Etkinlik

Booktube-A-Thon

‘Booktube-A-Thon’ isminde bir okuma maratonu olduğunu öğrendim. 24-30 Temmuz 2017 tarihleri arasında yapılacak olan etkinliğin detaylarını Ayşegül Hanımın ‘Içimdeki Hisler‘ adlı blogundan öğrenebilirsiniz.

Categories: Etkinlik, Teknoloji | Etiketler: , , , , | Yorum bırakın

Altın Leoparlar

Locarno Film Festivalinin düzenlendiği kentin İsviçre’de olduğunu öğrendim. En eskilerden olan festivalin ödülü altın leopar imiş. İki altın leoparımıza dair bir anıyı okurken öğrendim:

Ayrıca şehrin jeopolitik konumunun uygunluğundan olsa gerek şöyle de bir tarihi önemi varmış: I. Dünya Savaşında ortalığı kasıp kavuran Avrupa devletleri, savaştan sonra ilişkilerini düzeltmek için bu kentte biraraya gelmişler. Yani bir nevi öpüşüp barışma anlaşması olan Locarno Anlaşması burada oluşturulmuş. Detaylarını Ali Çimen’in ‘Sessiz Tarih‘ sitesinden okuyabilirsiniz.

Bu arada Cuma gecesi Locarno’da Imagine Dragons konseri varmış. Gidecekseniz söyleyeyim 😀

Categories: Coğrafya, Edebiyat, Etkinlik, Konser, Sanat, Seyahat, Sinema, Tarih | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Ağla Bebek Ağla

Japonların her yıl ‘Nakizumo’ adında bir ‘bebek ağlatma yarışması’ düzenlediğini öğrendim. İki sumo güreşçisinin kucağına alıp ağlatmaya çalıştığı bir yaşından küçük bebeklerden hangisi önce ağlarsa o kazanıyor. Aynı anda ağlarlarsa daha yüksek sesle ağlayan kazanıyor. Bu gelenek 400 yıldır devam ediyormuş ve bunu bebekler gelecekte sağlıklı olsun diye yapıyorlarmış.

[Ronin Dave]

Categories: Etkinlik, Kültür, Seyahat, İnanç | Etiketler: , , , , , , , | 4 Yorum

Runatolia 12

Geçen Pazar günü (5 Mart 2017) 12.si yapılan Antalya Runatolia Maratonunda 11.200 kişinin koştuğunu öğrendim. Hem farklı ülkelerden etkinliğe katılan insanlarıyla hem de koşucuların kostümleriyle Antalya caddeleri rengarenkti.

Categories: Antalya, Etkinlik, Güncel, Spor | Etiketler: , , , , | 3 Yorum

Se Ne Plaši

“Imaj nekoga ko se ne plaši da samo tebi pripada” cümlesinin “sadece sana ait olmaktan korkmayacak birisi var” anlamına geldiğini öğrendim. Kotor eski kent içinde öğretmenleriyle sevgililer günü etkinliği yapan gruptan bir çocuğun hediye ettiği kalp şeklindeki kurabiyenin yanında verilen mesajda yazıyordu.

Categories: Ülkeler, Dil, Etkinlik, Eğitim, Güncel, Kültür, Kutlama | Etiketler: , , , , , | Yorum bırakın

Ah İstanbul

Alpha Blondy’nin 17 Kasım 2016 Perşembe günü İstanbul’da sahne alacağını öğrendim. İstanbul’da olmayı dilediğim ender zamanlardan birini yaşıyorum şu an. Ah Alpha… aah gençlik anılarım…

Categories: Etkinlik, Güncel, Konser, Müzik | Etiketler: , , , , , , , | 6 Yorum

Düğün Masraflı İş

Konya’daki semazen gösterileriyle bildiğimiz Şeb-i Arus ismi verilen etkinliğin manasını öğrendim. Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin ölüm günü olan 17 Aralık gününde kutlanan Şeb-i Arus, düğün gecesi anlamına geliyormuş. Bunun sebebi de Rumi’nin ölüme bakış açısı elbet. Ömrünü ‘vuslat’ içerisinde, sevgiliye yani rabbına kavuşma özlemiyle geçiren Rumi için ölüm elbette ki bir kavuşma gecesi, bir düğün gecesi, yani kutlanması gereken bir zamandır. Ben evliliğe karşıyım zaten.

Categories: Edebiyat, Etkinlik, Kültür, Kutlama, Seyahat, İnanç | Etiketler: , , , , , , , , | 1 Yorum

En Özel Okur

Manavgat’ın işlek bir caddesinde simit satan bir bayanın Antalya’nın en değerli okuru seçildiğini öğrendim. Havva Genç yaşadığı sıkıntıların üstesinden gelebilmek için okumaya başlamış. Kitaplarda huzur bulunca da üç yılda binbeşyüz kitap okuyarak örnek okur gösterilmiş ve Kültür Bakanlığı tarafından 2016 sıra dışı okurlarından seçilerek plaket almaya hak kazanmış. Kitap kurdu simitçi, halkı okumaya özendirmeyi ve kütüphane kullanmayı öğretmeyi de kendine görev bilmiş.

Türkiye’nin farklı şehirlerinde yaşayan sıra dışı halk kütüphanesi kullanıcılarını anlatan onbeş dakikalık belgeselde Havva Genç’in yanı sıra diğer üç özel okur da kitap okumanın güzelliğini, önemini ve gerekliliğini kendi sözcükleriyle ve kendi deneyimlerinden yola çıkarak olağanüstü bir biçimde anlatıyorlar. Belgesel, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü ve Türk Kütüphaneciler Derneği işbirliği ile hazırlanmış.

(Kürşat Kafkaslı aracılığıyla)

Categories: Antalya, Edebiyat, Etkinlik, Eğitim, Güncel, Kutlama | Etiketler: , , , , , , , , , , , | 1 Yorum

Kitapla Maça Gitmek

Bugün 18:30’da oynanacak Anadolu Efes SK – İstanbul Büyükşehir Belediye SK basketbol maçını izlemek için bilet satın alamayacağınızı, yanınızda getireceğiniz kitapla salona girebileceğinizi öğrendim. Bu sezon, ‘Bir Kitap da Sen Getir’ projesi ikinci kez uygulanıyormuş. Boyanmamış, çizilmemiş, karalanmamış yani iyi durumda olan ve ilkokul çocuklarına uygun (okumadığınız için ya da yer kaplıyor diye kurtulmaya çalıştığınız değil) bir kitap götürerek bu maçı izliyor ve iki güzelliği birarada yaşıyorsunuz. Toplanan kitaplar çeşitli kentlerdeki ihtiyaç sahibi okullara gönderiliyor ve hatta kütüphane kurulması sağlanıyor. Yaşasın basketbol kalitesi. İstanbul’da yaşıyor olsam kucakladığım kitaplarla Abdi İpekçi Arenanın yolunu tutardım.

Categories: Etkinlik, Eğitim, Güncel, Spor | Etiketler: , , , , , , , , , | 1 Yorum

400 Yıl Önce

Shakespeare’in ölümünün 400. yıldönümü olduğu için bu yıl dünyada bu konuda birçok etkinlik yapılmasının planlandığını öğrendim. 23 Nisanda öldüğü için tam o gün bir şey yapılamasa da yıl içerisinde bizde de etkinlikler düzenlenir umarım.

Categories: Edebiyat, Etkinlik | Etiketler: , , , , , , | Yorum bırakın

Fasching

Arada medyada karşımıza çıkan ama sanki Alman kadınları çıldırmış gibi hissettiren kravat kesme olayının aslını öğrendim. Bu, başta Köln olmak üzere çeşitli kentlerde coşkuyla kutlanan ve ‘Beşinci Mevsim’ adı verilen bir karnavalmış. Onbirinci ayın onbirinde saat onbiri onbir geçe başlayıp şubata kadar sürüyormuş ancak karnavalın en hareketli kısmı perşembe (Weiberfastnacht) başlayan, ‘gül pazartesi’de (Rosenmontag) tavan yapan ve ‘kül çarşamba’da (Aschermittwoch) biten son haftasıymış. Kadınlar karnavalı olarak bilinen bu sürede değişik kıyafetler giyen kadınlar hakimiyeti ele geçirdiklerinin göstergesi olarak belediye binasına doluşmak, erkekleri makam odalarından kovmak, erkeklerin kravatını kesip onları öpmek gibi çeşitli etkinlikler gerçekleştiriyormuş (bu kısım, erkekler karnavalı kutlarken çamaşır yıkayan kadınların direnişiyle eklenmiş). Tabii ki göçmenlerin ve özellikle de Türk vatandaşların yoğun katılımının söz konusu olduğu karnaval boyunca bir ağızdan söylenen şarkılardan biri tramvayda otururken Türkiye’ye gittiğini hayal eden bir adamın şarkısı olan “Heute fährt die 18 bis nach Istanbul” adlı şarkıymış (18 numaralı tramvay bugün İstanbul’a gider). Ne diyeyim, insanlar eğleniyor, bizim gibi sürekli unutmayıp unutturmayacakları siyah kurdeleli günler yaşamıyor.

Kül Çarşambadan sonra yani karnaval bitince dindar Katolikler perhize giriyormuş. Yani, Hristiyan takvimiyle belirlenen günlerde -ki bu paskalyadan önceki altı hafta/40 gün oluyor- et yemiyorlar ve böylece İsa’nın yeniden hayata gelişinin kutlandığı Paskalyaya ruhlarını hazırlıyorlar. Bu dönemi anlatmak için kullanılan ‘Fasching’ sözcüğü ‘son içki’ anlamına gelirken ‘Karnaval’ sözcüğü ise ‘ete veda’ gibi bir anlama geliyor. Latincede ‘carn’ ‘et’ demekmiş ve carnival da ‘eti bir kenara koymak’ oluyormuş. Beşinci mevsimin ardından et yemeyecekleri dönem başlayacağından karnavalda ete veda ederek çılgınlar gibi kutlama yapıyorlarmış. Zaten bu dönemde karnaval sadece Almanya’da değil İtalya gibi başka ülkelerde de oluyor. Maksat oruç tutmaya başlamadan önce biraz tüketim yapmak ve eğlenmek. Tabii Hristiyanların orucu sadece et yememek değil, sevdikleri bir şeyi kullanmamak şeklinde oluyor. Mesela benim İngiliz arkadaşlarımdan biri çikolatayı bırakıyordu, diğeri birayı. Kanadalı arkadaşım ise Facebook’u bıraktı!

2016 yılında Kadınlar Karnavalı 4 Şubat – 10 Şubat arasında kutlanacak. Gidecek olursanız çakma kravat takın 😉

Detaylı Okuma: Semra Çelik, YeniHayat    ve    DW

Categories: Ülkeler, Dil, Etkinlik, Kutlama, Müzik, Seyahat, Yiyecek, İnanç | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Üste Çıktım Diye Şişinme

Bu güzel Pazar gününü Muratpaşa Er Meydanında geçirerek yağlı güreş müsabakaları hakkında birşeyler öğrendim. Mesela, sabah 09:00’da başlıyor diye koştura koştura gitmeye gerek yok. Gerçi erken gittiğimiz için oturacak iyi bir yer bulabildik ama ilerleyen saatlerde yorgun düşüp asıl çekişmeli müsabakalara kalamadık. Saat üç gibi anca başlayan başpehlivanları evde televizyondan izleyebildik. Uzun kalmayı planlıyorsanız mutlaka yanınızda minik bir minder götürün ki ertesi gün acı çekmeyin. Sarı kart gösterme işi bu sporda da varmış. Kıspetin paçasının iyi bağlanmış olması önemli bir ayrıntıymış. Paçandan yakalayıp rahatça silkeleyebilirlermiş seni. Upuzun iplerle döndüre döndüre bağlıyorlar paçaları diz altlarına da kan gidişini engellemiyor mu diye merak ettim. Müsabakalar boyunca konuşan, pehlivanları tanıtan, ‘şahin küçüktür ama koca turnayı havadan indirir’ gibi atasözleri ve güzel sözler söyleyen, maniler-tekerlemeler okuyan, aralarda kelime-i tevhid çeken, davulculara ve saha komserlerine gerekli direktifi duyuran, gelen ekabirin anonsunu yapan çenesi kuvvetli amcalara ‘cazgır’ dendiğini öğrendim ayrıca. Öte yandan, güreşçilerin birbirleriyle olan muhabbetlerini izleme fırsatım oldu. Kıran kırana dövüşen bu kocaman insanlar müsabaka dışında birbirlerine masaj yapıyor, su döküyor, yağ sürüyor, hatta terlerini birbirlerinin tişörtüne siliyor ve bundan hiç rahatsızlık duymuyor.

 

Alta geldim diye erinme
Üste çıktım diye şişinme,
Alta gelirsen apış
Üste çıkarsan yapış

 

Bir Görüş (Tunç Müstecaplıoğlu)

Categories: Antalya, Diğer, Etkinlik, Güncel, Kültür | Etiketler: , , , , | Yorum bırakın

Nisan 17

Bugün işimden biraz erken çıkarak hayatın içine aktım ve yeni şeyler öğrenmenin zevkine vardım. Neler mi?

1. Çarşıda Defacto’nun ürettiği renk değiştiren tişörtleri inceledim. Nano teknoloji ile üretilen tişörtlerin baskısı iç mekanda sadece siyah kontürden oluşan renksiz bir resim olarak görülürken dış mekan ışığına çıktığınızda renkleniyor.

2. Kesin bir hareket vardır diye Cumhuriyet Meydanına yürüdüm. Tabii ki varmış. 23 Nisan şenlikleri kapsamında Meydanda yapılacak törenin provasını izleyerek hem çeşitli ülkelerin danslarını az az ve hızlı hızlı görme şansım oldu hem de böyle bir prova yapılırken neler yaşandığını deneyimledim.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

3. Eve gidip asosyal ortamdaki sosyal medya aparatlarımı yoklayarak üzücü bir gerçeği fark ettim. Köy Enstitülerinin 75. kuruluş yıldönümü üzerine kim bilir ne olağanüstü bir sayı hazırlamışlardır diye Öğretmen Dünyasının sayfasını açmaya çalışıp da hiçbir şekilde ulaşamayınca 35 yıllık bir kalitenin daha sona erdiğini üzülerek öğrenmiş oldum. Benim de yazı yollamaktan gurur duyduğum bu güzide dergi hitap ettiği kesim göz önünde bulundurulunca ironik bir şekilde ‘okunmamaktan‘ dolayı acı içerisinde piyasadan çekilmiş bulunuyor. Sahi, ne oldu bu öğretmen dünyasına?

4. Akşamki toplantıya katılmayı reddettiğim için toplantıya katılması gereken bir arkadaşım kendi senfoni davetiyesini vermişti. Bu sayede maalesef kendisi seksenlerine gelene kadar haberdar olmadığım müthiş bir keman sanatçısı tanıdım: Ayla Erduran

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

 

Categories: Antalya, Dergi, Etkinlik, Eğitim, Giyim, Konser, Kutlama, Müzik | Etiketler: , , , , , , , , , , , | 2 Yorum

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: