Doğa

Kırmızı Palmiye Böceği

Koca palmiyelerin ömrünü bitiren böceğin neye benzediğini öğrendim. Kırmızı palmiye böceği, endemik Datça hurmasının başlıca düşmanlarından. İçten içten çürüttüğü ağacın yaprakları sararmaya başladı mı artık hiçbir kurtuluş yok demek. Kumluca dolayları, Bodrum ve bir de Girit Adasında bulunabilen bu ağaçlar Türkiye’de en fazla Datça’da görülüyor ama türü tehlike altında. Bunun nedeni, yurt dışından getirtilen palmiyelerle yayılmış bu böcek değil sadece. Yapılaşmanın yanı sıra, civarında yetişen başka bitkiler de endemik hurmamızı tehdit ediyor. Çünkü Datça hurması her daim su kaynaklarına ulaşabilmek istermiş ve bulunduğu yerde su seven başka bitki türerse ölümü kolay olurmuş. Hurmama dokunma!

Categories: Doğa, Ekonomi, Hayvan | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Pembe Göl

Avustralya’nın batısındaki Middle Island adlı adada şeker gibi pembe bir göl olduğunu öğrendim: Lake Hillier.

Categories: Coğrafya, Doğa, Seyahat | Etiketler: , , , , , , , , , , , | 1 Yorum

Didgeridoo

Aborjin kökenli didgeridoo adlı üflemeli çalgının nasıl yapıldığını öğrendim. Termit karıncalarının oyup içini boşalttığı ağaç dallarından yapılıyormuş. Tabii bunlar geleneksel olanları. Yoksa herhangi bir boruyla da çalışılabilir, iş ki öncesinde o egzersizleri yapıp o sesleri çıkarabilecek kıvama gelelim 🙂

[RamasHederas]

Categories: Doğa, Hayvan, Kültür, Müzik, Seyahat | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Zeytin

İzmir’den bir grup lise öğrencimizin kansere alternatif çözüm getirdikleri için Harvard Üniversitesi ve bazı Avrupa kentlerinden proje sunumu daveti aldıklarını öğrendim. İki yıldır projeleri üzerinde çalışan gençler, zeytin yaprağı gibi doğa armağanlarının kanser hücreleri üzerindeki etkilerini incelemiş ve bu bitkilerin kanserden korunmada da kanser tedavisinde de kullanılabileceği fikrine ulaşmış.

5 Haziran Dünya Çevre Günü kutlu olsun.

 

Haber: Sözcü, 17.03.2017

Categories: Bilim, Doğa, Güncel, Sağlık | Etiketler: , , , , , , , , , , , | 5 Yorum

Şeytan İşi Mangal

Et pişirme işini volkan ateşinde gerçekleştiren restoran olduğunu öğrendim. İspanya’ya bağlı Kanarya Adalarından Lanzarote’de bulunan Timanfaya Milli Parkında uyumakta olan volkanik dağın üzerine inşa edilmiş El Diablo Restoran belli ki barbekü işini ucuza getirmiş ve onlarca yıldır jeotermal ısıyla et pişirmekte. [Kaynak: DailyMail]
[Martin Allen]

 

Uzmanlar, en son 1824 yılında patlamış olan Ateş Dağının güvenli olduğunu belirtmiş. Halkı da ateşle yaşamaya alışmış belli ki. Videolardan gördüğüm kadarıyla restoran çalışanları müşteriler için ateşli gösteriler yapmaktan çekinmiyor.

[Isabel García]
 

Categories: Coğrafya, Doğa, Mekan, Seyahat, Yiyecek | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Parası Kadar Konuşuyor

Birleşik Arap Emirlikleri’nin, ülkedeki su sıkıntısını çözümleyebilmek için Antarktika’dan buz dağı çekmeyi planladığını öğrendim. Yok artık yaa! Hepimizin geleceğini satın alabilmek için kaç para verecekler acaba? Kime verecekler? Yabancı kaynaklarda hararetli tartışmalar başlamış bile. Tabii ki bunun faturasını tüm müslümanlara keserek “size olmaz o, kutup ayıları dışkıladığı için helal değil” gibi düzeysiz espriler yapan da var, “siz bu yarı kürede yaşamıyorsunuz bile, gidin kuzey kutbundan çekin” diyerek malı sahiplenen Avustralyalılar da, olayı daha sağduyulu bir biçimde değerlendirebilen de, her zamanki gibi sadece küfür yazabilen sözcüksüz takımı da. Ne olursa olsun bu tartışmalar bile suyun biz insanları ne durumlara sokacağı konusunda ufak bir hatırlatma aslında, ama… Off yine sözün bittiği yerdeyim 😦

Categories: Ülkeler, Coğrafya, Doğa, Ekonomi, Güncel, Hayvan, İnanç | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , | 2 Yorum

Bisikletçi Kahvesi

İzmir’de bir dağ köyünde bisikletçi kahvesi olduğunu öğrendim. Seferihisar merkezinden ayrılıp Orhanlı-Kuyucak-Menderes yolunda ilerlerken bolca karşımıza çıkan bisikletçilerin bir köy kahvesinde konuşlandıklarını gördüm. Son saniyede isminin ‘Bisikletçi Kahvesi’ olduğunu okuyabildiğim mekan hakkında daha fazla bilgi edinemedim araba içinde olduğumdan. Ama fikre bayıldım.

Bu arada İzmir’in ulaşım ağının genişliğine de hayran kaldım. Yukarıda bahsettiğim güzergah boyunca belediye otobüsü durakları vardı ve yollarda otobüs bekleyen vatandaşlar bana Avrupa köylerinde gezdiğim hissi verdi.

Categories: Doğa, Mekan, Seyahat, Spor | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Basında Cahil İnekler

İyi bilinen bir medya kuruluşunun yayınladığı Cahillikler Köşesinde yanlış bilgilere de yer verebildiğini öğrendim. Dün, yaz saati-kış saati uygulamasının mucidinin Franklin olduğunu söylemiş olmalarına şaşırmıştım. Bugün de, manyetik duyarlılık üzerine yapılan bir araştırmaya kafalarınca sonuç yazmalarına hayret ettim. Google Earth’ten elde edilen görseller, otlayan ya da dinlenen sığırların vücutlarını kuzey-güney doğrultusunda hizalayarak durduklarını gösteriyormuş. Yani başları ya kuzeye bakıyor, ya da güneye. Basın kuruluşumuz ise pusulasız kalırsak ineklere bakarak kuzeyi bulabileceğimizi belirtmiş rahat rahat. Holy Cow!

Araştırmanın detayları: Elizabeth Mitchell, BBC News, 25.08.2008

Categories: Bilim, Doğa, Hayvan, Seyahat, Teknoloji | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Yaz Saati – Kış Saati

Yaygın kanının aksine, yaz saati-kış saati uygulamasının fikir babasının Benjamin Franklin olmadığını öğrendim. Franklin’in 1784’te kaleme aldığı satirik bir makalede “Parizyenler erken yatıp şafak vakti uyanmayı alışkanlık haline getirirse mum masrafını ciddi anlamda düşürebilirler” dediği için bu uygulamanın mucidi kendisiymiş gibi söylenirmiş.

Günümüzde yetmişten fazla ülkenin kullandığı uygulamanın ilk kimin fikri olduğundan emin olamadım çünkü değişik kaynaklarda değişik isimler anılıyor. Ancak bir konuda hepsi birleşmiş: Saati geri alarak ya da ileri alarak gerçekleştirilen haliyle gün ışığından daha fazla yararlanma uygulamasını (DST) ilk kez Almanlar kullanmış 1916 yılında, savaş kaynaklarına katkı sağlamak amacıyla. Tabii müttefiki Avusturya da kullanmış.

Yaz saati, kış saati, hani bunun ilk sahibi? 🙂

Kaynaklar: timeanddate.com & History.com

Categories: Ülkeler, Doğa, Ekonomi, Tarih | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , | 1 Yorum

Gözümün Önünde Çoğalıyoruz

Nüfus artışının izlenebildiği bir site öğrendim. Örneğin Türkiye nüfusu sayacı gözünüzün önünde bir bir artıyor: worldometers

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Ana sayfanın Türkçesine bakarak sadece nüfus değil, birçok konudaki anlık değişimi izleyebilirsiniz yüreğiniz kaldırırsa: worldometers

 

Categories: Doğa, Ekonomi, Sağlık, Teknoloji, Yiyecek | Etiketler: , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Eğitim İçin İzmarit

Brezilya’nın bir şehrinde yerlere atılan sigara izmaritlerinin toplanarak kağıt hammaddesine dönüştürüldüğünü öğrendim. Kağıtlar da okullarda kullanılıyormuş. 

Bahsedilen kentin nüfusu 105.000. Antalyamınsa 2,5 milyon civarı. Ne kadar isterdim güzelliğinin izmaritlerden arındırılmasını… Eğitim kısmını da sonra bir ara düşünürüz elbet.

Kaynak: Yeşilist, Görkem Gömeç, 19.04.2017

Categories: Antalya, Ülkeler, Doğa, Ekonomi, Eğitim | Etiketler: , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

225 Metreden Manzara

Artvin’de cam seyir terası olduğunu ve yerden yüksekliğinin 225 metre olduğunu öğrendim. Keyifli olmaz mıydı o camdan aşağı bakmak? 😀

Öğrettiğiniz için teşekkür ederim DreamWorks08  (Fotoğraflarını ve detaylı bilgiyi bu blogda bulabilirsiniz)

Categories: Doğa, Seyahat | Etiketler: , | 2 Yorum

Karahindiba

Karahindiba denen bitkinin her yerlerde görmeye alışık olduğumuz şu sütlü, sarı çiçekler olduğunu öğrendim. Hatta çocukken tüylerine üflemeyi çok sevmemize rağmen kulağımıza kaçarsa diye de ödümüz kopan o beyaz tüy topu şeklindeki bitki de aynı sarı çiçeğin bir evresiymiş. O tüyler bitkinin tohumlarını taşıdığı için bu kadar rahat çoğalıyormuş. Hatta radika da bu bitkinin Egecesiymiş. Meğersem yiyormuşum bile ben bu güzeli. 

Çok da faydalı bir bitkiymiş, ama o konu için şu yazıya bakabilirsiniz: Doğayı Keşfederken

Categories: Doğa, Sağlık, Yiyecek | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

İncir Kokusu

İncir ağacı yandığı zaman ortalığa buram buram bir incir marmeladı kokusu yayıldığını öğrendim.

Yin-yang gibi bir şey 😦 

Categories: Doğa | Etiketler: , , , , , | Yorum bırakın

Okapi

Zürafagillerden okapilerin sadece Kongo’da yaşadığını öğrendim. 

Categories: Doğa, Hayvan | Etiketler: , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Püse

‘Püse’ sözcüğünün ‘bitkisel katran’ demek olduğunu öğrendim. Çam ağacının çıralı kısımlarını kapalı bir yerde yavaşça yakarak koyu renk sıvı çıkarıyorlarmış. Eskiden halk arasında çeşitli rahatsızlıkların giderilmesinde katrana başvurulduğu için, o günleri bilenler, geçmişte bazı hastalıkların görülmemesini bile ayakkabılarındaki püseye veriyorlar. Çünkü püse, çarık üretiminde de kullanılırmış. Püse, çarığa sadece rengini değil yumuşaklığını ve uzun ömrünü de veriyormuş. Sütte beklemiş çarığa bir sonraki aşamada püse sürülüyormuş ve ardından toprakta bekletiliyormuş.

Folklor Araştırmacısı Bircan Durdu tarafından hazırlanmış ‘çarık’ hakkındaki yazıyı şu siteden okuyabilirsiniz: muglakulturturizm.gov.tr

 

UYARI: Bu yazı yalnızca bilgi amaçlı olarak oluşturulmuştur. Tabii ki kesinlikle evde denenmemesi gerekir. Lütfen, herhangi bir rahatsızlığınız olduğunda sadece doktora gidiniz. Piyasada bu tür ürünler satmaya çalışan kim olduğunu bilmediğiniz kişilere değil yıllarca bu alanda eğitim alıp uzmanlaştığı belgelenmiş hekimlere inanınız.

Categories: Antalya, Doğa, Giyim, Kültür, Sağlık | Etiketler: , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Amerika’da Araba Yasağı

ABD’nin Michigan eyaletinde bulunan Mackinac adlı kentte (bir ada) 119 yıldır süregelen bir araba yasağı olduğunu öğrendim. Adada araba sürülemiyor. Hatta motora da binilemiyor. İzin verilen ulaşım yolları sadece bisiklet, paten ve at arabası. Yürüyebilirsiniz de tabii. Şehir merkezinde paten de yasakmış. Kışın snowmobile denen kar araçlarına izin veriyorlarmış. Yerleşeceğim yeri buldum galiba!

 

 

Adanın resmi web sitesi: mackinacisland.org

Eyalet web sitesindeki bağlantısı: michigan.org

Resimlere bakabileceğiniz bir site: mightymac.org

Categories: Ülkeler, Doğa, Seyahat, Teknoloji | Etiketler: , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Suyu Kirletene Ceza

Su kaynaklarının Hititler için kutsal olduğunu ve Hitit yasalarının temiz su kaynaklarını kirletenleri cezalandırmayı buyurduğunu öğrendim. Bunu bugün izlediğim “Sulak” adlı 2015 yapımı belgeselde dinledim. Çarpıcı gerçeklerle dolu belgeseli mutlaka izlemenizi ve izletmenizi öneririm. (Yönetmen: Alkım ÜN  –  Metin Yazarı: Önder CIRIK)

Categories: Doğa, Kültür, Tarih, İnanç | Etiketler: , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Noel Çelengi Bizim İşimiz

Türkiye’den Avrupa’ya noel çelengi satıldığını öğrendim. Antalya ve Burdur’da köylülerin topladığı kozalak, mersin, kızılcık gibi çeşitli bitkilerden yine yerli halkın ürettiği çelenkler şu anda kim bilir hangi kapıları ve masaları süslüyorlar yurt dışında. On yılı aşkın süredir devam ettiği anlaşılan bu iş kolunu bir Alman hanımefendi başlatmış.

Categories: Antalya, Doğa, Ekonomi, Kültür, İnanç | Etiketler: , , , , , , | Yorum bırakın

Palamut

Meşe palamudunun tekstil sektöründe bir önemi olduğunu öğrendim. Kök boya yapımında kullanıldığı için ve yine bu amaçla yani boya hammaddesi yapılsın diye İtalya’ya yollandığı için eskiden palamuta talep çokmuş ve Datça’nın da her yeri palamut doluymuş. Zamanla bu talep azalınca ağaçlar yerini bademlere bırakmış.

Bu arada palamut (pelit) kestane gibi pişirilip yenirmiş.

Kaynak: Akın, Ç. (2016) Eski Zaman Batırlıları – Datça’da Anılar, Adetler, Yemekler. Ankara: Kanguru Yayınları

 

Ileri Okuma:

TC Kültür ve Turizm Bakanlığı

Garova Günlüğü 

Haberler.com

Categories: Doğa, Ekonomi, Giyim, Kültür, Seyahat | Etiketler: , , , , , , , | Yorum bırakın

Kav Gibisin

‘Kav’ denen şeyin ne olduğunu öğrendim. Dokunduğunuz kısmı elinizde ufalanan koca bir kütük parçası düşünün. Ufacık bir kıvılcımda tutuşuveriyor ve kolay kolay sönmüyor ama nemliyse ne yapsan yanmıyor. Mantarlanıp çürümüş ağaç diyelim.

Peki siz bu ismi taşıyan kibrit markasının kutularında çakmak reklamı olduğunu hiç fark etmiş miydiniz?

Categories: Dil, Doğa, Ekonomi, Seyahat | Etiketler: , , , , , , , , , , | 3 Yorum

Salep

Salebin orkideden yapıldığını öğrendim. Fakat maalesef, yumrusundan salep üretmek üzere her yıl milyonlarcası toplanan orkide türlerinin bazılarının artık bulunamadığını, bazılarınınsa neslinin tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu da öğrendim. Bir kısmı endemik olmasına rağmen orkidelerimizi de koruyamıyormuşuz yani. Yok olma tehlikesinin nedenleri arasında sadece dondurma ve içecek yapımı değil, turizm istilası ve plansız ağaçlandırma da varmış. Uzmanları, salep üretim ve tüketiminin ciddi şekilde denetlenmesi gerekliliğine dair feryatlarını duyurmaya çalışıyorlar. Avrupa’da orkide çiçeği koparmanın bile yasak olduğunu, bizde ise bilinçsizce toplanan yumruların bitkinin geleceğini yok ettiğini söylüyorlar. Konuyu araştırırken, dondurma tarifi veren bir blog yazarının tekrar tekrar yaptığı “mutlaka saf salep kullanın” uyarılarını ve altına yazılan yorumlardan birinde “Almanya’da salep bulamıyorum” serzenişini görünce durumu daha iyi anladım. Saf salep çok pahalıya satılıyormuş, en azından bunu duyduğuma sevindim (bir de salep bitkisi toplayan kişilere çok yüksek para cezası kesildiği haberine). Çünkü biz kış günlerinin içimizi ısıtan sevgilisi salebi de seviyoruz, yazın vazgeçilmezi dondurmayı da, ama tabii orkideleri de…

Kaynak: Bloomberg HT, 24 Aralık 2013 (Prof. Dr. Ekrem Sezik)
Detaylı Bilgi: agaclar.net, 13 Ocak 2015 (Fatih Çiçek)

Categories: Doğa, Ekonomi, Yiyecek | Etiketler: , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Çay Derken?

Tarsus’un eskiden liman kenti olduğunu öğrendim. İlk çağda gemiler Tarsus Çayı üzerinden kent merkezine kadar sokulabiliyormuş. Tabii o zaman ‘çay’ demiyorlarmış deli nehre. Daha önce de Perge‘ye deniz aracıyla gidilebildiğini duyunca şaşırmıştım. Nerdeeee eski zamanlar… 🙂

Categories: Antalya, Coğrafya, Doğa | Etiketler: , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Elmas Patlar mı?

Elmasın aktif volkanik bölgelerde bulunduğunu öğrendim. Bu güzellik yüksek basınca maruz kalınca ortaya çıkarmış.

Categories: Coğrafya, Doğa, Ekonomi | Etiketler: , , , | Yorum bırakın

EleFan

Bir filin aşırı ısınmamasının sebebinin kulakları olduğunu öğrendim. Çarşaf kadar olan kulağını salladığında kan sıcaklığını beş derece düşürmeyi başarabiliyormuş bu cüsseli hayvanımız. Eve fil alsak Antalya sıcağında iş görür mü acaba?

Categories: Doğa, Hayvan | Etiketler: , , , , | 1 Yorum

Dişi Aslan

Bir dişi aslanın kızıştığında fena olduğunu öğrendim. Dört gün boyunca sürekli çiftleşilebilir hale gelirmiş ve bunun günde elli sefere kadar yolu varmış. Her 15-20 dakikada bir işlemi tekrarlayabilirmiş yani. Bir hayvanat bahçesi görevlisinin verdiği bilgiye göre, kızışma dönemleri en az üç gün sürermiş, en fazla da bir hafta. Çiftleşmeye kilitli aslancığın bir şeyler yemeği atladığı bile olurmuş. Bu süre içinde hamile kalırsa, bebeler büyüyene kadar bu işlerden elini eteğini çekermiş ama kalmazsa tekrar kızışma dönemine geçermiş. Vay aslanım benim!

Categories: Doğa, Hayvan | Etiketler: , , , , , , | 2 Yorum

Fibonacci

‘Fibonacci Dizisi’ ya da ‘Fibonacci Sarmalı’ adıyla bilinen bir sayı dizisi olduğunu öğrendim. Her sayının kendinden önce gelen iki sayının toplanmasıyla elde edilmiş olduğu diziymiş bu. Yani 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89, 144, 233,  … Ama 1’den başlaması şart değilmiş, herhangi iki sayıyla başlayıp aynı mantıkla devam ederek de bu diziyi oluşturabiliyorsunuz. Örneğin, 3, 3, 6, 9, 15, 24, 39, … Olay şu ki, bu dizideki herhangi bir sayıyı kendinden önceki sayıya böldüğünüzde 1,618 çıkıyor. Küçük sayılarda biraz civarında bir sonuç verirken, sayılar büyüdükçe daha fazla kesin sonuç çıkıyor (ben de böle böle denedim 🙂 ) yani ‘altın oran’ denilen 1,618 sayısına yaklaşılıyor. Bu oranın da doğada, sanatta, kısaca tüm yaşantımızda ve bakmayı bildiğimiz her yerde olduğu söyleniyor. Yapraklarda, yaprakların dallara diziliminde, kozalakta, ayçiçeğinde, deniz kabuğunda, örümcek ağında ve hatta insan bedeninde. Tüm kol uzunluğumuzu dirsekten parmak ucuna kadar olan kısmın uzunluğuna bölersek 1,618 sayısını bulurmuşuz. Ağzımız ve burnumuzun genişlikleri orantılandığında aynı oran görülürmüş. Boyumuzu göbekten ayağa olan kısmın uzunluğuna bölünce de 1,618 bulurmuşuz. Yani vücut yapıları göz önünde bulundurulunca, herkesinki aynı çıkamaz demek geliyor içimizden elbet ama anladığım kadarıyla bu orana ne kadar yakın sonuca ulaşılırsa estetik mükemmelliyete de o kadar yaklaşılmış oluyor. Hatta fotoğrafçılıkta bile bu veri kullanılıyor. Fotoğraf kompozisyonunda başvurulan üçte bir kuralı da bu esastan türemiş.

‘Altın oran’ın atası, sarmalın isim babası Leonardo Fibonacci 1100, 1200’lerde yaşamış bir İtalyan. Genç yaşında babasıyla birlikte başta Cezayir olmak üzere Akdeniz ülkelerini gezmiş, Arap matematikçilerle tanışmışlığı var. Henüz Avrupa’da romen rakamların kullanıldığı bu dönemde Pisalı Fibonacci Arap sayılarıyla tanışıyor ve işlem yapmanın kolaylığına ve rakamların kullanışlılığına vurularak bu sistemin Avrupa’ya sıçramasını sağlamayı kendine görev biliyor. Saygılar sunarım kendisine…

 

Categories: Bilim, Doğa, Sanat | Etiketler: , , , , , , , , | Yorum bırakın

Sukkulent

Etli yapraklı bitkilerin çok sulanmaması gerektiğini öğrendim. Yani mantıklı tabii, yapraklarında su tutma özelliğinden dolayı ‘etli’ olmuşsa ne diye sulayıp duracağız değil mi hayvanı? Zaten bu tür bitkilere ‘sukkulent’ deniyormuş ve bu da, yaprak ve gövdesindeki etli dokularda su tutabilme yeteneği olan bitki demekmiş. Yani siz de benim gibi tatile giderken saksıyı su dolu kaba oturtursanız, döndüğünüzde bitkinizi kökten çürüyerek ölmüş bulacaksınız demektir. Yapmayın işte…

Categories: Doğa | Etiketler: , , , , , , , | Yorum bırakın

Sineğe Tüküreyim

Sivrisinek sokan yere tükürük sürersen kaşıntı geçer derlerdi de inanmazdım, deneyerek gerçekten işe yaradığını öğrendim. Internette daha bir sürü öneri var ancak onları hazırlayacağıma sokulan yeri kaşımak daha kolay gelir bana 🙂 Daha önce de sirkeyi denemiş ve memnun kalmıştım. Tuzlu su ise zaten bir sinek klasiğidir.

Tükürüğün hayranlık uyandırıcı bir sıvı olduğunu sanırım artık hepimiz biliyoruz. Tükürük, ağzımızdaki bakterileri kontrol altında tutar ve bunu da içerdiği antibakteriyel enzimlerle başarır. Sıvılarımızı sevelim, kıymetini bilelim!

 

Categories: Doğa, Hayvan, Sağlık, Seyahat | Etiketler: , , | Yorum bırakın

Yazıklar Olsun

Kumluca-Adrasan-Olimpos bölgesindeki yangının nihayet kontrol altına alınabildiğini öğrendim. 24 Haziran Cuma gününden beri yüzlerce hektar alanı yok eden yangın yüreklerimizi de parçaladı…

Categories: Antalya, Doğa, Güncel | Etiketler: , , , | Yorum bırakın

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: