Hayvan

Karıncalar Evimi Yer mi?

‘Beyaz karınca’ da denen termitlerin aslında karınca olmadığını öğrendim. Örneğin termitlerin antenleri düz, karıncalarınsa dirsek gibi kıvrımlı olurmuş. Termitlerin gözü ve beli olmazmış. Ayrıca ‘marangoz karınca’ gibi bazı karınca türleri ıslak/çürümüş odunda yaşıyor olsa da o odunu yemezmiş. Marangoz karıncalar evinizde bir şekilde hasar görmüş ahşaba yuvalanabilir ama yuva yapmak için oydukları tahtayı yiyemez, yuvanın dışına atarlarmış. Oysa biliyoruz ki kuru odun termitleri ahşap yer. Dolayısıyla eve ciddi zarar verebilir. Önlem alınmazsa marangoz karınca da zarar verir elbet (işçilikleri termitler kadar hızlı olmasa da) ama en azından tespiti mümkün. Oda kapıları gibi evin ahşap kısımlarının altında talaş görülüyorsa bir marangoz karınca tehlikesi söz konusu olabilir örneğin. Üstelik bir de kapının o kısmına vurduğunuzda değişik bir ses geliyorsa!

Yani cevap: Hayır, karıncalar evinizi yemezler, ama sevimsiz bir şekilde zarar verebilirler 😀

Not: Termitler ve karıncalar doğal düşmanmış.

Reklamlar
Categories: Doğa, Hayvan | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Uçma Uçma Böceğim, Kal

Uğur böceğine neden bu ismin verildiğini yani çeşitli kültürlerde uğurlu kabul edilmesinin sebebini öğrendim. Bir böcek türü olmasına rağmen neredeyse hepimiz uç uç böceklerini sever, görünce mutlu oluruz tabii, ama çiftçiler çok daha fazla severlermiş. Sebep: yaprak bitlerini ve bitkiler için zararlı diğer böcekleri yiyerek bitkileri rahatlatması.

Uğur böcekleri, yumurtalarını bile bitlerin toplandığı yaprakların altına bırakırmış. Birkaç güne çıkan larvalar, ki bunlar uğur böceğini değil de minik timsahları andıran ince-uzun yapıdalar, hemen turalamaya başlayarak önlerine çıkan hayvancıkları yani bitleri lüpletmeye başlıyorlarmış. Artık nasıl yediğinin detayını bilemem, ama kısaca bu hayvanımız bitle mücadelede çiftçinin yanında ❤

Anlatılageldiği üzere bir tarihte bir bölgede ürünlere bitler dadanmış. Çok zor durumdaki çiftçileri bu sevimli böcekler kurtarmış. Çiftçiye şans getirdiği içindir ki ‘uğur böceği’ olarak anılırlar denir. Rivayet olma olasılığı var tabii ama okuduğum tüm Türkçe ve İngilizce kaynaklar aynı açıklamayı getirmiş. Yabancı kültürlerde Hazreti Meryem’in adını aldığı bile görülüyor. Onu bunu bilmem, ama en azından bolca uğur böceği görünen yerlerde bitkilerinin geleceğini tahmin edebilen çiftçi mutlu oluyordur herhalde.

Bu vesileyle, sabah-akşam blog dünyasını selamlamaktan yılmayan Uğur Böceğimize bir kere de ben iyi akşamlar demek isterim 🙂

Categories: Dil, Doğa, Ekonomi, Hayvan, Kültür, Teknoloji, İnanç | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | 1 Yorum

Bursalı Laklakan

Bursa’da bir leylek hastanesi olduğunu öğrendim. Daha doğrusu, ondokuzuncu yüzyılda dünyanın ilk leylek hastanesine sahipmişiz. ‘Gurabahane-i Laklakan’, sakatlanan leyleklerin yanı sıra göç yolunda sıkıntısı olan diğer göçmen kuşların derdine de deva olmuş yıllarca. Derken bakımsız kalmış binası ve zamanla yok olup gitmiş. Ancak Osmangazi Belediyesi bu değere sahip çıkmayı aklına koymuş ve tarihi Irgandı Köprüsü’nün yanındaki hoş bir binanın restorasyonunu sağlayarak yine laklakana gurabahane olarak 2010 yılında hizmete açmışsa da yeni bina hayvan hastanesi olarak kedi-köpek-kuş, tüm sokak hayvanlarına yardım etmekteymiş.

Ben Pierre Loti’nin bir makalesinden öğrendim, ama Ahmet Haşim’in de “Gurebâhâne-i Laklakan” adında bir kitabı varmış ve Haşim de Bursa’da Haffaflar Çarşısı (Kapalıçarşı’daki ayakkabıcılar) meydanında bakım alan kuşlardan bahsedermiş.

Categories: Edebiyat, Hayvan, Kültür, Seyahat, Tarih | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Makak Maymunu

Makakların da selfie çılgını olabildiğini öğrendim 😀 

İngiliz doğa fotoğrafçısı David Slater 2011 yılında Endonezya’dayken kendisine ait fotoğraf makinesi bir süre doğada yalnız kalıyor. Bu durum siyah makak maymunlarının bir sürü fotoğraf çekmesiyle sonuçlanıyor. Ancak bu fotoğraflar nette yayılınca Bay Slater telif hakkı istiyor. Bütün mizanseni ayarlayanın kendisi olduğunu belirtiyor. Bu yayılmaya katkı sağlamış mecraların başında gelen Wikipedia ise fotoğrafları çekenin kendisi olmadığını ve telif ücreti ödenmesine dair bir hakkı olmadığını savunuyor.

Belki fotoğrafı kaldırırım çünkü anlaşmazlığın devam etmesi gerekçesiyle the Guardian bile iki gün önce sayfasındaki resmi kaldırmış. Slater ise hiç parası olmadığı için birkaç hafta önceki duruşmaya katılmak üzere ABD’ye uçamamış.

Categories: Doğa, Ekonomi, Hayvan, Sanat, Teknoloji | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , | 2 Yorum

Loti Evi

Pek çoklarının ‘eksantrik’ kabul ettiği ondokuzuncu yüzyıl yazarı Pierre Loti’nin Fransa’daki evinin 1969 yılında müze yapıldığını ve günümüzde de gezilebildiğini öğrendim. Rochefort’taki Pierre Loti Sokağında bulunan üç katlı evin içi Loti’ye yakışır biçimde son derece şaşaalıymış. Çok seyahat eden ve seyahatlerinden de mutlaka hayvan ve sanat eserleri toplayarak dönen yazarın doğduğu ev bu hediyelik eşyalarla dolunca yandaki evi de satın almış. İspermeçet balinası dişi, Senegal bilezikleri, Mısır kedisi mumyası, Japon süsleri gibi objeler toplayan bu ilginç insanın evi Cezayir’den alınan kaplumbağa ve mezar taşları gibi çeşitli nesneyle dolup taşarmış. Kaplumbağa çoktan ölmüş olsa da Loti’nin ilk romanı Aziyadé’ye adını veren trajik kahramanın sözde mezar taşı halen Fransa’daki müze evde sergilenmekteymiş. Loti, mezar taşının asıl sahibine olan büyük aşkını İstanbul’da yaşamış, bu aşkın romanı Aziyadé’yi de Rabia Kadın Kahvesi’nde yazmış derler. Yani adı sonradan Pierre Loti Kahvesi olan mekanda. Yani bulunduğu tepenin ismini değiştirerek İdris-i Bitlisi Tepesi yapmak istedikleri mekanda.

Oryantal dünyaya ve özellikle de Osmanlı’ya hayran olan Loti’nin ellerinden çıkan evin bazı bölümlerinde doğu hayranlığı çok net görülüyormuş. Umman sultanının verdiği hançer ve kılıç ile Fas sultanının armağanı olan kılıç ve gümüş kaplama tabancanın da yer aldığı Arap silahları koleksiyonu, damarlı mermer sütunlar, Osmanlı sediri, salon fıskiyesi, ahşap oymalı tavanıyla Türk salonu, çiniler ve çakma cami… Loti, Şam’da yanan bir caminin parçalarını satın alıp Rochefort’a taşımış ve yapıyı evinde yeniden inşa etmeleri için Suriyeli bir ekibi de beraberinde getirmiş.

Ev, halka açık olsa da ziyaret etmek zormuş. Sınırlı sayıda ziyaretçiye izin verildiği için rezervasyon zorunluymuş.

Kaynaklar:

Arthur Clark, Saudi Aramco World, Temmuz/Ağustos 1992 (Cilt 43, Sayı 4)

Elaine Sciolino, The New York Times Style Magazine, 12 Temmuz 2011

 

Categories: Edebiyat, Hayvan, Kültür, Mekan, Sanat, Seyahat, Tarih | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Kırmızı Palmiye Böceği

Koca palmiyelerin ömrünü bitiren böceğin neye benzediğini öğrendim. Kırmızı palmiye böceği, endemik Datça hurmasının başlıca düşmanlarından. İçten içten çürüttüğü ağacın yaprakları sararmaya başladı mı artık hiçbir kurtuluş yok demek. Kumluca dolayları, Bodrum ve bir de Girit Adasında bulunabilen bu ağaçlar Türkiye’de en fazla Datça’da görülüyor ama türü tehlike altında. Bunun nedeni, yurt dışından getirtilen palmiyelerle yayılmış bu böcek değil sadece. Yapılaşmanın yanı sıra, civarında yetişen başka bitkiler de endemik hurmamızı tehdit ediyor. Çünkü Datça hurması her daim su kaynaklarına ulaşabilmek istermiş ve bulunduğu yerde su seven başka bitki türerse ölümü kolay olurmuş. Hurmama dokunma!

Categories: Doğa, Ekonomi, Hayvan | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Didgeridoo

Aborjin kökenli didgeridoo adlı üflemeli çalgının nasıl yapıldığını öğrendim. Termit karıncalarının oyup içini boşalttığı ağaç dallarından yapılıyormuş. Tabii bunlar geleneksel olanları. Yoksa herhangi bir boruyla da çalışılabilir, iş ki öncesinde o egzersizleri yapıp o sesleri çıkarabilecek kıvama gelelim 🙂

[RamasHederas]

Categories: Doğa, Hayvan, Kültür, Müzik, Seyahat | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | 1 Yorum

Çamaşırcı Ayı

Rakunlara çamaşırcıayı da dendiğini öğrendim.

Memeliler: Küçükayıgiller. (1981). Gelişim Hayvanlar Ansiklopedisi içinde (Cilt.2, s.346-347). İstanbul: Fratelli Fabbri Editori Milano ve Gelişim Basım Yayım A.Ş.

Categories: Dil, Hayvan | Etiketler: , , , | 5 Yorum

Parası Kadar Konuşuyor

Birleşik Arap Emirlikleri’nin, ülkedeki su sıkıntısını çözümleyebilmek için Antarktika’dan buz dağı çekmeyi planladığını öğrendim. Yok artık yaa! Hepimizin geleceğini satın alabilmek için kaç para verecekler acaba? Kime verecekler? Yabancı kaynaklarda hararetli tartışmalar başlamış bile. Tabii ki bunun faturasını tüm müslümanlara keserek “size olmaz o, kutup ayıları dışkıladığı için helal değil” gibi düzeysiz espriler yapan da var, “siz bu yarı kürede yaşamıyorsunuz bile, gidin kuzey kutbundan çekin” diyerek malı sahiplenen Avustralyalılar da, olayı daha sağduyulu bir biçimde değerlendirebilen de, her zamanki gibi sadece küfür yazabilen sözcüksüz takımı da. Ne olursa olsun bu tartışmalar bile suyun biz insanları ne durumlara sokacağı konusunda ufak bir hatırlatma aslında, ama… Off yine sözün bittiği yerdeyim 😦

Categories: Ülkeler, Coğrafya, Doğa, Ekonomi, Güncel, Hayvan, İnanç | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , | 2 Yorum

Basında Cahil İnekler

İyi bilinen bir medya kuruluşunun yayınladığı Cahillikler Köşesinde yanlış bilgilere de yer verebildiğini öğrendim. Dün, yaz saati-kış saati uygulamasının mucidinin Franklin olduğunu söylemiş olmalarına şaşırmıştım. Bugün de, manyetik duyarlılık üzerine yapılan bir araştırmaya kafalarınca sonuç yazmalarına hayret ettim. Google Earth’ten elde edilen görseller, otlayan ya da dinlenen sığırların vücutlarını kuzey-güney doğrultusunda hizalayarak durduklarını gösteriyormuş. Yani başları ya kuzeye bakıyor, ya da güneye. Basın kuruluşumuz ise pusulasız kalırsak ineklere bakarak kuzeyi bulabileceğimizi belirtmiş rahat rahat. Holy Cow!

Araştırmanın detayları: Elizabeth Mitchell, BBC News, 25.08.2008

Categories: Bilim, Doğa, Hayvan, Seyahat, Teknoloji | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Kurt Gibi Yaşamak

Dilimizde ‘sirkede kurt gibi yaşamak’ biçiminde bir söz olduğunu öğrendim. Kendisi bir emek harcamadan başkalarının alınteri üzerinden yaşamını sürdüren kişilerin bu tavrını anlatmakta kullanılıyormuş. TDK sayfasında bulamadım ama halk arasında iyi bilinen bir söz belli ki.

Sirke kurdu 2-3 milimetre kadar bir solucanmış ve sadece sirke değil şarap gibi ekşimenin söz konusu olduğu ortamlarda da bulunabilirmiş.

Categories: Dil, Hayvan, Kültür, Yiyecek | Etiketler: , , , , , , | 2 Yorum

9 Eşli Esneyen Adam

Apaçi Geronimo’nun kendi dilindeki isminin ‘Esneyen Adam’ anlamına geldiğini öğrendim. Ayrıca dokuz karısı olmuş haşmetli liderin. Bu iki bilgiyi birlikte okuyunca insanın aklına koalalar geliyor 🙂

Categories: Dil, Hayvan, Tarih | Etiketler: , , , , , | Yorum bırakın

Değerli Domuzcuk

Danimarka’daki domuz nüfusunun insan nüfusundan fazla olduğunu öğrendim. 5.5 milyon civarı insan yaşayan ülkede bilinen domuz sayısı 24 milyon (bazı kaynaklar 13 milyon dese de aradaki farkın büyük olduğu net).

Bu arada 1 Mart günü ABD’de Ulusal Domuz Günü olarak kutlanır. Kutlu olsun! 😀

 

 

 

 

Kaynak: wiseGEEK

Categories: Ülkeler, Ekonomi, Hayvan, Kutlama | Etiketler: , , , , , , , | Yorum bırakın

Mayalar

Tek ve çift hörgüçlü develerin melezlenmesiyle ‘tüylü’ ya da ‘tülü’ denen bir deve türü ortaya çıktığını ve bu tüylü develerin dişisine ‘maya’ dendiğini öğrendim. Soğuk bölgelerde kullanılırmış. Tek hörgüçlü ve uzun tüylü olurmuş. Şimdi “ne yapacaksın bu bilgiyle, tüylü deveden sana ne Özlem” diyeceksiniz ama benim için gerçekten önemli. Antalya’nın turistik bir beldesi var yirmi yıldır gittiğim. Kışın el-ayak çekildiğinde açık kalan bir tanecik balık restoranı olurdu bu köyde. Dört kişilik bir aile işletirdi ve her işe koşturan kızlarının adı Maya idi. Daha doğrusu yıllarca kızcağızın adını Maya sandım ve öyle seslendim, ama asıl adı bu değilmiş, köy ahalisi takmış ismi. Nedenini sorduğumdaysa artık çok geçti, kimse bu öykünün nasıl başladığını hatırlamıyordu. Ben o zaman arı Maya’ya benzettikleri için söylemiş olabileceklerini düşünmüştüm ama tüylü deve benzetmesi daha mantıklı geliyor yörüklerle dolu bir köy hikayesinin kahramanı söz konusu olunca. Arı gibi çalışan, her işi hakkını vererek yapan, uzun saçlarını toplayıp zor işlere koşan güzel Maya’ya gönülden sevgilerimi yolluyorum.

Categories: Antalya, Dil, Hayvan, Kültür | Etiketler: , , , , , , , , | Yorum bırakın

Freud ve Köpekler

Köpeklerle ilgilenmeye yetmişli yaşlarında başlayan Sigmund Freud’un chow chow cinsi köpeği olduğunu, birlikteliklerinin onbeşinci ayında ölen (tren çarpması) köpeğinin ardından psikolojisini çok zor düzelten Freud’un yine bir chow sahiplendiğini öğrendim. Bu köpekle de yedikleri içtikleri ayrı gitmez, aynı tabaktan yerlermiş. Ayrıca terapilere köpeğini de dahil edermiş. 

 

 

 

http://thepoodleanddogblog.typepad.com/the_poodle_and_dog_blog/2013/07/the-dogs-of-sigmund-freud.html
https://www.fastcompany.com/3037493/pet-week/dog-complex-analyzing-freuds-relationship-with-his-pets

Categories: Bilim, Hayvan | Etiketler: , , | Yorum bırakın

Zürefanın Düşkünü

‘Zürefa’ sözcüğünün ‘zarif’in çoğulu olduğunu öğrendim. Dolayısıyla “zürefanın düşkünü, beyaz giyer kış günü” sözündeki zürefa, zarif kişileri kastediyor. Düşkün ise düşmekten geliyor. TDK açıklamasıyla bu söz şu anlamda kullanılıyor: “daha önce iyi bir durumda olan kişi bu konumunu kaybettiğinde uygun olmayan, yersiz davranışlarda bulunur.” Bu sözü nasıl olduğunu anlamadığım bir şekilde geçmiş zaman lezbiyenlerine bağlayan açıklamalar olsa da bana en makul gelen bilgi şudur: Eskiden sarayda yaşayan, dolayısıyla her gün hoş giysilerle salınan kimseler bir biçimde kaderin tokadını yiyip halk içinde yaşamak durumunda kalınca giyecek sıradan bir şeyler bulamayarak hâlâ cicili-bicili gezince (ki muhtemelen beyazdı bunların bir kısmı) bu lafı türetivermiş ahali.

Annelerimizden işittiğimiz en güzel azarlardan biri olan zemheri zürefasındaki ‘zemheri’ de kış soğuğuna gönderme yapar biliyorsunuz. Ama iki söz birbirine karıştırılarak söylenmemeli yahu.

Yani kısaca zürafaların konuyla hiçbir ilgisi yok. Beyaz giyenler de zürafa düşkünü değil zaten. Rahatlayalım.

 

Categories: Dil, Giyim, Hayvan, Kültür, Tarih | Etiketler: , , , , , , , | 4 Yorum

Deveye Diken

Başka hayvanların burun kıvırıp yanından geçip gidebileceği dikenli bitkileri develerin yiyebildiğini ve hatta yediğini öğrendim. Aslında buna uygun bir ağız yapısıyla dizayn edilmiş develer deri ve kemik dahil bulduğu birçok şeyi yiyebilirmiş (zehirli bitki değil ama). Hatta çölde karşı karşıya olduğu yiyecek kıtlığı durumu ileri düzeydeyse sahibinin çadırını tırtıklamaya bile başlarmış.

Livaneli, Z. (2017). Huzursuzluk. İstanbul: Doğan Kitap

Kaynak: Calamunnda Camel Farm

Categories: Bilim, Dil, Edebiyat, Hayvan, Seyahat | Etiketler: , , | 2 Yorum

Maymun Olmuş

Birinci Dünya Savaşı başladığı sıralarda Yunanistan Kralı olan Aleksandros’un maymun ısırması sonucu öldüğünü, yani daha fazla Anadolu toprağı alma planları yapmakta olan kralın ölümüne bir maymunun sebep olduğunu öğrendim. Maymun olmuş yani.

 

Categories: Hayvan, Sağlık, Tarih | Etiketler: , , , , , , , | Yorum bırakın

Okapi

Zürafagillerden okapilerin sadece Kongo’da yaşadığını öğrendim. 

Categories: Doğa, Hayvan | Etiketler: , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Bazılarının Dili Kararmış

Chow chow türü köpeklerin dilinin pembe değil mavi siyah olduğunu öğrendim. Doğduklarında pembe olur, sonra dönermiş. Avustralya’da yaşayan bazı kertenkele türleri de mavi dilleriyle bilinirmiş. Zürafa dilinin de pembe değil siyahımsı koyu mavi olduğunu hiç fark etmemişim. Kutup ayısının da dili koyu renk oluyormuş. Bir de mavi şeker yiyip dilini göstermekten zevk duyan şekerli çocuklarımız var tabii 🙂

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

KAYNAKLAR:
http://www.chowwelfare.com/cciw/blacktongue.htm
http://www.outback-australia-travel-secrets.com/blue-tongue-lizard.html
http://www.mnn.com/earth-matters/animals/stories/why-do-some-animals-have-blue-tongues

Categories: Hayvan | Etiketler: , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Astragan

Astragan kürklerin adını Rusya’daki Astrakhan şehrinden aldığını öğrendim.

Categories: Giyim, Hayvan | Etiketler: , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Tavus Kuşu

Bembeyaz tavus kuşu olduğunu öğrendim.

Categories: Hayvan | Etiketler: , , | Yorum bırakın

Kukumav

Kukumav olarak bildiğimiz baykuş türünün nesli tükenmekte olan hayvanlar listesinde bulunduğunu öğrendim. Bu kahverengi üzerine beyaz lekeleri olan küçük baykuş türü her ne kadar çeşitli kültürlerde ölümü çağrıştırsa da, eski Yunan’da tanrıça Athena’nın, dolayısıyla aklın ve bilginin sembolü olmuştur. Demek ki kukumav kuşu gibi oturanlara da ihtiyacımız var.

 

 

Categories: Edebiyat, Ekonomi, Hayvan, Kültür, Sanat, İnanç | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , | 2 Yorum

Uyan Garavulli!

Salyangozların pişirilmeden önce uyandırılması gerektiğini öğrendim.

[Video: Uğur Bayram]

Categories: Hayvan, Kültür, Yiyecek | Etiketler: , , , , , , | 1 Yorum

Kanarya Kargaşası

Kanarya kuşunun ismini Kanarya Adalarından aldığını öğrendim. Bu adalar da ismini köpeklerden (Insula Canaria) alır derler ama her zamanki gibi bu konuda da fikir birliği yok.  Biliyorsunuz ‘canis’ köpek demektir Latince, ya da ‘canidae’. Kesin olan bir şey varsa, o da kanarya adalarının ismini kuşlardan almadığıdır.

Categories: Ülkeler, Coğrafya, Dil, Hayvan | Etiketler: , , , , , , , | Yorum bırakın

EleFan

Bir filin aşırı ısınmamasının sebebinin kulakları olduğunu öğrendim. Çarşaf kadar olan kulağını salladığında kan sıcaklığını beş derece düşürmeyi başarabiliyormuş bu cüsseli hayvanımız. Eve fil alsak Antalya sıcağında iş görür mü acaba?

Categories: Doğa, Hayvan | Etiketler: , , , , | 1 Yorum

Dişi Aslan

Bir dişi aslanın kızıştığında fena olduğunu öğrendim. Dört gün boyunca sürekli çiftleşilebilir hale gelirmiş ve bunun günde elli sefere kadar yolu varmış. Her 15-20 dakikada bir işlemi tekrarlayabilirmiş yani. Bir hayvanat bahçesi görevlisinin verdiği bilgiye göre, kızışma dönemleri en az üç gün sürermiş, en fazla da bir hafta. Çiftleşmeye kilitli aslancığın bir şeyler yemeği atladığı bile olurmuş. Bu süre içinde hamile kalırsa, bebeler büyüyene kadar bu işlerden elini eteğini çekermiş ama kalmazsa tekrar kızışma dönemine geçermiş. Vay aslanım benim!

Categories: Doğa, Hayvan | Etiketler: , , , , , , | 2 Yorum

Filler ve Aynalar

Fillerin kendini aynada tanıyabildiğini öğrendim. Bazen ben bile aynadaki aksimi tanıyamıyorum oysa…

Categories: Bilim, Hayvan | Etiketler: , , , | Yorum bırakın

Sineğe Tüküreyim

Sivrisinek sokan yere tükürük sürersen kaşıntı geçer derlerdi de inanmazdım, deneyerek gerçekten işe yaradığını öğrendim. Internette daha bir sürü öneri var ancak onları hazırlayacağıma sokulan yeri kaşımak daha kolay gelir bana 🙂 Daha önce de sirkeyi denemiş ve memnun kalmıştım. Tuzlu su ise zaten bir sinek klasiğidir.

Tükürüğün hayranlık uyandırıcı bir sıvı olduğunu sanırım artık hepimiz biliyoruz. Tükürük, ağzımızdaki bakterileri kontrol altında tutar ve bunu da içerdiği antibakteriyel enzimlerle başarır. Sıvılarımızı sevelim, kıymetini bilelim!

 

Categories: Doğa, Hayvan, Sağlık, Seyahat | Etiketler: , , | Yorum bırakın

Sarıkız

Bazı yörelerde sarıkız örümceği, bazılarında da böğü (böyü, böğ) denen sevimsiz bir hayvan olduğunu öğrendim. İngilizcesi de camel spider olmasına rağmen aslında örümcek olmayan bu hayvan etoburmuş. İlk ısırdığında hemen can sıkıcı olmuyormuş ama yaraya müdahale edilmezse bir hafta içinde yara büyüyüp derinleşiyormuş. Bizde daha çok Güneydoğu’da görülüyormuş.

Categories: Hayvan | Etiketler: , , , , , , , | Yorum bırakın

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: