Fişek

Tepesi attı mı koridoru inleten küfürleri nedeniyle korktuğum ama yine de aynı gazetede aynı yıllarda çalışma ‘şerefine’ erdiğimi düşünecek kadar zeki ve aykırı bulduğum Kurthan Fişek hakkında bazı gerçekler öğrendim. O zaman herkes ona ‘Sıfırcı Hoca’ derdi de nedenini tam söyleyebilen olmamıştı (Bu kadar donanımlı bir insanın sadece içkisinden bahsetmeyi yeğlerdi çoğunluk nedense). ‘Sıfırcı Hoca’nın nereden geldiğini bugün öğrendim: Meğer Mesut Yılmaz, Mehmet Ağar ve Abdüllatif Şener gibi pek çok politikacının hocası olmuş olan Kurthan Hoca ömrü boyunca aslında sadece bir tek öğrencisine sıfır vermiş ve lakabını bu sebeple almış: Abdullah Öcalan (ki o da sınava girmediği için).

Tıp dünyasında çok önemli bir isim olan babası Nusret Fişek‘in ısrarıyla Kimya Mühendisliği okuduğunda Erbakan, Demirel, İnönü ve Özal’ın öğrencisi olmuş. Özal hariç hepsinin dersinden kalınca atılmış da bu sayede hayatını yeniden şekillendirip İdari İlimler’e girmiş.

1978 sonu gibi, Spor Akademisinin başındayken bir televizyon programında ‘‘Galatasaray aristokrasiyi, Beşiktaş proletaryayı, Fenerbahçe burjuvaziyi simgeler’’ diyerek ortalığı karıştırmış. Hatta komünizm propagandası yapıyor diye ihbar edilerek savcıya ifade vermek durumunda kalmış. Ama zaten bu olay yaşandığında mahkemelere de savcılara da alışıkmış.

Akademisyenlikten uzaklaştırılınca gazeteye, gazeteden atılınca tekrar üniversiteye dönmek suretiyle geçimini sürdüren bu siyaset profesörünün gençken arkadaşlarının ödevlerini de yazdığını, Amerikan karşıtı haliyle Turkish Daily News Gazetesinde yazı işleri müdürlüğü yaptığını, Hürriyet’teki işine son verilince Mülkiye’ye döndüğünü de yeni öğrendim. Geçmişte bir dönem Playmen’e yazdığını ise zaten biliyordum.

Birçok kişinin aksine, Kurthan Fişek hakkında soyadının nereden geldiğinden 555K‘da iyi cop yediğine kadar bilgiye ve detaya ulaşmak güzel. Örneğin, ‘telekulak’ ifadesini dilimize kazandıranların Kurthan Hoca ve Faruk Bildirici olduğunu bile öğrenmiş oldum (birlikte yaratmışlar).

Ölümünün ardından öğrencilerinin ve basın duayenlerinin paylaştığı anıları okurken, kenara çekilip yol vererek başını hafif öne eğdiğini ve “hanımefendi, saygılar” dediğini tekrar duyar gibi oldum.

Kaynaklarımdan Bazıları:

Bilimsel Danışma Kurulu Üyesi olduğu ‘Çalışma Ortamı’ dergisinin Kurthan Fişek için hazırladığı web sayfası: kurthan.fisek.net (Fişek Enstitüsü)

Kurthan Fişek’ten Veda Röportajı – Deniz Bilgen Çakır, Halkın Habercisi (18 Eylül 2012)

Güzel İnsan Erken Ölmeye Mecbur mu? – Kurthan Fişek, Hürriyet (02 Ekim 1999)

Bu Haftanın Gündemi Nasıl Değiştirilir – Kurthan Fişek, Hürriyet (28 Ağustos 2000)

Çeşitli Anılar: Ekşi Sözlük

Kurthan’ım – Yalçın Küçük, Aydınlık (27 Eylül 2012)

Basın Mensuplarının Hakkında Yazdıkları

Reklamlar
Categories: Dil, Diğer, Eğitim, Sağlık, Spor, Tarih, TV | Etiketler: , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Yazı dolaşımı

Yorum yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: