Doğa

Karıncalar Evimi Yer mi?

‘Beyaz karınca’ da denen termitlerin aslında karınca olmadığını öğrendim. Örneğin termitlerin antenleri düz, karıncalarınsa dirsek gibi kıvrımlı olurmuş. Termitlerin gözü ve beli olmazmış. Ayrıca ‘marangoz karınca’ gibi bazı karınca türleri ıslak/çürümüş odunda yaşıyor olsa da o odunu yemezmiş. Marangoz karıncalar evinizde bir şekilde hasar görmüş ahşaba yuvalanabilir ama yuva yapmak için oydukları tahtayı yiyemez, yuvanın dışına atarlarmış. Oysa biliyoruz ki kuru odun termitleri ahşap yer. Dolayısıyla eve ciddi zarar verebilir. Önlem alınmazsa marangoz karınca da zarar verir elbet (işçilikleri termitler kadar hızlı olmasa da) ama en azından tespiti mümkün. Oda kapıları gibi evin ahşap kısımlarının altında talaş görülüyorsa bir marangoz karınca tehlikesi söz konusu olabilir örneğin. Üstelik bir de kapının o kısmına vurduğunuzda değişik bir ses geliyorsa!

Yani cevap: Hayır, karıncalar evinizi yemezler, ama sevimsiz bir şekilde zarar verebilirler 😀

Not: Termitler ve karıncalar doğal düşmanmış.

Reklamlar
Categories: Doğa, Hayvan | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Çöpler Denize Atılır

1925 yılında yayın hayatına başlayan ve 1926’da çıkan yangınla hem kapanmak zorunda kalıp hem de arşivini yitiren Akdeniz Gazetesi’nin kayıp nüshalarına ulaşıldığını öğrendim. O yılların Antalya’sında yaşamı belgelemesi açısından çok önemli bir gelişme tabii bu. 58 adet gazete nüshasının birinde Antalya Belediyesi’ne yönelik yapılan şu sert eleştiri göze çarpıyormuş: “Deniz olan yerde çöpler denize atılır, Belediye Reisi’nin nazar-ı dikkatine!”

Kaynak: Antalya Büyükşehir Belediyesi, 22 Eylül 2017

Categories: Antalya, Doğa, Güncel, Kültür, Tarih | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Sahi, Neydi Barış?

Finike’de mermer ve taş ocaklarına karşı verdikleri mücadeleyle tanınan, ancak dört ay önce evlerinde öldürülen Büyüknohutçu çiftinin katil zanlısının cezaevinde intihar ettiğini öğrendim.

Dünya Barış Gününüz kutlu olsun bu arada. Sahi, neydi barış?

Barış: Karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile oluşturulan ortam (TDK)

Categories: Antalya, Doğa, Ekonomi, Güncel | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Avrupa Hareketlilik Haftası

Önümüzdeki haftanın yani 16-22 Eylül 2017 haftasının Avrupa Hareketlilik Haftası (European Mobility Week) olduğunu öğrendim. Bu yıl kampanyaya Türkiye’den katılacak yerler listesi web sayfasında şu şekilde veriliyor: Alanya, Bartın, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Karşıyaka, Konak. Her birinin planladığı etkinliklere bu siteden erişilebiliyor. Örneğin Bartın Belediyesi ‘En yavaş bisiklet sürme yarışması’ ve ‘otomobilsiz gün’ gibi etkinliklerin yer aldığı haftalık planlarını belediyenin sitesinde de vermiş: bartinbelediyesi.com

İliniz katılmasa da siz pekala bireysel etkinlikler yapabilirsiniz. 

 

Web Sayfası

Türkiye Web Sayfası

Categories: Antalya, Doğa, Etkinlik, Güncel, Sağlık, Spor | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Deliklitaş

Siirt’te Deliklitaş Kanyonu olduğunu öğrendim. Çok güzele benziyor.

Categories: Coğrafya, Doğa, Seyahat | Etiketler: , , , , | Yorum bırakın

Timsah Yiyen Kedi!

Timsahtan yapılma kedi maması olduğunu öğrendim! Bunu Değerli Oğuz Süzen’in “Kelimeler Hazır” başlıklı harika yazısında okuyunca şok geçirip nete davrandım. Gerçekten de sadece timsah da değil, kanguru, bizon, yılan balığından filan da mama yapılıyormuş. Görsellere rağmen yanlış anladığımdan öyle emindim ki konu hakkında bir sürü yazı okudum. Öğrendiğim ileri düzey saçmalıklar hakkında sayfalarca yazabilirim ve kimseyi kırmayacağımı garanti edemiyorum. Bu nedenle yazıyı burada kesmek daha hayırlı olacak sanırım… Kendimize ettik edeceğimizi, şu hayvanların dünyasını da altüst etmeden rahat edemeyeceğiz bir türlü… Göreceğiz bir gün hep birlikte de… Cık cık cık… 

Sadece şunu söylemeden geçemeyeceğim: Bebekliğimden beri bizim evimizde mutlaka en az bir kedi yaşamıştır ve yemekte biz ne yediysek aynısını yemişlerdir. Muzaffer İzgü’nün de kendi kedileri Tekir’i anlattığı bir konuşmasını anımsıyorum. Tekir’in günde iki zeytin yeme hakkı varmış sadece, yoksul evin diğer üyeleri gibi. Karpuz yeniyorsa karpuz yermiş. Kediciğin bir derdi olsa derme çatma evden rahatlıkla kaçardı zannımca. Yine tutamadım, söylendim yahu…

Bir kez daha öğrenince mutsuz olmuş olsam da bilgi için teşekkür ederim Oğuz Bey…

 

Categories: Doğa, Ekonomi, Teknoloji | Etiketler: , , , , , , , , , , , , | 11 Yorum

Uçma Uçma Böceğim, Kal

Uğur böceğine neden bu ismin verildiğini yani çeşitli kültürlerde uğurlu kabul edilmesinin sebebini öğrendim. Bir böcek türü olmasına rağmen neredeyse hepimiz uç uç böceklerini sever, görünce mutlu oluruz tabii, ama çiftçiler çok daha fazla severlermiş. Sebep: yaprak bitlerini ve bitkiler için zararlı diğer böcekleri yiyerek bitkileri rahatlatması.

Uğur böcekleri, yumurtalarını bile bitlerin toplandığı yaprakların altına bırakırmış. Birkaç güne çıkan larvalar, ki bunlar uğur böceğini değil de minik timsahları andıran ince-uzun yapıdalar, hemen turalamaya başlayarak önlerine çıkan hayvancıkları yani bitleri lüpletmeye başlıyorlarmış. Artık nasıl yediğinin detayını bilemem, ama kısaca bu hayvanımız bitle mücadelede çiftçinin yanında ❤

Anlatılageldiği üzere bir tarihte bir bölgede ürünlere bitler dadanmış. Çok zor durumdaki çiftçileri bu sevimli böcekler kurtarmış. Çiftçiye şans getirdiği içindir ki ‘uğur böceği’ olarak anılırlar denir. Rivayet olma olasılığı var tabii ama okuduğum tüm Türkçe ve İngilizce kaynaklar aynı açıklamayı getirmiş. Yabancı kültürlerde Hazreti Meryem’in adını aldığı bile görülüyor. Onu bunu bilmem, ama en azından bolca uğur böceği görünen yerlerde bitkilerinin geleceğini tahmin edebilen çiftçi mutlu oluyordur herhalde.

Bu vesileyle, sabah-akşam blog dünyasını selamlamaktan yılmayan Uğur Böceğimize bir kere de ben iyi akşamlar demek isterim 🙂

Categories: Dil, Doğa, Ekonomi, Hayvan, Kültür, Teknoloji, İnanç | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | 1 Yorum

Seviyor Sevmiyor

Şu bizim “seviyoooor… seemiyoor…” bel bağlamasıyla yapraklarını yolduğumuz zavallı papatyanın falına Fransızların daha farklı baktığını öğrendim. Yenilgi Günlükleri’nin bir yazısında okuyunca haberdar olduğum konuyu araştırdım ve Fransız papatya falında çiçeğin beşli set halinde parçalandığını anladım. Yani yolma işlemine “Il m’aime” diye başlıyor ve koparılan her yaprakta seviyor-sevmiyor değil, sırasıyla şunları söylüyorlarmış: 

az seviyor (un peu),
çok seviyor (beaucoup),
tutkuyla seviyor (passionnément),
delice seviyor (à la folie),
hiç sevmiyor (pas du tout)

Böylece sevmeme ihtimali %50’den %20’ye düşmüş oluyor. Daha iyimser ve heyecanlı!

 

Bu arada, eğer “o beni takip etti, ben de onu edeyim,” “yazısını beğeneyim ki o da beni beğensin” şeklindeki blog okurlarından değilseniz eğer Yenilgi Günlükleri‘ni öneririm. Bilgi, deneyim ve duyguların birleştiği derin yazılar okumayı özleyenlere Onikinci Defter iyi gelecektir.

 

Categories: Dil, Doğa, Kültür, Teknoloji | Etiketler: , , , , , , , , , | 2 Yorum

Zimbit

Zimbit denen bir bitki olduğunu öğrendim.

TDK açıklaması: “Sarı çiçekli, yapışkan yapraklı, genellikle deniz kıyılarında biten, kötü kokulu bir ot”.

Komşumun açıklaması: “Dokunma, çok pis kokar bu. Yapışkanlı bitki olduğu için frenk yemişinin dikenlerini temizleriz biz bununla. Bak böyle.” 

Ve bir tabak temizlenmiş, soyulmuş dikenli incir getirir. Sağolsun. Yoksa biz bahçede fışkıran meyvelere bu Ağustos da uzaktan bakmakla yetinirdik.

Sanırım bitkinin daha bilinen ismi andız otu. Dikenli incir, Hint inciri, Frenk inciri, Frenk yemişi ya da Kaktüs meyvesi olarak bilinen bal gibi tatlı meyvelerin gayet sakat bir dikenli kabuğu olduğu için Antalya yöre insanı ellerine eldiven giyip bu otu meyvenin kabuğunda gezdirerek dikenlerini temizlerlermiş önce.

Doğa sen ne güzelsin! Antalya komşulukları, siz ne farklısınız!

Categories: Antalya, Doğa, Kültür, Yiyecek | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | 2 Yorum

Makak Maymunu

Makakların da selfie çılgını olabildiğini öğrendim 😀 

İngiliz doğa fotoğrafçısı David Slater 2011 yılında Endonezya’dayken kendisine ait fotoğraf makinesi bir süre doğada yalnız kalıyor. Bu durum siyah makak maymunlarının bir sürü fotoğraf çekmesiyle sonuçlanıyor. Ancak bu fotoğraflar nette yayılınca Bay Slater telif hakkı istiyor. Bütün mizanseni ayarlayanın kendisi olduğunu belirtiyor. Bu yayılmaya katkı sağlamış mecraların başında gelen Wikipedia ise fotoğrafları çekenin kendisi olmadığını ve telif ücreti ödenmesine dair bir hakkı olmadığını savunuyor.

Belki fotoğrafı kaldırırım çünkü anlaşmazlığın devam etmesi gerekçesiyle the Guardian bile iki gün önce sayfasındaki resmi kaldırmış. Slater ise hiç parası olmadığı için birkaç hafta önceki duruşmaya katılmak üzere ABD’ye uçamamış.

Categories: Doğa, Ekonomi, Hayvan, Sanat, Teknoloji | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , | 2 Yorum

Sabırlık

Resimdeki bitkiye ‘sabırlık’ dendiğini öğrendim.

Categories: Doğa, Edebiyat, Yiyecek | Etiketler: , , , , , , , , | 7 Yorum

Lavanta

Lavantanın sulama gerektirmediğini öğrendim.

Categories: Doğa | Etiketler: , , , , | Yorum bırakın

Doğal Yaşam Köyü

Bademler’de bir doğal yaşam köyünün kurulmakta olduğunu öğrendim. Yapılacak bungalovlarda ve pansiyonculuk hizmeti verecek köy evlerinde kalmaya gelen konuklar o dönemde gerçekleşen tüm üretime katılacakmış. Domates toplama; çiçek hasadı; köy ekmeği pişirme; tarhana, bulgur, enginar dolması yapma gibi her türlü sürecin parçası olacaklarmış.

Kaynak: Cem Seymen, Para Dedektifi, 21.05.2017, CNN Türk

Categories: Doğa, Ekonomi, Kültür, Seyahat | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Loti

Pierre Loti isminin yazarın gerçek adı değil takma isim olduğunu öğrendim. Louis Marie Julien Viaud’e ilk kez Pierre şeklinde hitap eden kişi o zamanların büyük tiyatro oyuncusu Sarah Bernhardt imiş. Yani Pierre ismini veren kişi ünlü tiyatrocu Sarah Bernhardt. Rivayet odur ki, 1875’te Paris’te aktrisin performansını izleyen Viaud, bu oyuncuyla tanışmayı kafasına koyar ve şöyle bir mizansene girişir: Viaud kendini bir acem halısına sardıracak, Arap kıyafetleri içindeki adamlar rulo halindeki halıyı tiyatrocunun odasına getirecek ve sanatçının gözleri önünde yuvarlanarak açılan halının içindeki genç yazarımız hanımefendinin huzuruna serilecek! Böyle bir girişin ardından ikisinin hemen dost olduğu söyleniyor.

Loti kısmı ise henüz 22 yaşındayken yani 1872 yılında yapışıyor üzerine. Katıldığı donanmayla Tahiti’ye giden Viaud’a ‘Loti’ ismi bu adada verilir. Loti’nin adaya özgü bir çiçek olduğu kesin olsa da yazara ismi kimin verdiği net değil. Kimi kaynak yerlilerin Viaud adını telaffuz edememesi nedeniyle Loti dediklerini söylüyor, kimi bu adı bizzat kraliçenin taktığını belirtiyor, kimi de yazarın roti sözcüğünü yanlış söylemesinden sonra loti diye çağrılmaya başladığını ifade ediyor. Sonuç olarak bir Tahiti çiçeğinden almış takma ismini. 

Categories: Dil, Doğa, Edebiyat, Sanat, Tarih | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Kırmızı Palmiye Böceği

Koca palmiyelerin ömrünü bitiren böceğin neye benzediğini öğrendim. Kırmızı palmiye böceği, endemik Datça hurmasının başlıca düşmanlarından. İçten içten çürüttüğü ağacın yaprakları sararmaya başladı mı artık hiçbir kurtuluş yok demek. Kumluca dolayları, Bodrum ve bir de Girit Adasında bulunabilen bu ağaçlar Türkiye’de en fazla Datça’da görülüyor ama türü tehlike altında. Bunun nedeni, yurt dışından getirtilen palmiyelerle yayılmış bu böcek değil sadece. Yapılaşmanın yanı sıra, civarında yetişen başka bitkiler de endemik hurmamızı tehdit ediyor. Çünkü Datça hurması her daim su kaynaklarına ulaşabilmek istermiş ve bulunduğu yerde su seven başka bitki türerse ölümü kolay olurmuş. Hurmama dokunma!

Categories: Doğa, Ekonomi, Hayvan | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Pembe Göl

Avustralya’nın batısındaki Middle Island adlı adada şeker gibi pembe bir göl olduğunu öğrendim: Lake Hillier.

Categories: Coğrafya, Doğa, Seyahat | Etiketler: , , , , , , , , , , , | 1 Yorum

Didgeridoo

Aborjin kökenli didgeridoo adlı üflemeli çalgının nasıl yapıldığını öğrendim. Termit karıncalarının oyup içini boşalttığı ağaç dallarından yapılıyormuş. Tabii bunlar geleneksel olanları. Yoksa herhangi bir boruyla da çalışılabilir, iş ki öncesinde o egzersizleri yapıp o sesleri çıkarabilecek kıvama gelelim 🙂

[RamasHederas]

Categories: Doğa, Hayvan, Kültür, Müzik, Seyahat | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | 1 Yorum

Zeytin

İzmir’den bir grup lise öğrencimizin kansere alternatif çözüm getirdikleri için Harvard Üniversitesi ve bazı Avrupa kentlerinden proje sunumu daveti aldıklarını öğrendim. İki yıldır projeleri üzerinde çalışan gençler, zeytin yaprağı gibi doğa armağanlarının kanser hücreleri üzerindeki etkilerini incelemiş ve bu bitkilerin kanserden korunmada da kanser tedavisinde de kullanılabileceği fikrine ulaşmış.

5 Haziran Dünya Çevre Günü kutlu olsun.

 

Haber: Sözcü, 17.03.2017

Categories: Bilim, Doğa, Güncel, Sağlık | Etiketler: , , , , , , , , , , , | 5 Yorum

Şeytan İşi Mangal

Et pişirme işini volkan ateşinde gerçekleştiren restoran olduğunu öğrendim. İspanya’ya bağlı Kanarya Adalarından Lanzarote’de bulunan Timanfaya Milli Parkında uyumakta olan volkanik dağın üzerine inşa edilmiş El Diablo Restoran belli ki barbekü işini ucuza getirmiş ve onlarca yıldır jeotermal ısıyla et pişirmekte. [Kaynak: DailyMail]
[Martin Allen]

 

Uzmanlar, en son 1824 yılında patlamış olan Ateş Dağının güvenli olduğunu belirtmiş. Halkı da ateşle yaşamaya alışmış belli ki. Videolardan gördüğüm kadarıyla restoran çalışanları müşteriler için ateşli gösteriler yapmaktan çekinmiyor.

[Isabel García]
 

Categories: Coğrafya, Doğa, Mekan, Seyahat, Yiyecek | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Parası Kadar Konuşuyor

Birleşik Arap Emirlikleri’nin, ülkedeki su sıkıntısını çözümleyebilmek için Antarktika’dan buz dağı çekmeyi planladığını öğrendim. Yok artık yaa! Hepimizin geleceğini satın alabilmek için kaç para verecekler acaba? Kime verecekler? Yabancı kaynaklarda hararetli tartışmalar başlamış bile. Tabii ki bunun faturasını tüm müslümanlara keserek “size olmaz o, kutup ayıları dışkıladığı için helal değil” gibi düzeysiz espriler yapan da var, “siz bu yarı kürede yaşamıyorsunuz bile, gidin kuzey kutbundan çekin” diyerek malı sahiplenen Avustralyalılar da, olayı daha sağduyulu bir biçimde değerlendirebilen de, her zamanki gibi sadece küfür yazabilen sözcüksüz takımı da. Ne olursa olsun bu tartışmalar bile suyun biz insanları ne durumlara sokacağı konusunda ufak bir hatırlatma aslında, ama… Off yine sözün bittiği yerdeyim 😦

Categories: Ülkeler, Coğrafya, Doğa, Ekonomi, Güncel, Hayvan, İnanç | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , | 2 Yorum

Bisikletçi Kahvesi

İzmir’de bir dağ köyünde bisikletçi kahvesi olduğunu öğrendim. Seferihisar merkezinden ayrılıp Orhanlı-Kuyucak-Menderes yolunda ilerlerken bolca karşımıza çıkan bisikletçilerin bir köy kahvesinde konuşlandıklarını gördüm. Son saniyede isminin ‘Bisikletçi Kahvesi’ olduğunu okuyabildiğim mekan hakkında daha fazla bilgi edinemedim araba içinde olduğumdan. Ama fikre bayıldım.

Bu arada İzmir’in ulaşım ağının genişliğine de hayran kaldım. Yukarıda bahsettiğim güzergah boyunca belediye otobüsü durakları vardı ve yollarda otobüs bekleyen vatandaşlar bana Avrupa köylerinde gezdiğim hissi verdi.

Categories: Doğa, Mekan, Seyahat, Spor | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Basında Cahil İnekler

İyi bilinen bir medya kuruluşunun yayınladığı Cahillikler Köşesinde yanlış bilgilere de yer verebildiğini öğrendim. Dün, yaz saati-kış saati uygulamasının mucidinin Franklin olduğunu söylemiş olmalarına şaşırmıştım. Bugün de, manyetik duyarlılık üzerine yapılan bir araştırmaya kafalarınca sonuç yazmalarına hayret ettim. Google Earth’ten elde edilen görseller, otlayan ya da dinlenen sığırların vücutlarını kuzey-güney doğrultusunda hizalayarak durduklarını gösteriyormuş. Yani başları ya kuzeye bakıyor, ya da güneye. Basın kuruluşumuz ise pusulasız kalırsak ineklere bakarak kuzeyi bulabileceğimizi belirtmiş rahat rahat. Holy Cow!

Araştırmanın detayları: Elizabeth Mitchell, BBC News, 25.08.2008

Categories: Bilim, Doğa, Hayvan, Seyahat, Teknoloji | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Yaz Saati – Kış Saati

Yaygın kanının aksine, yaz saati-kış saati uygulamasının fikir babasının Benjamin Franklin olmadığını öğrendim. Franklin’in 1784’te kaleme aldığı satirik bir makalede “Parizyenler erken yatıp şafak vakti uyanmayı alışkanlık haline getirirse mum masrafını ciddi anlamda düşürebilirler” dediği için bu uygulamanın mucidi kendisiymiş gibi söylenirmiş.

Günümüzde yetmişten fazla ülkenin kullandığı uygulamanın ilk kimin fikri olduğundan emin olamadım çünkü değişik kaynaklarda değişik isimler anılıyor. Ancak bir konuda hepsi birleşmiş: Saati geri alarak ya da ileri alarak gerçekleştirilen haliyle gün ışığından daha fazla yararlanma uygulamasını (DST) ilk kez Almanlar kullanmış 1916 yılında, savaş kaynaklarına katkı sağlamak amacıyla. Tabii müttefiki Avusturya da kullanmış.

Yaz saati, kış saati, hani bunun ilk sahibi? 🙂

Kaynaklar: timeanddate.com & History.com

Categories: Ülkeler, Doğa, Ekonomi, Tarih | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , | 1 Yorum

Gözümün Önünde Çoğalıyoruz

Nüfus artışının izlenebildiği bir site öğrendim. Örneğin Türkiye nüfusu sayacı gözünüzün önünde bir bir artıyor: worldometers

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Ana sayfanın Türkçesine bakarak sadece nüfus değil, birçok konudaki anlık değişimi izleyebilirsiniz yüreğiniz kaldırırsa: worldometers

 

Categories: Doğa, Ekonomi, Sağlık, Teknoloji, Yiyecek | Etiketler: , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Eğitim İçin İzmarit

Brezilya’nın bir şehrinde yerlere atılan sigara izmaritlerinin toplanarak kağıt hammaddesine dönüştürüldüğünü öğrendim. Kağıtlar da okullarda kullanılıyormuş. 

Bahsedilen kentin nüfusu 105.000. Antalyamınsa 2,5 milyon civarı. Ne kadar isterdim güzelliğinin izmaritlerden arındırılmasını… Eğitim kısmını da sonra bir ara düşünürüz elbet.

Kaynak: Yeşilist, Görkem Gömeç, 19.04.2017

Categories: Antalya, Ülkeler, Doğa, Ekonomi, Eğitim | Etiketler: , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

225 Metreden Manzara

Artvin’de cam seyir terası olduğunu ve yerden yüksekliğinin 225 metre olduğunu öğrendim. Keyifli olmaz mıydı o camdan aşağı bakmak? 😀

Öğrettiğiniz için teşekkür ederim DreamWorks08  (Fotoğraflarını ve detaylı bilgiyi bu blogda bulabilirsiniz)

Categories: Doğa, Seyahat | Etiketler: , | 2 Yorum

Karahindiba

Karahindiba denen bitkinin her yerlerde görmeye alışık olduğumuz şu sütlü, sarı çiçekler olduğunu öğrendim. Hatta çocukken tüylerine üflemeyi çok sevmemize rağmen kulağımıza kaçarsa diye de ödümüz kopan o beyaz tüy topu şeklindeki bitki de aynı sarı çiçeğin bir evresiymiş. O tüyler bitkinin tohumlarını taşıdığı için bu kadar rahat çoğalıyormuş. Hatta radika da bu bitkinin Egecesiymiş. Meğersem yiyormuşum bile ben bu güzeli. 

Çok da faydalı bir bitkiymiş, ama o konu için şu yazıya bakabilirsiniz: Doğayı Keşfederken

Categories: Doğa, Sağlık, Yiyecek | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

İncir Kokusu

İncir ağacı yandığı zaman ortalığa buram buram bir incir marmeladı kokusu yayıldığını öğrendim.

Yin-yang gibi bir şey 😦 

Categories: Doğa | Etiketler: , , , , , | Yorum bırakın

Okapi

Zürafagillerden okapilerin sadece Kongo’da yaşadığını öğrendim. 

Categories: Doğa, Hayvan | Etiketler: , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Püse

‘Püse’ sözcüğünün ‘bitkisel katran’ demek olduğunu öğrendim. Çam ağacının çıralı kısımlarını kapalı bir yerde yavaşça yakarak koyu renk sıvı çıkarıyorlarmış. Eskiden halk arasında çeşitli rahatsızlıkların giderilmesinde katrana başvurulduğu için, o günleri bilenler, geçmişte bazı hastalıkların görülmemesini bile ayakkabılarındaki püseye veriyorlar. Çünkü püse, çarık üretiminde de kullanılırmış. Püse, çarığa sadece rengini değil yumuşaklığını ve uzun ömrünü de veriyormuş. Sütte beklemiş çarığa bir sonraki aşamada püse sürülüyormuş ve ardından toprakta bekletiliyormuş.

Folklor Araştırmacısı Bircan Durdu tarafından hazırlanmış ‘çarık’ hakkındaki yazıyı şu siteden okuyabilirsiniz: muglakulturturizm.gov.tr

 

UYARI: Bu yazı yalnızca bilgi amaçlı olarak oluşturulmuştur. Tabii ki kesinlikle evde denenmemesi gerekir. Lütfen, herhangi bir rahatsızlığınız olduğunda sadece doktora gidiniz. Piyasada bu tür ürünler satmaya çalışan kim olduğunu bilmediğiniz kişilere değil yıllarca bu alanda eğitim alıp uzmanlaştığı belgelenmiş hekimlere inanınız.

Categories: Antalya, Doğa, Giyim, Kültür, Sağlık | Etiketler: , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: