Leopold von Ranke

Bugün (23 Mayıs) Leopold von Ranke’nin ölüm yıl dönümü olduğunu öğrendim. 

Leopold von Ranke (1795-1886) Alman tarihçidir. Tarih kitapları günümüzde artık kullanılmasa da, adı pek bilinmese de, tarihi sonsuza kadar değiştirmiş bir isimdir.

Bugün tarih alanında yapılan çalışmaların genel çatısını yarattı. Ranke’den önce Tarih profesörleri yoktu. Üniversitelerde Klasikler, Filoloji, İnsani Bilimler, Felsefe gibi alanlarda çalışılırdı. Tarih bu bölümlerden ayrılmamıştı henüz. Ranke ilk kez bir üniversitede Tarih programı oluşturdu ve şunun anlaşılmasını sağladı: Üniversiteler önemli araştırma enstitüleridir. Profesörlerinizin kendi alanlarına önemli katkıda bulunacak çalışmalar yapıp meslektaşlarının onayını almasını sağlamazsanız gerçek bir üniversite olamazsınız. Bu da şu anlama geliyordu: Üniversite hocaları, öğretmenliğin yanı sıra araştırma da yapıyor olmak zorundadırlar, ki bu onların asıl görevidir. Pasif katılımcılar olmanın ötesine geçmeli ve alanlarıyla fazlasıyla meşgul olmalıdırlar.

Ranke ayrıca bilimsel tarihi yaratan kişi olarak da kabul edilir. Yani kaynağa dayalı çağdaş tarih bilincinin babasıdır. Arşiv tarama ve tarihi belgelerin analizine odaklanmış, sınıf içi eğitim anlayışına da farklı bir tarz getirmiştir. Kanıt olarak birincil kaynaklara dayanmanın ve bu kaynakları da eleştirel bir gözle inceleyebilmenin önemine vurgu yapmıştır. Öğrencilerini birincil kaynak bulup getirmeye yollamış, önlerine konanı okumakla yetinmelerini kabul etmemiştir. Bu da tarih çalışmalarında ampirik yaklaşıma vurgu yaparak tarih alanında çok güçlü bir değişim yaşanmasına neden olmuştur. Üniversite programına Tarih bilimini dahil edip bu konudaki çalışmaların kurumsallaşmasını sağlamak zaten yeterince devrimci olarak nitelendirilebilecek bir davranış iken Ranke devamını da getirmiştir. O vakte kadar bilinen felsefi yaklaşıma karşı çıkmış, tarihin üzerinde çalışılıp anlaşılması gereken bir alan olduğu bilincinin temelini atmıştır. Akademik çalışmalara Tarihin de yerleşmesi çok büyük bir hızla dünyaya yayılmış, bunda ulusalcılığın yükselişi de etkili olmuştur.

Ondokuzuncu yüzyılın sonlarında, Tarih artık üniversite müfredatının en önemli kısımlarından biridir. Diğer bölümlerin bir parçası olarak değil, özgün bir bilim dalı olarak ele alınır.

Ranke, “tarih biliminin amacı, geçmişin gerçekte nasıl olduğunu göstermektir” demiş; “geçmişi yargılamak ya da geleceğe yol göstermek değil.”

 

Kaynak: The Cynical Historian

Reklamlar
Categories: Bilim, Eğitim, Tarih | Etiketler: , , , , , , , | Yorum bırakın

Yazı dolaşımı

Yorum yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: