Posts Tagged With: ABD

Oğlunu Kaçırmışlar

Şarkıcı Frank Sinatra’nın oğlu Frank Sinatra, Jr’ın 1963 yılında kaçırıldığını ve oğlunun serbest kalması için baba Sinatra’nın fidyecilere 240.000 dolar ödediğini öğrendim. Dollartimes.com hesabına göre bu meblağ günümüz parasıyla yaklaşık iki milyon dolara denk geliyor. O zamanlar 19 yaşında olan küçük Frank için ödenen paranın çoğu kurtarılabilmiş (Kaynak: FBI).

 

Reklamlar
Categories: Diğer, Müzik, Tarih | Etiketler: , , , , , , , , , , | 4 Yorum

Çölde Bowles

“Çölde Çay” adıyla sinemaya uyarlanmış “Esirgeyen Gökyüzü” (The Sheltering Sky)  romanının yazarı Paul Bowles’ın aslında oldukça iyi eserlere imza atmış bir kompozitör olduğunu öğrendim. İlk romanı “Esirgeyen Gökyüzü” 1949 yılında yayınlandığında yani 39 yaşındayken birçok beste yapmış kişi olarak tanınmaktaymış. 1910’da gözlerini açtığı New York’tan, kitabını yazdığı yer olan Fas’ın Tanca kentine yerleştiğindeyse yıl 1947 imiş ve Bowles bir daha Büyük Elma’ya dönmemiş yani 1999 yılında ölene kadar Fas’ta yaşamış, o kültürün parçası olmuş.

Categories: Edebiyat, Kültür, Müzik, Sanat, Sinema | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

En Parlak

Uzaydan elde edilen görüntülere bakıldığında, dünyanın en parlak noktasının Las Vegas olduğunun gözlemlendiğini öğrendim. Kumarhane ve oteller şeridi ‘the Vegas Strip’in bu konudaki ünü sadece ışık bolluğundan değil ışık renklerinin çeşitliliğinden de geliyormuş. Çok ışıklı… Çok renkli… Çok ünlü… Çok çeşitli…

Kaynak: NASA Earth Observatory

Categories: Bilim, Coğrafya | Etiketler: , , , , , , | Yorum bırakın

Tasha Tudor

Dünyamızda Tasha Tudor adında bir çocuk kitapları yazarı ve çizerinin yaşamış ve göçmüş olduğunu öğrendim. Geçmişin debdebeli Tudor ailesiyle nedense pek bir ilgisi olduğunu sanamadığım hanımefendi 1915’te ABD’de doğmuş, teknolojiden fersah fersah uzak ve de son derece doğal bir ortam olan köy evinde, uzun etekleri ve çıplacık ayaklarıyla, sebzeleri, hayvanları, çiçekleri, resmettiği kitaplarıyla yaşamış. Doğal mı doğal ve de huzurlu mu huzurlu bir Tasha Tudor geçmiş bu hayattan. Yüze yakın yıl yaşamış olan Tudor, “‘Şimdi’de bulunamayacak hiçbir huzur yoktur” demiş gitmeden de. Ve daha neler söylemiş… 

Lütfen sanat eseri tadındaki fotoğraflarına bakmayı unutmayın. Öyküsünün tamamına ve muhteşem fotoğraflara şu siteden ulaşabilirsiniz: “Reçel karıştırırken Shakespeare okuyabilirsiniz

Ama resmi sitesi de şudur: Tasha Tudor & Family

Daha önce uzun yaşamanın formülünü verirken de Alice Herz-Sommer adında harika bir başka bayandan bahsetmiştim. Konu ilginizi çekiyorsa buyurun: Uzun Yaşamanın Şifresi Çözüldü

Categories: Edebiyat, Teknoloji | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , | 2 Yorum

100 Eşyayla Yaşamak

‘Yüz Eşyayla Yaşamak’ diye bir akım olduğunu öğrendim. California cangılında yaşayan Dave Bruno adındaki bir beyefendinin canına tak ediyor bir gün ve kendi kendine meydan okuyarak şöyle diyor: “Yüz adet eşya seçerek bir yıl boyunca sadece onları kullanacağım.” Amaç, gereksiz eşyalardan kurtulmak, lüzumsuz alışverişi engellemek, evde ve yaşantıda yer açmak. 2008-2009 yılları arasında gerçekleştirdiği bireysel proje, çevresine ve takipçilerine yayılıyor. İnsanlar kendi yüz eşyalık listelerini paylaşıyor sayfalarında filan. Derken öyle bir hâle geliyor ki Türkiye’de bile sosyal medya üzerinden halkı yüz eşya ile yaşamaya davet eden hesaplar açılıyor. Yani öyle olmuş. Bunca yıl bu modayı ben hiç fark etmemişim. Zaten toplamda yüz kadar eşyam olduğundan olsa gerek. Kitaplarımı tek tek saymazsak tabii.

Categories: Ekonomi, Güncel, Giyim | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , | 2 Yorum

Timsah Yiyen Kedi!

Timsahtan yapılma kedi maması olduğunu öğrendim! Bunu Değerli Oğuz Süzen’in “Kelimeler Hazır” başlıklı harika yazısında okuyunca şok geçirip nete davrandım. Gerçekten de sadece timsah da değil, kanguru, bizon, yılan balığından filan da mama yapılıyormuş. Görsellere rağmen yanlış anladığımdan öyle emindim ki konu hakkında bir sürü yazı okudum. Öğrendiğim ileri düzey saçmalıklar hakkında sayfalarca yazabilirim ve kimseyi kırmayacağımı garanti edemiyorum. Bu nedenle yazıyı burada kesmek daha hayırlı olacak sanırım… Kendimize ettik edeceğimizi, şu hayvanların dünyasını da altüst etmeden rahat edemeyeceğiz bir türlü… Göreceğiz bir gün hep birlikte de… Cık cık cık… 

Sadece şunu söylemeden geçemeyeceğim: Bebekliğimden beri bizim evimizde mutlaka en az bir kedi yaşamıştır ve yemekte biz ne yediysek aynısını yemişlerdir. Muzaffer İzgü’nün de kendi kedileri Tekir’i anlattığı bir konuşmasını anımsıyorum. Tekir’in günde iki zeytin yeme hakkı varmış sadece, yoksul evin diğer üyeleri gibi. Karpuz yeniyorsa karpuz yermiş. Kediciğin bir derdi olsa derme çatma evden rahatlıkla kaçardı zannımca. Yine tutamadım, söylendim yahu…

Bir kez daha öğrenince mutsuz olmuş olsam da bilgi için teşekkür ederim Oğuz Bey…

 

Categories: Doğa, Ekonomi, Teknoloji | Etiketler: , , , , , , , , , , , , | 11 Yorum

Arbaş’ın Ağrılı Aşkı

Seksenlerde Amerika’dan gelip sinema dünyamıza dalan Derya Arbaş’ın, “Dilan” filminin çekimleri için 1986’da gittiği Ağrı’da tanıdığı bir gence aşık olduğunu, çekimler bittiği gibi de Ağrılı bu delikanlıyla evlenip ABD’ye yerleştiklerini öğrendim. Tabii onsekiz yaşında tadılan bu aşk üç yıl sürmüş. Arbaş, bazı kaynaklarda aşiret reisi oğlu olduğu belirtilen Nihat Polat’tan 1989 yılında boşanmış.

Ah ne severdim rahmetliyi… Güzel gülüşlü insan, ışıklar içinde uyu ❤

Categories: Sinema | Etiketler: , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Hip Hop Bulvarı

Haziran ayında, Bronx’taki (New York) bir caddenin adının ‘Hip Hop Bulvarı’ olarak değiştirildiğini öğrendim. Kaynaklar, hip hop’ın burada doğduğunu, dolayısıyla da caddenin bu ismi sonuna kadar hak ettiğini belirtiyor.

Categories: Ülkeler, Kültür, Kutlama, Müzik, Seyahat | Etiketler: , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Makak Maymunu

Makakların da selfie çılgını olabildiğini öğrendim 😀 

İngiliz doğa fotoğrafçısı David Slater 2011 yılında Endonezya’dayken kendisine ait fotoğraf makinesi bir süre doğada yalnız kalıyor. Bu durum siyah makak maymunlarının bir sürü fotoğraf çekmesiyle sonuçlanıyor. Ancak bu fotoğraflar nette yayılınca Bay Slater telif hakkı istiyor. Bütün mizanseni ayarlayanın kendisi olduğunu belirtiyor. Bu yayılmaya katkı sağlamış mecraların başında gelen Wikipedia ise fotoğrafları çekenin kendisi olmadığını ve telif ücreti ödenmesine dair bir hakkı olmadığını savunuyor.

Belki fotoğrafı kaldırırım çünkü anlaşmazlığın devam etmesi gerekçesiyle the Guardian bile iki gün önce sayfasındaki resmi kaldırmış. Slater ise hiç parası olmadığı için birkaç hafta önceki duruşmaya katılmak üzere ABD’ye uçamamış.

Categories: Doğa, Ekonomi, Hayvan, Sanat, Teknoloji | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , | 2 Yorum

İşe Erken Gitsen Ölür müsün?

Jack Daniel’ın işe erken gittiği için öldüğünü öğrendim. Şöyle ki; Bay Daniel işe bir gün herkesten önce gidiyor, kargalardan bile önce ki biraz iş bitirsin kimse yokken. Ve fakat alması gereken evrak kasada. Bay Daniel öyle yapıyor böyle yapıyor, şifresini anımsayamadığı kasayı açamıyor ve sinirden küplere binerekten kasaya haşmetli bir tekme savuruyor. Kasa açılmıyor muhtemelen ama Jack Daniel’ın parmağı kırılıyor. Bu bölgede oluşan enfeksiyon zamanla yayılıyor, kan dolaşımını etkiliyor ve bacak ampute ediliyor. Fakat kangren yayılması önlenemiyor ve Sevgili Jack işe erken gittiği günden 5-6 yıl sonra (1911) kan zehirlenmesinden (sepsis) ölüyor.

Olayın yaşandığı yörenin halkı bu öyküden yola çıkarak bir söz geliştirmişler: İşe asla erken gitme! (Belki de gece yuvarlanan Jackler yüzünden işe hep geç kalanların ahı tutmuştur.)

Tennessee’de Jack Daniel Distillery turu yapanlar adam öldüren kasayı da görebiliyormuş. Kasa da kasa ama yani…

Categories: Mekan, Sağlık, Seyahat, Yiyecek | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , | 1 Yorum

Yoğurt Mucizesi

İngilizce öğrenmek için gittiği Amerika’da yoğurt devi haline gelen Hamdi Ulukaya’nın hızlı ve inanılmaz yükselişinin Harvard hocalarının da dikkatini çektiğini ve bu başarı öyküsünü inceleyerek derslerine taşıdıklarını öğrendim. Fortune’un yaptığı araştırmaya göre Chobani, ABD’de başlangıçtan bir milyar dolara en hızlı gelen şirket. Geride bıraktığı isimlere Google ve Facebook da dahil.

Bu arada Hamdi Bey geçen yıl tüm çalışanlarına sürpriz yaparak şirketinin yüzde 10’unu kendilerine armağan etmiş. Daha önce benzer bir güzelliği Nevzat Aydın Beyefendiden görmüştük (Bakınız ‘Örnek Patron‘).

[RomanyaHaber]

 

Kaynak:

Ulukaya’nın başarı öyküsünü kendinden dinlemek için: GündemSiyaset “Birgün bir baktım yoğurt fabrikası satılık”

Categories: Ekonomi | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Cafe X

Verilen kahve siparişlerini bir robotun yerine getirdiği ve hiç çalışanı olmayan bir kafe olduğunu öğrendim. San Francisco’da açılan kafede sadece bir koldan oluşan robot çalışıyor.

Categories: Ekonomi, Güncel, Mekan, Seyahat, Teknoloji | Etiketler: , , , , , | 1 Yorum

Zeytin

İzmir’den bir grup lise öğrencimizin kansere alternatif çözüm getirdikleri için Harvard Üniversitesi ve bazı Avrupa kentlerinden proje sunumu daveti aldıklarını öğrendim. İki yıldır projeleri üzerinde çalışan gençler, zeytin yaprağı gibi doğa armağanlarının kanser hücreleri üzerindeki etkilerini incelemiş ve bu bitkilerin kanserden korunmada da kanser tedavisinde de kullanılabileceği fikrine ulaşmış.

5 Haziran Dünya Çevre Günü kutlu olsun.

 

Haber: Sözcü, 17.03.2017

Categories: Bilim, Doğa, Güncel, Sağlık | Etiketler: , , , , , , , , , , , | 5 Yorum

Yaz Saati – Kış Saati

Yaygın kanının aksine, yaz saati-kış saati uygulamasının fikir babasının Benjamin Franklin olmadığını öğrendim. Franklin’in 1784’te kaleme aldığı satirik bir makalede “Parizyenler erken yatıp şafak vakti uyanmayı alışkanlık haline getirirse mum masrafını ciddi anlamda düşürebilirler” dediği için bu uygulamanın mucidi kendisiymiş gibi söylenirmiş.

Günümüzde yetmişten fazla ülkenin kullandığı uygulamanın ilk kimin fikri olduğundan emin olamadım çünkü değişik kaynaklarda değişik isimler anılıyor. Ancak bir konuda hepsi birleşmiş: Saati geri alarak ya da ileri alarak gerçekleştirilen haliyle gün ışığından daha fazla yararlanma uygulamasını (DST) ilk kez Almanlar kullanmış 1916 yılında, savaş kaynaklarına katkı sağlamak amacıyla. Tabii müttefiki Avusturya da kullanmış.

Yaz saati, kış saati, hani bunun ilk sahibi? 🙂

Kaynaklar: timeanddate.com & History.com

Categories: Ülkeler, Doğa, Ekonomi, Tarih | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , | 1 Yorum

9 Eşli Esneyen Adam

Apaçi Geronimo’nun kendi dilindeki isminin ‘Esneyen Adam’ anlamına geldiğini öğrendim. Ayrıca dokuz karısı olmuş haşmetli liderin. Bu iki bilgiyi birlikte okuyunca insanın aklına koalalar geliyor 🙂

Categories: Dil, Hayvan, Tarih | Etiketler: , , , , , | Yorum bırakın

Doğum Günüm

17 Nisan’ın hem Köy Enstitülerinin hem de Öğrenince Mutluyum’un doğum günü olduğunu biliyordum da, Dünya Hemofili Günü de olduğunu yeni öğrendim. Halikarnas Balıkçısı’nın da yaş günüymüş. Yüz dolardaki resmin sahibi Benjamin Franklin’in ve 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ise ölüm günü. Bir de Gabriel García Márquez’in…

Aslında tarihe bugün kaydolmuş volkanik patlama faciası dahil ilginç olaylar var. Yıl 1492: Kolomb’un sürekli batıya giderek Hindistan’a ulaşmaya dair çılgın projesinin finansmanına İspanya Kraliyetinden  onay geldi. Böylece tüm geleceği değiştirecek imzalar atıldı. 1961: Castro rejimini yıkmak için Küba’ya ‘Domuzlar Körfezi’ Çıkarması. 1969: Sovyet askeri müdahalesi ile Çekoslavakya Lideri Dubček görevinden uzaklaşmak zorunda kaldı. 1982: Kanada Anayasasının son hali Kraliçe II. Elizabeth tarafından imzalandı.

Hiç de komik olmayan bir şaka gibi ama 17 Nisan Suriye’nin de Fransa yönetiminden kurtuluşunu kutladığı Bağımsızlık Günü.

Geçen sene ilk yaş günümü kutlayışımın ardından bu blogu bitirmeye karar vermiştim. Bir ay hiç yazmadıktan sonra yeniden başladım ve Öğrenince Mutluyum’un 651. yazısını yayınladım şu an. İyi ki bitirmemişim. Öğrenmek ve öğretmek bana her zaman zevk vermiştir ama geçen yıldan bu yana blog üzerinden edindiğim dostluklar da ayrı bir güzel. Varlığınız ve destekleriniz için teşekkür ederim… Saygılarımla…

Doğum günümüz kutlu olsun!

İlk Yazım: 17 Nisan 2015

Categories: Ülkeler, Coğrafya, Edebiyat, Eğitim, Tarih, Teknoloji | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | 34 Yorum

Gerçekten Prensmiş

Geçtiğimiz yıl 21 Nisanda ölen şarkıcı Prince’in gerçek isminin Prince olduğunu öğrendim. Sahne adıdır sanıyordum. Bir caz piyanisti olan babasının sahne ismi ‘Prince Rogers’ olduğu ve de Minneapolis’teki gruplarının adı ‘the Prince Rogers Trio’ olduğu için, grubun şarkıcısı olan eşinden doğan oğluna da Prince deyivermiş. O da prens olmuş. Çocukken babasının şovlarını izlemeye bayılan Prince müzik kariyerine tabii ki babasının etkisiyle başlamış. Ama özel hayat kariyeri de babasının etkisiyle şekillenmiş. 12 yaşındaki Prince’i yatakta bir kızla yakalayan babası onu evden kovmuş. Hayatında en son o zaman ağlamış Prince, ama babası yumuşamayınca bir arkadaşının evine yerleşmiş, hedonist bir yaşama dahil olmuş (Daily Mail, 28.04.2016, Caroline Howe). Prince, hayatının son dönemini ise Yehova Şahidi olarak geçirmiş. Daha doğrusu, zaten öyle olduğunun farkına varmış (The New Yorker, 24.11.2008, Claire Hoffman). Onu bunu bilmem de, 1990’larda bir arkadaşımın abisi ABD’de Prince’e komşuydu ve kendisinin çok iyi bir adam, harika bir eş, tam bir aile babası olduğunu söylediğinde çok şaşırmıştım. Görünüş hiçbir zaman önemli olmamalı. Kimin ne olduğunu asla bilemiyorsunuz.

Categories: Müzik, İnanç | Etiketler: , , , , , | Yorum bırakın

Maaş 25 Katına Çıkınca…

New York’taki bir konservatuvarın başına geçme teklifi alan Çek besteci Dvořák’ın yurt sevgisinden ötürü işi geri çevirdiğini, ancak kendisine ABD’de verilecek olan maaşın Prag’da aldığının yirmibeş katı olduğunu duyunca mecburen kararından dönüp işi kabul ettiğini öğrendim. Gençlik yılları berbat bir fakirlik içinde geçmiş bir insan evladı için ayıp bir durum değil hani. 

 

 

Kaynak:
Burke, J. (2007). Twin Tracks: The Unexpected Origins of the Modern World. Simon & Schuster

Categories: Ekonomi, Müzik, Sanat | Etiketler: , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Dansın Güzelliğine Bak

John Travolta’nın Lady Diana ile dans ettiğini öğrendim. “Dansın asaletine bak” mı desem “dansın güzelliğine bak” mı bilemedim. Büyüleyici anlarmış… Onbeş dakika… Yıl 1985… Yer Beyaz Saray…
[Sanny dOG]

Categories: Diğer, Sinema | Etiketler: , , , , , , , | Yorum bırakın

Apaçi

Türk diline geçmiş ‘apaş’ diye bir sözcük olduğunu, kökeninin de Amerika’nın Apache yerlilerine dayandığını öğrendim. Kabilelerin dövüş becerileri ve azimlilikleri konusunda yaptığı ün romanlara konu olmuş ve böylece Parizyen topluluğun yaşantısını da etkileyerek, gözleri gibi koruyup sevip sakladıkları, pamuklara sardıkları dillerine bir sözcük daha girmesine neden olmuş: Apache (okunuşu ‘apaş’). Dolayısıyla da Türkçeye…

Fransızca kullanım şekli ‘haydut’, TDK’da verilen anlamı da ‘hayta’. EtimolojiTürkçe sitesine göre de ‘şehirli suç çetesi mensubu, serseri’ anlamına geliyor.

Categories: Dil, Edebiyat, Kültür, Tarih | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Yeşil Giymezsen Çimdiklerler

Aziz Patrick gününde yeşil giymeyenlerin neden çimdirildiğini öğrendim. Yeşil giyersen İrlanda cüce cinlerinin (Leprechaun) seni göremeyeceği düşünülürmüş. Cinler görebildiği herkesi çimdikleyeceği için, yeşil giymeyeni uyarmak isteyen kişiler sizi çimdiklermiş. Yani öyle veya böyle… 🙂

Tabii bunun aslında İrlanda ile ilgisi yok. Amerikan geleneği kendisi. St Patrick İrlanda’nın azizi olsa da onlar kimseyi çimdirmiyor ve hatta bu günün Amerika’da çılgınca kutlanmasını yadırgıyorlar biraz.

Geçen yılki yazım için: Aziz Patrick

Categories: Ülkeler, Kültür, Kutlama | Etiketler: , , , , , | Yorum bırakın

Değerli Domuzcuk

Danimarka’daki domuz nüfusunun insan nüfusundan fazla olduğunu öğrendim. 5.5 milyon civarı insan yaşayan ülkede bilinen domuz sayısı 24 milyon (bazı kaynaklar 13 milyon dese de aradaki farkın büyük olduğu net).

Bu arada 1 Mart günü ABD’de Ulusal Domuz Günü olarak kutlanır. Kutlu olsun! 😀

 

 

 

 

Kaynak: wiseGEEK

Categories: Ülkeler, Ekonomi, Hayvan, Kutlama | Etiketler: , , , , , , , | Yorum bırakın

Först Leydinin İzmirli Eşi

Kennedy’nin hanımı Jackie ile evlenmiş Yunan işadamı ve armatör Aristotle Onassis’in İzmirli olduğunu öğrendim. Mübâdil imiş.

Categories: Tarih | Etiketler: , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

FDR

ABD’nin dört kez seçilmiş tek başkanı olan Franklin D. Roosevelt’in aynı zamanda Birleşik Devletler’in fiziksel engelli tek başkanı olma özelliğine de sahip olduğunu öğrendim. Engelli başkanı olmuş olan herhangi başka bir ülke var mı bilmiyorum aslında.

Categories: Ülkeler, Tarih | Etiketler: , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Neredeki Kahire?

Amerika’da da bir Cairo olduğunu öğrendim. Hatta bir de değil, beş tane. Ben Georgia’dakini öğrenmiştim ama haritada arayınca ABD’de beş Cairo gösterdi. Neyse, Georgia eyaletinde bulunan kentin adını Mısır’ın başkenti Kahire’den aldığı söyleniyor. Bilmeyenler için ekleyelim, Kahire’nin İngilizcesidir Cairo.

Categories: Coğrafya, Seyahat | Etiketler: , , , | Yorum bırakın

Çünkü O Madonna

Madonnacım hakkında soruşturma açıldığını öğrendim. Trump taraftarları şarkıcıyı terörist ilan etmiş bile. Şaşırmadım. Madonna şaşırmış ama. Birkaç gün önce Washington DC’de düzenlenen Kadınlar Yürüyüşü adlı protesto gösterisinde yaptığı konuşmada sarf ettiği sözlerinin tamamının değerlendirilmediğini, sadece bir kısmının ele alınarak yanlış karara varıldığını düşünüyor. Aslında tamamen bir sevgi devriminden bahsettiğinin altını çiziyor. Bunun üzerine konuşmasını dinledim tabii. Tam olarak şöyle diyor kendisi: “Bu seçimi kazanan ‘iyi’olmadı. Ama eninde sonunda kazanan ‘iyi’ olacak….. Kızgınım. Kaç kere düşündüm Beyaz Sarayı havaya uçurmayı. Ama biliyorum ki bu hiçbir şeyi değiştirmez.” Ardından Auden’in bir şiirinden alıntı yapıyor: “‘Birbirimizi seveceğiz ya da öleceğiz.’ Ben sevmeyi seçiyorum.” Ve ahali Madonna’nın sözlerini tekrarlıyor: “Sevmeyi seçiyoruz!” Yani öfke yerine ümit beslemeye başlamayı seçtiklerini haykırıyorlar. Ama tabii anlamak istemeyen kafalar bu gibi konularda diretiyor. Trump taraftarları almış ele düşmüş yola, “Obama hakkında böyle bir yorum yapılsaydı çok büyük gürültü kopardı” diye. Kopar mıydı bilmiyorum. Madonna’nın ‘bir metafor’ olarak değerlendirdiği bu sözlerle ilk dalga geçen kişi Obama olurdu gibi geliyor bana da. Ama küfür konusu, ne yalan söyleyeyim bana da pek hoş gelmedi. Dobra dobra “fuck you” diyor Madonna. Hoş, bu sözcüklerin artık pek de yadırganmadığı bir ülke gibi görünüyor ABD. Yine de, karşı olduğunu ifade etmenin daha dolaylı yollarını tercih ediyorum ben. Ama tabii burada çılgın bir şarkıcıdan bahsediyoruz, benden değil. Vakti zamanında kilisenin aforoz attiği bir fenomense kendisi küfür de eder. Çünkü o bir kürk mantolu Madonna…

Categories: Güncel, Müzik, İnanç | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Amerika’da Araba Yasağı

ABD’nin Michigan eyaletinde bulunan Mackinac adlı kentte (bir ada) 119 yıldır süregelen bir araba yasağı olduğunu öğrendim. Adada araba sürülemiyor. Hatta motora da binilemiyor. İzin verilen ulaşım yolları sadece bisiklet, paten ve at arabası. Yürüyebilirsiniz de tabii. Şehir merkezinde paten de yasakmış. Kışın snowmobile denen kar araçlarına izin veriyorlarmış. Yerleşeceğim yeri buldum galiba!

 

 

Adanın resmi web sitesi: mackinacisland.org

Eyalet web sitesindeki bağlantısı: michigan.org

Resimlere bakabileceğiniz bir site: mightymac.org

Categories: Ülkeler, Doğa, Seyahat, Teknoloji | Etiketler: , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Hammerhedd

Kansas City’de üç çocuktan oluşan bir grubun Metallica parçaları çalarak sokak konserleri verdiğini, yoldan geçen bir kadın delikanlıların gösterisini çekip Internette paylaşınca bir şekilde gerçek Metallica’nın da haberdar olduğunu ve delikanlıların videosunun Metallica grubunun sosyal medya hesabında paylaşılması üzerine kardeşlerin olağanüstü performansını bir gecede milyonların izlediğini öğrendim. Metallica’nın da çocuklara hayran kalması oğlanları mest etmiştir herhalde ama anneleri durumdan çok rahatsız olarak videonun yayılmasını önlemeye çalışmış filan yazık. Amerika’nın çok ünlü televizyon şovlarından gelen teklifleri reddetmiş. Bu saatten sonra duyulmamaları mümkün mü? Bence değil. Umarım müziği hiç bırakmazlar. Harikalar. Benim gibi Metallica-severseniz mutlaka bir göz atın şu yarım saatlik müzik şölenine: Hammerhedd Videosu

Bu arada, kısa bir süre gitar dersi alan bir kardeş dışında hiçbiri ders almamış, evde kendi kendilerine öğrenmişler. Yetenek işte.

Kaynak: Lisa Gutierrez, The Kansas City Star, 19 Eylül 2016

Categories: Güncel, Konser, Müzik, TV | Etiketler: , , , , , , , , , , , | 4 Yorum

John Amcanın Kulübesi

Dallas’ın ortasında, kentin kurucusuna ait olduğu iddia edilen bir kulübe durduğunu öğrendim. 1841’de John Neely Bryan’ın inşa edip içinde yaşadığı kulübe mi bu yoksa sadece bir replikası mı olduğu konusunda her kaynak farklı bir şey söylüyor ancak koca binaların arasında gülümseyen kulübe her halükarda o yılların mimarisini ve yaşantısını gösteriyor ve Dallas’ın tohumlarının atıldığı yapıyı akılda tutmanızı sağlayarak Amerikan tarihine dair bir fikir veriyor, tarihe tanık olma heyecanını yaşatıyor. Ama onu kaldırsınlar oradan bence. Oraya ne güzel kocaman bir aveemee yapılır 😉

İleri Okuma: Phorum Dallas History

Categories: Kültür, Seyahat, Tarih | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Memphis

Martin Luther King’in Memphis’de öldürüldüğünü öğrendim. Yani dünyaya Elvis Presley gibi bir kralı kazandıran kent bir başka kralı da aramızdan almış. Martin Luther King Günü kutlu olsun 😦

Categories: Kutlama, Müzik, Tarih | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: