Poe’ya Ne Oldu?

Bir Ekim günü yaşamını yitiren Edgar Allan Poe’nun ölümünün kesin nedeninin bilinmediğini, 166 yıl önce gerçekleşen bu sır ölümün gizemini hala koruduğunu öğrendim. Seçimlerin yapılmakta olduğu yağmurlu bir Baltimore gününde (Maryland, ABD) tuhaf bir durumda bulunup hastaneye götürülen Poe, Richmond’dan (Virginia) dönüyordu ve önce bir iş için Philadelphia’ya, sonra da New York’a gidecekti, ama olmadı. Düğününden on gün önce, kırk yaşında hayata gözlerini yumdu, alelacele kıyılan cenaze törenine katılan yedi kişinin eşliğinde belli belirsiz bir mezara gömüldü.

Ölümünden önceki dört gün bilinci yerinde olmadığı için başına gelenleri anlatamayan, Baltimore’da bulunuşundan önceki beş gün kadar da kendisinden hiç haber alınamayan Edgar Allan Poe’nun şimdiye kadar ileri sürülen olası ölüm nedenleri arasında intihar, serserilerce dövülme, zengin nişanlısının erkek kardeşlerince öldürülme, epilepsi, alkol, kolera, kolera için kullanılan ilaç sebebiyle civa zehirlenmesi, kuduz, iyi bir kadın-sever yakıştırmasıyla frengi, ilerleyip zatürreye çevirmiş grip, karbonmonoksit zehirlenmesi ve cooping‘e kurban gitmiş olması var. Dedektif öykülerinin mucidi olduğu için dünyamızdan böyle sır gibi ayrıldığını iddia eden romantikler bile var ama tabii belli mi olur bir yazarın da neler yapabileceği?

Yazarın sır ölümüne bu yakıştırmaları yapmalarının nedeni onu bulduklarında tuhaf davranışlar sergiliyor oluşu. Hastaneye yatırıldığında bilinci tam olarak yerinde değilmiş. Uyuşukluk ve zihin karışıklığı durumları sergiliyormuş ve hatta halüsinasyonlar görüyormuş. Tabii büyük bir kısım -bugün de geçerli olduğu gibi- ‘alkolik’ yakıştırmasına sığınma kolaylığını tercih etmiş. İçkiden öldüğü savının yerleşmesinde en büyük etken, ölümünün ardından biyografisini yazan rakibinin Poe’yu ayyaş ve kadın düşkünü bir afyon bağımlısı olarak resmetmesidir şüphesiz.

Bir barda bulunması da bu savı destekliyor kendilerince, ama bulunduğu yer bir bar olmasının yanı sıra oy kullanılan bir yerdi ve üstelik o gün Baltimore’da seçim günüydü. Tüm bunlar başkasının giysileri içinde bulunması gerçeğiyle birleşince ‘cooping‘ ihtimali daha da güçleniyor aslında. Ama oldukça tuhaf ve kendine uymayan kıyafetler içinde bulunmasını illegal çetenin işine değil de içki için kendi giysilerini satmasına bağlayan da var.

“Doktor ölüm raporuna ‘frenits’ (çılgınlık, cinnet, bilinç kaybı, beyin iltihabı) yazdığına göre değerli yazın insanının ensefalit ya da menenjitten muzdarip olması ihtimali olabilir” diyor günümüz uzmanları. Ensefalit yani beyin iltihabının belirtilerinin de uyuşukluk hissi, baş ağrısı, ateş, kusma, çift görme, konuşma bozukluğu, zihinsel karışıklık, denge bozukluğu ve sara nöbetleri olduğunu düşünecek olursak… neden olmasın?

Öte yandan, “büyük ihtimal, epilepsi (sara) hastası idi, alkolle birleşince ölümcül oldu” diye yorumlayan da var, ki içinde alkol geçse de bu yorum kulağa daha insani geliyor. Bu arada Poe da kız kardeşi de bir kadeh bile içse lökür lökür içmiş kadar etkilenirlermiş bir rivayete göre. “Zaten Edgar içkiyi bırakmıştı” diyen de var. “Muhtemelen beyninde lezyon olduğu için azıcık da olsa alkole çok tepki verdiğini” söyleyip tümör olasılığına inanan da.

Poe Richmond’dan ayrılmadan önce kendini pek iyi hissetmediği için doktor bir arkadaşını ziyaret etmiş ve arkadaşı da ona yola çıkmayıp dinlenmesini salık vermiş. Doktor tavsiyesini dinlemeyip yola çıkarak rahatsızlığının ilerlemesine sebep olduğunu, zamanla artan ateş ve benzeri şikayetin halsizliğe, bilinç kaybına ve hatta halüsinasyona kadar varmış olabileceğini iddia eden de var, o yılların modasına uyup kuduz olduğunu savunan da. Ama ısırık izlerine rastlanmamış ve sudan da korkmuyormuş. 166 yıl öncesinin olmayan hastane kayıtlarına dayanarak fikirler yürütmek zor olduğu için Edgar Allan Poe’nun ölümünün ardındaki sır perdesi de çeşitli kollarca farklı yerlerinden aralanıp durmaktan öteye gidemiyor.

Poe hayranı olan Charles Baudelaire’e göre şairin ölümü, “uzun zamandır hazırladığı bir intihar gibiydi”. Demek ki, Poe’yu Fransızcaya kazandıran Baudelaire, şairin içtiğine ve uç bir hayat yaşadığına inanan taraftaydı. Peki öyleyse bile, üç yaşındayken annesini, ardından babasını, onbeş yaşlarındayken de aşık olduğu kadını yitiren, bir aile tarafından sahiplenilerek bakılan ancak bir süre sonra bu ailenin kendi annesi gibi sevdiği hanımını kaybeden, yalnız ömründe ayakta durmaya çalışırken evlendiği gencecik eşini ölümün kucağına veren bir sanatçı için içmek ve belki de yitirdiği kadınların intikamını almak olası bir davranış şekli değil midir? Okuduğu okulun Matematik derslerini mezar taşlarındaki tarihleri kullanarak yaş hesaplamayla yapan, Beden Eğitimi dersinde mezar kazılmasına yardım eden bir çocuk büyüyünce hayatı nasıl görür? İngiltere’de büyüyüp, sevemediği Amerika’da yalnız kalmak, kardeşlerinden ayrı yaşamak, para kazanacağı yazıları yazabilmek için önce parmaklarını mum alevinde ısıtmak sıradan yaşam kesitleri midir? Okulundan ve ordudan ayrılmak? Bütün üretkenliğine rağmen fakir yaşamaya devam eden bir insanın, geleceği boş ve kasvetli görmesi normal değil mi? Shakespeare’in Juliet’ini canlandıran tiyatrocu annesinin her gece sahnede ölüp oyundan sonra dirilmesini üç yaşına kadar devamlı izlemiş bir evlat olarak ölüm karşısındaki tutumunun anormal olabilmesi ihtimali normal değil mi? Peki her gece ölüp dirilen Jülyet’in bir ölümden uyanmayışına tanık olmanın bir çocuğu ömür boyu harap etmesi normal değil mi? Bunların hepsi, parasızlıktan ısıtmakta zorlandığı eşinin ardından yazdığı ve neredeyse tüm dünyanın bildiği ‘Annabel Lee’ şiirinin başarısı kadar normaldir kanımca.

 

Kaynaklarım:

The (Still) Mysterious Death of Edgar Allan Poe – Smithsonian.com (Natasha Geiling)

13 Haunting Facts About Edgar Allan Poe’s Death – biography.com (C.P.Semtner, Edgar Allan Poe Museum, Richmond)

Engel, E. (2002). Oscar Nasıl Wilde Oldu? (Z. Avcı, Çev.) İstanbul: Sel Yayıncılık.

Beyin İltihabı Nedir? genelsaglikbilgileri.com

 

Youtube’dan bu konuda Discovery’nin hazırladığı ama Türkçe seslendirmeli bir belgesel izlemek isterseniz – “Ölülerin Öyküleri: Edgar Allan Poe” – Michael Mcdonough tarafından sunulmuş:

 

Reklamlar
Categories: Edebiyat | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | 1 Yorum

Yazı dolaşımı

One thought on “Poe’ya Ne Oldu?

  1. Geri bildirim: Edebiyat Öldürür | Özlem Soydan

Yorum yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: