıyan Hatıralar” kitabında. Ortaokuldayken Gölcük-İzmit vapurunu kaçırdığı için ölümden döndüğünü belirtiyordu ünlü ve de değerli yönetmenimiz. Yüzlerce öğrencinin batan gemide öldüğünü ondan öğrenmiştim ama olayın detaylarını bilmiyordum.

Gölcük’te deprem olduğunda saçmalayan beyinsizlerin ataları bu zavallı çocukların arkasından konuşmuş mudur acaba? Kıral’ın Allah’ın sevgili kulu olduğunu düşünmüşler midir?

Haberin detaylarını öğrenmek, faciadan sağ kurtulanların anılarını ve kadere dair göndermelerini okumak, yürek yakan fotoğrafları görmek isterseniz Gölcük Haber‘e bakabilirsiniz.

Kaynaklar:

Kıral, E. (2012). Aynadan Yansıyan Hatıralar. İstanbul: Agora Kitaplığı
Gölcük Haber, 28.02.2017

Reklamlar
Categories: Eğitim, Tarih | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | 2 Yorum

Senden Nefret Etmeyi Seviyorum

Almancadaki ‘Hassliebe’ sözcüğünün, ‘birinden ya da bir şeyden nefret edip aynı zamanda da onu sevmek anlamına geldiğini öğrendim. Verilen örnek şu şekilde: Bir insan, evleri çok güzel görünüyor diye ya da şık restoran ve alışveriş merkezleri var diye bir kenti sevebilir, ama aynı zamanda stresli, kirli, kalabalık oluşu, suç oranının ve kirlilik düzeyinin yüksekliği ve trafik unsurlarını can sıkıcı buluyordur, ama örneğin orada alışveriş yapmayı da çok seviyordur. Bu durumda diyebiliriz ki bu kişi bu kent için bir Hassliebe duyuyordur. Türkçe karşılığı ‘aşk-nefret ilişkisi’ ya da ‘sevgi-nefret ilişkisi’ olarak verilmiş sözlük sitelerinde. Yönetmen Erden Kıral ise “Gece” filmi üzerine yapılan bir röportajda, filmdeki çiftin arasındaki ilişkiyi bir Hassliebe olarak tanımlamış ve Türkçe karşılığını da ‘nefret aşkı’ olarak vermiş ve mutlu olmadan sevmekten bahsetmiş. Kıral, anılarını anlattığı kitabında kendisinin Yılmaz Güney’e karşı olan hislerini de Hassliebe sözcüğünü kullanarak açıklıyor ve ekliyor: “Ben hem onun sinemasına hayrandım hem de davranışlarını eleştiriyordum.” (s.163)

Blogda yer alan başka ilginç Almanca sözcüklerden bazıları:

Torschlusspanik
Weltschmerz
Schadenfreude
Geschlechtsverkehr

[Yelens82]

Bu yazı için başvurulan kaynaklar:

HiNative.com
Artful Living, Ece Koçal Röportajı, 15.04.2015
Kıral, E. (2012). Aynadan Yansıyan Hatıralar. İstanbul: Agora Kitaplığı

Categories: Dil, Edebiyat, Kültür, Müzik, Sinema | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | 2 Yorum

O

‘Yol’ filmi çekilirken Yılmaz Güney’in Erden Kıral’a kırılarak birlikte çalışmayı durdurduğunu, o dönem yaşananlardan dolayı morali çok bozulan Kıral’ın sinemayı bırakmayı bile düşündüğünü, ama eşi Tezer Özlü’nün desteğiyle toparlandığını öğrendim. O zamanlar Goethe Enstitüsü’nde çalışan Tezer Özlü eşine mutlaka film yapmaya devam etmesi gerektiğini söylemiş ve ben çalışıp bize bakarım demiş. Hatta Ferit Edgü’nün “O” romanını filmleştirmesini önererek Kıral’ı dürtmüş, Edgü ile konuşmuş. Iyi ki de dürtmüş. Ortaya çıkan “Hakkari’de Bir Mevsim” adlı yapıt, 1983 Berlin Film Festivalinden Gümüş Ayı ile döndü. 

 

Kaynak: Kıral, E. (2012). Aynadan Yansıyan Hatıralar. İstanbul: Agora Kitaplığı

Categories: Edebiyat, Sanat, Sinema | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , | 1 Yorum

Altın Leoparlar

Locarno Film Festivalinin düzenlendiği kentin İsviçre’de olduğunu öğrendim. En eskilerden olan festivalin ödülü altın leopar imiş. İki altın leoparımıza dair bir anıyı okurken öğrendim:

Ayrıca şehrin jeopolitik konumunun uygunluğundan olsa gerek şöyle de bir tarihi önemi varmış: I. Dünya Savaşında ortalığı kasıp kavuran Avrupa devletleri, savaştan sonra ilişkilerini düzeltmek için bu kentte biraraya gelmişler. Yani bir nevi öpüşüp barışma anlaşması olan Locarno Anlaşması burada oluşturulmuş. Detaylarını Ali Çimen’in ‘Sessiz Tarih‘ sitesinden okuyabilirsiniz.

Bu arada Cuma gecesi Locarno’da Imagine Dragons konseri varmış. Gidecekseniz söyleyeyim 😀

Categories: Coğrafya, Edebiyat, Etkinlik, Konser, Sanat, Seyahat, Sinema, Tarih | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Tezer Özlü

Tezer Özlü’nün İstanbul Avusturya kız lisesinde rahibelerden eğitim aldığını (evde de Müslüman bir babaanne ile yaşadığını), bir dönem kardeşiyle birlikte Avrupa’da otostopla seyahat ettiğini, ilk evliliğini Adalet Ağaoğlu’nun kardeşiyle yaptığını, ikinci eşi Yönetmen Erden Kıral’dan (Hakkari’de Bir Mevsim, Bereketli Topraklar Üzerinde) ise Deniz adında bir kızı olduğunu (73’te), şefkati bulduğunu söylediği üçüncü evliliğini de kendinden on yaş küçük bir Almanla yaptığını ve Zürih’te bir hastanede yalnızken öldüğünü öğrendim. 

Aynı yıllarda aynı kentlerde yaşamış ve aynı arkadaş çevresinde takılmış (Genco Erkal, Edip Cansever, vs) Tomris Uyar’la aralarında yaşanmış herhangi bir olayın izine ise hala rastlayamamış olmak beni şaşırtmaya devam ediyor.

 

 

Detaylı Okuma: yedigünyazıları (Murat Örem, Hayrunnisa Topçu)  &  EMO Kadın Bülteni (Cansel Aslan)

Categories: Edebiyat, Sinema | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , | 1 Yorum

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: