Seyahat

Yurda Dönen Boğa

Bir şekilde yurt dışına çıkarılmış tarihi eserlerimiz arasında yer alan bir boğa figürünün ülkemize iade edildiğini öğrendim. İ.Ö. 3000-1000 arası bir zamandan kalan eseri Avusturyalı bir turist 1963 yılında tatile geldiği Antalya’da küçük bir dükkandan satın almış. 2015 yılında da kargo ile Antalya Müze Müdürlüğüne yollamış.

Categories: Antalya, Kültür, Seyahat, Tarih | Etiketler: , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Van – Tatvan

Tatvan – Van arası feribot yolculuğunun dört saat sürdüğünü öğrendim.

Gezinin detaylarını Hakan Özcan’ın blogundan okuyabilirsiniz: Uzaklara Yolculuk

Categories: Seyahat | Etiketler: , , , , , , , , | Yorum bırakın

Pembe Göl

Avustralya’nın batısındaki Middle Island adlı adada şeker gibi pembe bir göl olduğunu öğrendim: Lake Hillier.

Categories: Coğrafya, Doğa, Seyahat | Etiketler: , , , , , , , , , , , | 1 Yorum

Lurlu Meydan

‘Lur’ isminde bir müzik aleti olduğunu öğrendim. Günümüzde, Danimarka’nın ulusal enstrümanı muamelesi gören İskandinav kökenli bu üflemeli çalgının mağara duvarlarında resmedildiğini gösteren fotoğraflar var. Bronz çağa ait olduğu düşünülüyor. Kopenhag’ın ünlü ‘Belediye Binası Meydanı’ Rådhuspladsen’da da lur çalan adamlar heykeli yükseliyor.

 

 

 

Categories: Kültür, Müzik, Seyahat, Tarih | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Atatürk Nazilli’de

Açılışını Atatürk’ün yaptığı ilk ve son fabrikanın Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası olduğunu öğrendim. Tabii ki bu fabrika Sümerbank’ın da ilk fabrikası. Kuruluşu çok kısa bir sürede Nazilli’nin çehresini değiştirmiş, gerek ekonomik gerekse sosyal ve kültürel anlamda canlılık kazanmasını sağlamış ve çağdaşlaşmasına katkıda bulunmuş. Halk operayı-tiyatroyu tanımış. Nazilli’nin ilk hastanesi bile Sümerbank tarafından yapılmış. 1937’de fabrikanın açılması kadar 2002’de kapanması da Nazilli’de hayatı değiştirmiş.

Sümerbank emeklisi İlhan Öden’in fabrikayla ilgili yazılarını paylaştığı blogunda verdiği kısa özgeçmişi her şeyi özetler gibi: “Nazilli Basma fabrikası lojmanlarında dünyaya geldi. Sümer ilkokulunu, Sümer ortaokulunu ve endüstri meslek lisesi tesfiye bölümünü bitirdi. Ekmeği, elektriği, suyu, önlüğü, donu, pijamaları Sümerbanktandı. İlk filmini Sümerbank sinemasında, ilk tiyatroyu ve ilk konseri Sümerbank salonunda, ilk maçını Sümerbank futbol sahasında izledi, Sümersporda futbol, voleybol ve basketbol oynadı. … ” O güzelim basmaları yeniden basma hayalini hep canlı tutan ve bu uğurda tek başına büyük çabalar harcayan Sayın İlhan Öden harika bir de video hazırlamış:
[İlhan Öden]

‘Gıdı gıdı’ dedikleri tren de işçileri taşırmış ve tabii o da yıllar önce yatırıldığı kenarda beklerken bir süre önce bakım görüp arada nostalji turları atmaya başlamış.

[Ali Turunç]

**********************************************************

Kaynaklar:
Nazilli Belediyesi

İlhan Öden: Blog & Facebook

 

İleri Okuma: İşte Atatürk

 

Categories: Ekonomi, Kültür, Sanat, Seyahat, Spor, Tarih | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Güneşin Adası

Rodos’a ‘Güneşin Adası’ dendiğini öğrendim. “Berrak gökyüzü, turkuazdan laciverte bir renk skalası sergileyen denizi, yüksek dalgalarıyla ve neredeyse her zaman güneşli oluşuyla bu ismi zaten hak ediyor” diyor Glimpses of the World ve ekliyor: “ama bu ismi almasının tek nedeni bu değil elbet.” Yunan mitolojisine dayanan öyküyü bu blogdan aktarıyorum:

“Zeus, devleri yenip de yeryüzünün efendisi olunca, dünyayı Olympos’un görkemli tanrıları arasında pay etmeye karar verir. Ancak paylaştırma işini gece yaptığı için ve Güneş Tanrısı Helios tabii ki o sırada orada olmadığı için, bu tanrının ismini de dahil etmek kimsenin aklına gelmez. Dolayısıyla bölüşüm işleminin dışında bırakılmış olur ve kendine ait toprak elde edemez. 

Sabah Zeus’a varır ve bu adaletsizlikten yakınır. Kendisi Zeus’un favorilerinden olduğu için ‘denizden gelecek ilk kara parçası’ ile ödüllendirilme sözü verilir. Konuşurlarken derin mavi sulardan çok güzel, çiçeklerle bezeli bir ada belirir.
Mutlulukla dolan Helios, adayı kendi aydınlığıyla yıkar ve Ege Denizinin en sevimli adalarından birine çevirir. Deniz Tanrısı Poseidon’un kızı Rodos’u görür görmez güzelliğine vurulduğu için bu peri ile evlenir ve topraklarına yerleştirir.”

Kaynak: Glimpses of the World

Categories: Kültür, Seyahat, İnanç | Etiketler: , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Cafe X

Verilen kahve siparişlerini bir robotun yerine getirdiği ve hiç çalışanı olmayan bir kafe olduğunu öğrendim. San Francisco’da açılan kafede sadece bir koldan oluşan robot çalışıyor.

Categories: Ekonomi, Güncel, Mekan, Seyahat, Teknoloji | Etiketler: , , , , , | 1 Yorum

Didgeridoo

Aborjin kökenli didgeridoo adlı üflemeli çalgının nasıl yapıldığını öğrendim. Termit karıncalarının oyup içini boşalttığı ağaç dallarından yapılıyormuş. Tabii bunlar geleneksel olanları. Yoksa herhangi bir boruyla da çalışılabilir, iş ki öncesinde o egzersizleri yapıp o sesleri çıkarabilecek kıvama gelelim 🙂

[RamasHederas]

Categories: Doğa, Hayvan, Kültür, Müzik, Seyahat | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Ağla Bebek Ağla

Japonların her yıl ‘Nakizumo’ adında bir ‘bebek ağlatma yarışması’ düzenlediğini öğrendim. İki sumo güreşçisinin kucağına alıp ağlatmaya çalıştığı bir yaşından küçük bebeklerden hangisi önce ağlarsa o kazanıyor. Aynı anda ağlarlarsa daha yüksek sesle ağlayan kazanıyor. Bu gelenek 400 yıldır devam ediyormuş ve bunu bebekler gelecekte sağlıklı olsun diye yapıyorlarmış.

[Ronin Dave]

Categories: Etkinlik, Kültür, Seyahat, İnanç | Etiketler: , , , , , , , | 4 Yorum

Şeytan İşi Mangal

Et pişirme işini volkan ateşinde gerçekleştiren restoran olduğunu öğrendim. İspanya’ya bağlı Kanarya Adalarından Lanzarote’de bulunan Timanfaya Milli Parkında uyumakta olan volkanik dağın üzerine inşa edilmiş El Diablo Restoran belli ki barbekü işini ucuza getirmiş ve onlarca yıldır jeotermal ısıyla et pişirmekte. [Kaynak: DailyMail]
[Martin Allen]

 

Uzmanlar, en son 1824 yılında patlamış olan Ateş Dağının güvenli olduğunu belirtmiş. Halkı da ateşle yaşamaya alışmış belli ki. Videolardan gördüğüm kadarıyla restoran çalışanları müşteriler için ateşli gösteriler yapmaktan çekinmiyor.

[Isabel García]
 

Categories: Coğrafya, Doğa, Mekan, Seyahat, Yiyecek | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

İtalyan Kahvesine Saygı

2018 yılında İtalya’da da Starbucks açılacağını öğrendim. Hem de Milan kent merkezindeki tarihi posta binasında hizmete girecekmiş. Aslında zincirin bugünkü konseptinin temelini yıllar önce yapılan bir Milan gezisi atmış. Yani fikri İtalyan kahve evleri vermiş. Dolayısıyla İtalya’da da bir Starbucks açmanın neden otuz yıldan daha uzun bir zaman sonra anca gerçekleştirileceği sorulmuş yetkililere. Verilen yanıt şu: “İtalyan halkına ve kahve sanatı üzerine şekillenmiş zengin kültürel miraslarına duyduğumuz derin saygıdan.” Türk kahvesine ve kültürüne ve halkına ve mirasına neden duyamamışlardı acaba aynı saygıyı da 2003 yılında pazarımızda yerlerini almışlardı?

Kaynak: NPR The Salt, Lucia Maffei, 28.02.2017

Ayrıca tarihçesine, hangi ülkede ne zaman şube açtıklarına buradan bakabilirsiniz.

Categories: Ülkeler, Ekonomi, Güncel, Kültür, Mekan, Seyahat, Yiyecek | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | 2 Yorum

Kırmızı Duvar

İspanya’da “La Muralla Roja” adında bir yer olduğunu öğrendim. Alicante’ye bağlı Calpe’de bulunan, bolca duvardan, basamaktan ve renkten oluşmuş La Manzanera yerleşkesinin bir parçası olan La Muralla Roja, Internetteki otel-pansiyon arama sitelerinden ulaşıp kalabileceğiniz bir yer. La Muralla Roja, İspanyolcada kırmızı duvar demek, ama içinde bulunduğu bina sadece kırmızı duvarlardan oluşmuyor. Kırmızının, mavinini, leylağın oynaştığı labirent gibi bir kaleye benzeyen yapı, bu haliyle ‘street jumper’ denen sokaklarda atlayıp zıplayarak dolaşan gençlerin de gözdesi.

Daha fazla fotoğraf için: Arch Daily

Categories: Seyahat, Spor | Etiketler: , , , , , , , , | Yorum bırakın

Gakgo

Elazığlılar için gakgoş dendiğini öğrendim. Yiğit, mert, babayiğit, dürüst, delikanlı anlamına gelirmiş. Harput dolaylarında erkek kardeşe hitap ederken söylenegelen gakgo sözcüğünden türemiş. Akrabalar arasında kıymet verilen büyükler, saygı duyulan erkek figürler için kullanılırmış ama tanımadığına seslenirken de söylenebilirmiş. O zaman da size saygıyla yaklaşıldığını gösterirmiş. Kelimenin gakgoş halinin popüler kültür bozması olduğunu gören de var tabii. Doğrusu gakgodur diyenlere kulak vermeli sanırım. Kendi kültürleri ne de olsa. Gakgolara selam olsun.

Categories: Dil, Kültür, Seyahat | Etiketler: , , , , , , , , , , | 1 Yorum

Yeni Tanıştık

Süryani şarabının çok lezzetli olduğunu öğrendim.

Categories: Kültür, Seyahat, Yiyecek | Etiketler: , , , , , , , | Yorum bırakın

İshak Paşa Sarayı

Îshak Paşa Sarayı’nın merkezi ısıtma sistemi kullanılmış bir saray olduğunu öğrendim. Yapımına 1685 yılında başlanıp 99 senede tamamlanmış bina Ağrı Doğubeyazıt’tadır.

Categories: Seyahat, Tarih | Etiketler: , , , , , , , | Yorum bırakın

Daktilodan Bilgisayara Hepkon

Seferihisar’a heykeli dikilmiş olan Necat Hepkon’un kim olduğunu öğrendim. Hepkon hayırsever bir işadamı imiş ve Seferihisar’a çok hizmetler vermiş. Hastane, üniversite ve okullar açmış. Adliyede artık daktilo kullanılmasın diye kendilerine bilgisayarlar ve yazıcılar bağışlamış. Okullara da onlarca bilgisayar armağan etmiş. Eğitimi çok önemsediği belli olan Hepkon bir sürü öğrenciye de burs vermiş. Belediye Başkanı Tunç Soyer ve Seferihisarlı da bu hizmetleri esirgemeyen işadamını ölümsüzleştirmek için anıt heykelini dikmiş. 

 

 

 

Kaynak: Haber Ekspres, 18.09.2012

Categories: Eğitim, Seyahat, Teknoloji | Etiketler: , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Lüks Cezaevi

İstanbul’daki lüks bir otelin, geçmişte yazın dünyamızın önemli isimlerinin yattığı Sultanahmet Cezaevi olduğunu öğrendim.

 

Cezaevi’nin yürek burkan öyküsünü Sevil Okay‘ın kaleminden okuyun. Ve Sultanahmet’te dolaşırken bastığınız yerin altında neler yatıyor olabileceğini…

 

Categories: Edebiyat, Kültür, Seyahat, Tarih | Etiketler: , , , , , , , , , , , | 2 Yorum

Arapapıştı

Arapapıştı isminde bir kanyonumuz olduğunu öğrendim. Aydın taraflarından geçerken yol boyu adını görüp bir türlü okuyamadığım, daha doğrusu okuyup da yanlış okuduğumu sandığım Arapapıştı’yı eve dönünce araştırdım. Gerçekten ismi Arapapıştı olan bir kanyonumuz var! Videolara baktım, oldukça da güzel görünüyor.

Tam açılışının üstüne oradan geçtiğimiz için her yerde açılış duyurusu varmış meğer. Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu da gazetecilere kanyonu gezdiren teknenin kaptanlığını yapmış ara ara. Hepsi iyi hoş da… güzelliği hayranlık uyandırıcı da… kanyonda kaya mezarı bulunması filan son derece heyecan verici de… isim sadece Arabı değil herkesi apıştıracak cinsten…

Categories: Coğrafya, Ekonomi, Güncel, Kutlama, Seyahat, Tarih | Etiketler: , , , , , , , , | 5 Yorum

Bisikletçi Kahvesi

İzmir’de bir dağ köyünde bisikletçi kahvesi olduğunu öğrendim. Seferihisar merkezinden ayrılıp Orhanlı-Kuyucak-Menderes yolunda ilerlerken bolca karşımıza çıkan bisikletçilerin bir köy kahvesinde konuşlandıklarını gördüm. Son saniyede isminin ‘Bisikletçi Kahvesi’ olduğunu okuyabildiğim mekan hakkında daha fazla bilgi edinemedim araba içinde olduğumdan. Ama fikre bayıldım.

Bu arada İzmir’in ulaşım ağının genişliğine de hayran kaldım. Yukarıda bahsettiğim güzergah boyunca belediye otobüsü durakları vardı ve yollarda otobüs bekleyen vatandaşlar bana Avrupa köylerinde gezdiğim hissi verdi.

Categories: Doğa, Mekan, Seyahat, Spor | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Bademler Köyünden Selamlar!

İzmir-Urla’daki Bademler Köyü’nde bir tiyatro binası olduğunu öğrendim. Hem de yeni değil. El birliğiyle yaptıkları tiyatro binasının açılış yılı 1969 olsa da oyun sahnelemeye başlamaları ondan çok çok yıllar öncesine gidiyormuş.

Birkaç yıl önce de Türkiye’nin en temiz köyü seçilmiş. Ama zaten araştırırken öyle özelliklerini öğrendim ki, bu muhteşem köyü görmek şart oldu. Dolayısıyla işte şimdi Bademler’deyim!

 

Detaylı Gezi Yazım için: ozlemsoydan.wordpress.com (Bademler, Teos, Sığacık)

Categories: Sanat, Seyahat | Etiketler: , , , , , , , , | 4 Yorum

Basında Cahil İnekler

İyi bilinen bir medya kuruluşunun yayınladığı Cahillikler Köşesinde yanlış bilgilere de yer verebildiğini öğrendim. Dün, yaz saati-kış saati uygulamasının mucidinin Franklin olduğunu söylemiş olmalarına şaşırmıştım. Bugün de, manyetik duyarlılık üzerine yapılan bir araştırmaya kafalarınca sonuç yazmalarına hayret ettim. Google Earth’ten elde edilen görseller, otlayan ya da dinlenen sığırların vücutlarını kuzey-güney doğrultusunda hizalayarak durduklarını gösteriyormuş. Yani başları ya kuzeye bakıyor, ya da güneye. Basın kuruluşumuz ise pusulasız kalırsak ineklere bakarak kuzeyi bulabileceğimizi belirtmiş rahat rahat. Holy Cow!

Araştırmanın detayları: Elizabeth Mitchell, BBC News, 25.08.2008

Categories: Bilim, Doğa, Hayvan, Seyahat, Teknoloji | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

225 Metreden Manzara

Artvin’de cam seyir terası olduğunu ve yerden yüksekliğinin 225 metre olduğunu öğrendim. Keyifli olmaz mıydı o camdan aşağı bakmak? 😀

Öğrettiğiniz için teşekkür ederim DreamWorks08  (Fotoğraflarını ve detaylı bilgiyi bu blogda bulabilirsiniz)

Categories: Doğa, Seyahat | Etiketler: , | 2 Yorum

Şarap Çeşmesi

İtalya’da ve İspanya’da şarap akan çeşmeler olduğunu öğrendim. İspanya’daki daha eski. Hristiyan hac rotası olan ‘El Camino de Santiago’ yolunda yer alan Irache Manastırı’nın oradaki şarap üreticisi firma sunuyor. Uzun bir yol yürüyen hacı adaylarının susuzluğunu gidermek için düşünülmüş. Tabii ki bedava. İki çeşmenin birinden su, diğerinden kırmızı şarap akıyor.

İtalya’daki iyiliksever bağ sahibi ise Ortona’da: Dora Sarchese. Orası da hac yolunda bulunuyor. Yedi gün yirmidört saat emre amadeymiş. Bu cömertliği suistimal etmedikleri sürece herkesin içebileceğini belirtmişler. “Naaptın Hacı!” dedirtmeyecek kadar yani.

[Carlotta Balena]

Categories: Ülkeler, Coğrafya, Kültür, Seyahat, İnanç | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , | 5 Yorum

Topic: Despina

Madam Despina’nın kim olduğunu öğrendim. Dünya güzeli bir dostumun en sevdiği şarkı olduğu için duymuş olduğum Sezen Aksu şarkısında geçermiş ismi. Ancak her dinlediğimizde kurulu bir masada ‘güzel’ olmakla meşgul olduğumuz için anlamazmışım ne dediğini. Bir tek “yine mi güzeliz” kısmını duyardım. Ne bileyim.

Despina Hanım Türkiye’nin ilk kadın meyhane işletmecisiymiş. Hem de herkesin sevdiği iyi bir işletmeciymiş. Ama sağlam da kuralları varmış hani. İstemediği adamı mekanına sokmazmış filan. 1946’da ilk yerini açmış. 2006 yılında öldüğünde mezarına şarap dökülmüş, sevdiği parçalar çalınmış (Hürriyet). Kendisi gitse de halen varlığını sürdüren ve okuduklarımdan anladığım kadarıyla bir kültür mirası denebilecek son meyhanesinde ise vasiyet ettiği üzere dekorasyon dahi değiştirilmiyormuş. Akıllı kadınmış belli ki. Rum usulü pilakisi, yaprak ciğeri, aşçısı, garsonları ve muşamba masa örtüleri hep aynıymış. Gerçi son yıllarda yorum yazan sözlük yazarları pek beğenmemiş mezelerini.

Şarkıda geçen ‘topik’ de bir Rum mezesiymiş meğer. İngilizcede ‘topic’ ‘konu’ anlamına geldiği için -ki çocuklar çok güler öğretmenleri topic deyince- ben onu Sezen’in söz yazmadaki şakacı tavrına vermiştim oysa. Konu mu bitti? Canın sağolsun hesabı… Biliyorum, çok saçma. Zaten şarkının sözlerini de Sezen değil Meral Okay yazmış. Çünkü kendisi de Kurtuluş son duraktaki bu salaş meyhanenin müdavimiymiş.

Öğrettiğin için teşekkür ederim Dünyalı Deli… İstanbul’a gittiğimde nereyi görmek için tutturacağım belli oldu. 🙂

Kur masayı Madam Despina
Kirli beyaz muşamba örtüleri ser
Çek sediri asmanın altına
Yanında bir ince Müzeyyen Abla
Yine mi güzeliz, yine mi Çiçek?
Hamdolsun
Taze mi bitti topik
Canın sağ olsun
Amanın yine mi güzeliz, yine mi çiçek?
Hamdolsun
Altınbaş kadehe yağ gibi dolsun
Gece çok genç arzular şelale
Haber etsek o yare
Gelse Bomonti’den
Şereflendirse bizi
Olsak teyyare

[Futca G]

Categories: Kültür, Müzik, Mekan, Seyahat, Yiyecek | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | 4 Yorum

Zalipie

Polonya’da Zalipie adında süslü evlerden oluşan masalsı bir köy olduğunu öğrendim. 

 

 

Öğrettiğin için teşekkür ederim Ruşyena

 

Categories: Ülkeler, Seyahat | Etiketler: , , , , | 2 Yorum

Lesbian

Denizlerin değerli komutanı Barbaros Hayreddin Paşanın Midilli’de doğduğunu öğrendim. Doğal olarak kardeşi Oruç Reis de bu adada doğmuş. Bunu bilmiyordum. Merkezi Midilli olduğu için bizim öyle isimlendirdiğimiz, ama aslında Yunanca adı ‘Lesbos’ olan bu adayı biz hep şair Sappho ile özdeşleştirmişizdir oysa. Kendisi Lesbos’da doğduğu için ‘Lesbian’ yani Lesboslu olarak anılmaktadır. Sappho’nun öyküsünü bunca insanın bilmesi güzel tabii ama keşke biz bu adayı Kaptan-ı Deryamızın memleketi olarak da öğrenebilseymişiz. Sonuçta Avrupalının Akdeniz’i titreten bir Osmanlı paşasını değil Sappho’yu ön plana çıkarması normal de bizim tarihimizi daha iyi bilmemiz gerekiyor. Geçmişimizi bilelim de, sonra yine “savaşma seviş” diyebiliriz. Bob Marley şarkısında geçtiği gibi yani: “Tarihini bilirsen nereden geldiğini bilirsin. Böylece ‘kim olduğumu sanıyorum ben’ diye bana sorman gerekmez”

 

Categories: Dil, Eğitim, Kültür, Müzik, Seyahat, Tarih | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , | 2 Yorum

Ja, Ja Ja, Jaja ya da Jajaja

‘Jaja’ sözcüğünün bazı dillerde ‘yumurta’ anlamına geldiğini öğrendim. Hırvatlar, Sırplar, Boşnaklar, Karadağlılar ve hatta Lehler yumurtaya ‘jaja’ diyor (okunuşu ‘yaya’). Argo anlamı da var.

Bildiğiniz gibi ‘ja’ Almancada ‘evet’ anlamına gelir (okunuşu ‘ya’). “Ja ja” biçiminde söylerseniz, “heee, tabii tabii, görürsem söylerim” gibi bir anlamı vardır. Örneğin arkadaşınıza bir şeyi çabuk yapmasını söylüyorsunuz ya da borç istiyorsunuz, “ja ja” diyebilir. Almansa der tabii 🙂

İspanyol dili ülkelerinde ise “jajaja” bizdeki “hahaha” anlamına geliyor ve zaten öyle okunuyor. Yani gülme efekti. Ja’sını istediğiniz kadar uzatabilirsiniz doğal olarak. Bu iki harfe tüm dünyanın bu kadar değer vermesi de komikmiş hani. Jajajajajajaja

Categories: Ülkeler, Dil, Seyahat, Yiyecek | Etiketler: , , , , , , , , , , , , | 2 Yorum

Şengen

Schengen’in Lüksemburg’da bir kasaba olduğunu öğrendim. 1985 yılında bazı ülkeler bu kasabada bir araya gelerek bir anlaşma imzalayıp bir nevi sınırları kaldırdıkları için şengen ismi verilmiş vizelerine de.

Kaynak: Sami KILIÇ, Olmadı Gezeriz (Schengen vizesi ve nasıl alınabileceği hakkında çok daha detaylı bilgi almak isterseniz mutlaka ziyaret edin.)

Categories: Ülkeler, Coğrafya, Dil, Seyahat, Teknoloji | Etiketler: , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Marula Hayır

Yezidilerin (ezidilerin) marul yemediklerini öğrendim.

 

 

 

 

 

 

Yezidiler hakkında daha detaylı bilgi için: MIDER

Categories: Kültür, Seyahat, Yiyecek, İnanç | Etiketler: , , , | Yorum bırakın

Deveye Diken

Başka hayvanların burun kıvırıp yanından geçip gidebileceği dikenli bitkileri develerin yiyebildiğini ve hatta yediğini öğrendim. Aslında buna uygun bir ağız yapısıyla dizayn edilmiş develer deri ve kemik dahil bulduğu birçok şeyi yiyebilirmiş (zehirli bitki değil ama). Hatta çölde karşı karşıya olduğu yiyecek kıtlığı durumu ileri düzeydeyse sahibinin çadırını tırtıklamaya bile başlarmış.

Livaneli, Z. (2017). Huzursuzluk. İstanbul: Doğan Kitap

Kaynak: Calamunnda Camel Farm

Categories: Bilim, Dil, Edebiyat, Hayvan, Seyahat | Etiketler: , , | 2 Yorum

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: