Ankara’da Facia

1963 yılında Ankara’da korkunç bir kaza yaşandığını ve yüzden fazla kişinin öldüğünü, ancak günümüzde bunu bilen pek kimse olmadığını, Cebeci Mezarlığında yaptırılan anıt ile mezarların neredeyse unutulduğunu öğrendim. 1 Şubat 1963 Cuma günü Ankara havalimanına inmek üzere olan Lübnan uçağı ile bir askeri uçağımız havada çarpışıp Ulus semtine düşmüşler. Gökten sadece uçak parçaları değil insan da yağmış balkonlara, çatılara. 120 kişinin öldüğü belirtilen kaza sonrası çok büyük acılar yaşamış başkent. Görgü tanıklarının anlattığı, acılarla dolu anılar okudum, videolar izledim. Olay çok çok üzücü ama bir kere de buraya yazabileceğimi sanmıyorum. Videolarda fazla rahat çekilmiş uygunsuz görüntüler var. Çocuklar ve kaldıramayacaklar seyretmemeli. “Unutulmayan Olaylar” belgesel serisinin bu vaka için hazırlanmış üçüncü bölümünün yarım saatlik videosunun linkini vereyim isteyenlere: TRT Arşiv (2009 yapımı) Gazete küpürlerinin bir kısmında da Mete Akyol imzası var bu arada…

Tamamen bulutsuz pırıl pırıl bir Ankara kışı günü meydana gelen bu talihsiz olayda çok insan ölmesinin en büyük sebebinin Ramazanda gerçekleşmiş olması olduğu söyleniyor. Hem de ilk günü. Ayrıca ay başı ve akşamüstü. Bankalarda maaş alan da var iftara hazırlık için fırına tepsisini bırakan da. 

İstanbul Bankası çalışanlarının binadan çıkamamış olması gibi çok acı gerçekler de var. O kadar üzücü ki Ankara merkezinin nüfusunun o zamanlar 1 milyon civarı olduğuna sevindim iser istemez. Şimdinin beş milyonu geçmiş nüfuslu Ankara’sında Ulus gibi semtlerde insanlar omuz omuza yürüyor, caddeler araba ve otobüs kaynıyor.

Pencereden bakarken iki uçağın çarpıştığını gören çocuklar çok mu normal Allah aşkına! Kentten günlerce çıkmayan kokular? Neden bilmiyoruz biz bu olayı? Ne kadar üzüldüğümü anlatamam…

 

Hürriyet, 6 Ocak 2013, Yaşar Sökmensüer, “Hiçbir Ankaralının Unutamadığı Kaza”

Ankara Barosu, Hukuk Gündemi, Şubat 2014, Soner Alper-Gözde Bolat, “Ankara Uçak Kazası”

Nüfus bilgisi için kaynak: WikiZero

British Pathé‘nin görüntüleri daha masum:

Reklamlar
Categories: Tarih | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , | 11 Yorum

İncirlik

Adana’da bulunan İncirlik Hava Üssü’nün seksenli yıllarda bir süreliğine sivil hizmete açıldığını öğrendim. Adana Havalimanı bakım gördüğü için sivil uçakların İncirlik tesislerine inmesine izin verilmiş. 1981 yılında Cumhuriyet Gazetesinde yayınlanan diziden oluşan “01 Adana” adlı kitapta geçen bilgiye oldukça şaşırdım. Seksenlerde İncirlik’e birkaç kez girmişliği olan bir insan olarak ne kadar sıkı bir denetimden geçirilerek içeri alındığınızı biliyorum. 

 

Altan Öymen’in yazıları ve Tan Oral’ın çizimlerinden oluşan, ülkemizin yakın tarihini de ufaktan bir anımsatan kitap özellikle Adana geçmişi olanlar için oldukça keyifli.

 

Öymen, A. (2018). 01 Adana-80’li Yıllarda Adana. İstanbul: Doğan Egmont Yayıncılık ve Yapımcılık Tic. A.Ş.

Categories: Edebiyat, Tarih | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Arunlar, Özkullar ve Diğerleri…

Özdemir Asaf (Halit Özdemir Arun) ve Yıldız Moran’ın ortanca oğulları Olgun Arun ile Münir Özkul’un kızı Güner Özkul’un bir zamanlar evli olduğunu öğrendim.

Olgun Arun yönetmen-yapımcı imiş. Video klipler, reklam filmlerinde imzası varmış. “Tramvay” adlı bir filmi varmış.

Olgun Arun ile Güner Özkul 1998 yılında Las Vegas’ta evlenmiş, beş yıl sonra da ayrılmış. Güner Özkul, 2009 yılında sperm bankası aracılığıyla bebek yaptığı için ülke gündemini çokça meşgul etmiş de tabii ki benim ondan da haberim olmamış.

Münir Özkul dört evlilik yapmış. Güner Özkul, ikinci eşi olan büyük tiyatro ve sinema oyuncusu Suna Selen’den kızı.

Tam hatırlamıyorum ne olduğunu ama “Çalıkuşu” dizisi olabilir Suna Selen ile ilk ilgilenişim (seksenler). Oyunculuğunu değerlendirebilecek yetkinlikte değildim tabii. Sadece dizi bitince oynayanları yazarken ‘Suna Selen’ adını görmekten hoşlandığım için bakıp kalıyordum ekrana. Çünkü ergenliğimde iki yıl platonik aşk beslediğim delikanlının adıydı Selen 😀

Suna Selen’in ilk evliliği Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın yeğeni Cem Kabaağaç ile olmuş. Anlaşılan, bu aileye her yerden rastlamaya devam edeceğiz 🙂 Side yazılarımda anlattığım Suat Şakir‘in çocuğu olduğunu anladığım Cem Bey’den olan oğlu Derya Simkurt Kabaağaç’ın vefat ilanı var gazetede (Cumhuriyet Arşivi). 6.10.2006’da öldüğü ve Side mezarlığına defnedileceği belirtiliyor. Bir tane de gazete haberi (Hürriyet). Ailenin bu boyutu hakkında başka bilgiye rastlamadım.

Suna Selen’in ikinci eşi Münir Özkul. Üçüncü evliliğini ise Tezer Özlü‘nün ilk eşi ile yapmış. Yani Adalet Ağaoğlu’nun kardeşi olan Güner Sümer ile. Ondan olan oğlu da oyuncuymuş ailedeki hemen hemen herkes gibi…

Suna Selen, Türk edebiyatının ilk kadın romancısı dediğimiz Fatma Aliye Topuz’un da torunu imiş ayrıca.

Yıldız Moran’ın fotoğraflarının gün ışığına çıkarılmasını da borçlu olduğumuz Olgun Arun ayrıca Özdemir Asaf’ın kendi sesinden şiirlerini yüklediği bir kanalın sahibi: olgunarun-YouTube (“Rrr” yazımda paylaşacak şiiri boşuna aramışım o kadar 🙂 ) Vaktiyle şairin şiirlerini Sayın Moran toparlarmış. Şimdi de Olgun Bey hem annesinin hem babasının eserleriyle ilgilenmekte.

***********************************************************

İleri Okuma:

Fatma Aliye Topuz’un hayatı için: İstanbul Kadın Müzesi

Suna Selen ile yapılmış 1960 tarihli çok sevimli bir röportaj ve oyuncunun hayatına dair: Türk Sineması Araştırmaları

 

Categories: Edebiyat, Ekonomi, Sanat, Sinema, TV | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Züğürdün Çenesi

Kate Middleton’ın dördüncüye aynı elbiseyi giydiğini öğrendim. Hem de Prens Harry’nin düğününde. Tasası da bizi tutmuş yeni kıyafet almıyor diye! 😮

Categories: Ekonomi, Güncel, Giyim, Kültür | Etiketler: , , , , , , , | Yorum bırakın

Müzede Bir Gece

18 Mayıs 2018 Cuma günü bazı müzelerin geç saate kadar ziyaretçilere açık ve de ücretsiz olacağını öğrendim. Avrupa Müzeler Gecesi etkinlikleri kapsamında gece 23:00’a kadar gezilebilecek olan müzeler TC Kültür ve Turizm Bakanlığı sayfasından duyurulmuş. Hatay gibi, Side gibi birbirinden değerli müzeler var listede. Henüz gezmediyseniz çok önemli bir fırsat. Müzelerin normalde kapanış saatinden başlayıp 23:00’e kadar ücretsiz gezebileceklerinize listeden bakabilirsiniz.

Açık müzeler listesi: kulturvarliklari.gov.tr

Ancak Antalya’da bazı özel müzeler de bu etkinlikte yer alacaklarını kendi sosyal medya hesaplarından paylaştılar. Buna göre, Kaleiçi’ndeki Oyuncak Müzesi (23:00), Suna-İnan Kıraç Müzesi (22:00) ve Deniz Biyolojisi Müzesi (23:00) de geç saate kadar açık kalacak müzeler arasında. Kendi kentinizde de bakanlık sayfasında yer alandan daha fazlası olacağından emin olabilirsiniz. Bu fırsatı kaçırmayalım derim ben 🙂

Tabii Avrupa’da da birbirinden ilginç etkinlikler var bu akşam…

Categories: Antalya, Etkinlik, Eğitim, Güncel, Kültür, Sanat | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , | 1 Yorum

Saatleri Ayarlama Sözlüğü

Tankut Yıldız adlı blog yazarının, “Saatleri Ayarlama Enstitüsü” romanında geçen ve günümüzde pek kullanılmayan sözcükler için bir sözlük oluşturarak bunu blogundan paylaştığını öğrendim. 385 kelime bulunan Saatleri Ayarlama Enstitüsü Sözlüğü alfabetik olarak hazırlanmış. Kitabı okumaya çalışıp da Arapça-Farsça sözcük bolluğunda boğulanlara öneririm. Kendisini de bir kez daha tebrik ederim özveri ve sabır isteyen bu meşakkatli iş için. Tanpınar da görse teşekkür ederdi sanırım.

Ebediyen Edebiyat, Temmuz 2012, Tankut Yıldız

Categories: Dil, Edebiyat, Teknoloji | Etiketler: , , , , , , , , | Yorum bırakın

Güzel Bakan Gözler Birbirini Bulur

Fotoğraf sanatçısı Yıldız Moran’ın, şair Özdemir Asaf’ın eşi olduğunu öğrendim. Ve de aslan burcu olduğunu 😀 

1932 doğumlu Moran, Robert Kolej’de öğrenim görür. Ardından İngiltere’ye gider ve fotoğrafçılık eğitimi alır. 1953 yılında ilk sergisini açar İngiltere’de. Sergilerin ve çalışmaların arkası gelir. Onsekiz yaşında fotoğraf makinesi ile tanışıp kendini bu alanda yetiştirmeye başlayan Moran, “Türkiye’nin akademik eğitim almış ilk kadın fotoğraf sanatçısı” ünvanına erişir. Çok gezer ve çok fotoğraflar. İngiltere’de iyi para getiren sanatı Türkiye’de aynı heyecanla karşılanmaz. O da para kazanmak için yılbaşı kartları yapıp satmak ister. Fakat anlaştığı yerle problem yaşayınca, şair Asaf’ın matbaası önerilir kendisine ve titiz çalışmaları övülür. Yıldız Moran matbaadan içeri adım atınca hayatı değişir. Şairi ilk gördüğü günü ve hatta saati bir daha asla unutmaz. Yani 4 Kasım 1954 gününü. O sırada zaten evli olan Özdemir Asaf ile Yıldız Moran’ın evlenmesi ise sekiz yıl kadar sonra gerçekleşir ve bu evliliğin ardından Moran sanatını bırakarak çeviri ve sözlük çalışmaları yapmaya başlar. Üç çocukları olur: Gün, Olgun, Etkin. 1981’de Asaf ayrılır aramızdan, 1995’de de Moran.

Tutkularının peşinden gitmekte hiç tereddüt etmeyen cesur, güçlü ve kararlı kadınlara saygılarımla…

“Zamansız Fotoğraflar” sergisini Antalya’ya getirerek bu değerli sanatçımızdan haberdar olmamı sağlayan Antalya Kültür Sanat’a bir kez daha teşekkür ederim. Sergiden kareler:

Yıldız Moran Arun web sayfası: yildizmoran.com.tr

Bu web sayfası çok kapsamlı ve harika derlenmiş. Kaynağım olan iki röportaja da oradan ulaştım:

Moran ile Röportaj 1: Ses Dergisi, 25.Sayı, 25 Haziran 1983, “Türkiye’nin İlk Kadın Fotoğraf Sanatçısı Yıldız Moran”
Moran ile Röportaj 2: Son Saat, Mart 1955, “Kapanmıyacak Bir Sergi!.” Yüksel Söylemez – Sanat Âleminde

Facebook: Yıldız Moran Arun

Categories: Antalya, Edebiyat, Sanat | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | 2 Yorum

Rrr

R harfini söyleyememe sıkıntısına ‘rotasizm’ (rhotacism) dendiğini öğrendim. Özdemir Asaf da r harfini söyleyemeyenlerdenmiş.

Kendi sesinden bir şiirini dinlemek için: Kaan Özer

Categories: Dil, Edebiyat, Sağlık | Etiketler: , , , , | 1 Yorum

Alyoşa

Aliye Berger’e ‘Alyoşa’ adını ailesinin taktığını öğrendim. Dostoyevski karakterinden esinlenerek bu isimle çağırmaya başlamışlar sanatçıyı.

 

Kaynak:

Çitaklar, H. (2011). Alyoşa. Ankara: İmge Kitabevi Yayınları

Categories: Edebiyat, Sanat | Etiketler: , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Mutsuz Keçiler

BBOM Mutlu Keçi Okulunun kapandığını öğrendim 😦 Çok çok üzüldüm… 

Öğrencileri, okulun ismini ‘Mutlu Keçi’ koyduklarında bile “keçi inatçı hayvandır, olmaz” diye geri çevrilmiş, 1001 sıkıntıyla yola çıkmış ve dört yıl her şeye rağmen etkili eğitim ortamını sürdürmüşlerdi nitekim. Yazık oldu mutlu keçilere…

Bodrum’daki ‘Mutlu Keçi’ yani Özel Yahşi İlkokuluna dair daha fazla bilgi için gazeteci Umay Aktaş Salman’ın 16 Ekim 2013 tarihli yazısını okumanızı öneririm: Harita Metod Defteri

Kapanış Duyurusu: BBOM

Gazete Haberi: Bodrum Gündem, 07.08.2017

Categories: Ekonomi, Eğitim | Etiketler: , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

İftarlık Gazoz

“İftarlık Gazoz” filminde imamı oynayan aktörün Macit Koper olduğunu öğrendim. Film hakkında okuduğum eleştiri yazılarından birinde, filmde sadece Koper’in rolünün sırıttığı yazıyordu ama bende tam tersi bir etki yarattı.  Hatta görseli zayıf bir insan olarak, “Anayurt Oteli”nin ‘Zebercet’inden beri pek Koper’i algılamamış gözlerim ‘İftarlık Gazoz’un cami hocasını da tanıyamadı ama “imam efendi iyiymiş ya, bu kim ki?” diyerek araştırmama ve Koper olduğunu öğrenmeme neden oldu.

Ayrıca, başroldeki çocuk oyuncunun büyüklüğünü canlandıran aktör de Macit Koper’in oğlu Gün Koper imiş.

Filme dair bir başka ilginç nokta da kadroda Sümer Ezgü ve eşi Gülay Ezgü’nün oluşuydu benim için.

Eminim daha ilginç başka konular vardır bu filmle ilgili olarak, henüz bilmediğim. Şimdilik şunu demek isterim: 2016 yapımı Cem Yılmaz filmi beklentilerimin çok üstündeydi. Tavsiye edilir.

Categories: Sinema | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , | 2 Yorum

İkinci El

Pasif içicilerin maruz kalarak soluduğu havaya İngilizcede ‘secondhand smoke’ dendiğini öğrendim. Yani ikinci el duman 🙂

 

Categories: Dil | Etiketler: , , , , , , | Yorum bırakın

Donsuz Geceler

Yıllar önce TRT haber spikeri Ersin İmer’in hava durumunu sunduktan sonra halka donsuz geceler dilediğini öğrendim. Ülkede aşırı soğuk günler yaşanan bir dönemmiş ve İmer, izleyicileri don tehlikesine karşı uyardıktan sonra “Hepinize donsuz geceler dilerim sayın seyirciler” cümlesiyle kapanışı yapmış. Birçok kaynak, bu olay sebebiyle İmer’in işinden uzaklaştırıldığını yazıyor. Hatta görevinden alındığı için üzüntüye dayanamayıp felç geçirdiğini yazanlar da var. 2003 yılında da ölmüş.

Fakat Mikdat Kadıoğlu bunun uydurma olduğunu belirtmiş. İmer’in “Geçirdiğim bir felç nedeniyle ayrılmak zorunda kalmama rağmen benim hava durumu spikerliğini alkol yüzünden bıraktığım yazıldı, seyirciye ‘donsuz geceler’ dilediğim için atıldığım da yazıldı” sözlerine yer verilen yazıda kendisinin nasıl ilkeli, mesleğine ve emeğe saygılı bir kişi olduğu da anlatılıyor.

Öyle ya da böyle, bu da onun ‘don davası’ olmuş anlaşılan.

1992 Erzincan depremine, enflasyona, yeşil kart uygulamasına yer verilen haberleri sunduğu kaydın linkini vermek istiyorum. Özellikle benim yaş grubunun yarım saatini ayırıp bu videoyu izlemesini öneririm. Çok ilginç duygular ve sorgulamalarla izledim bu Özallı Demirelli Ecevitli İnönülü Erbakanlı haberleri. Tansu Çiller, Cavit Çağlar, Aktuna, Mesut Yılmaz, Cindoruk bile var 🙂 TRT kameramanı dolaşırken takındıkları ilginç pozlar da takdire şayan.

TRT Arşiv, 15 Mart 1992, “Son 7 Gün”

Donsuz geceler dileğinin 2015 yılı Cüneyt Özdemir versiyonu: video

KAYNAKLARIM:
Yüksel Aytuğ, Sabah, 17.04.2010
Sezai Bayar, Hürriyet, 23.07.2003
Mikdat Kadıoğlu, Milliyet, 22.12.2013

 

Categories: Dil, TV | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | 2 Yorum

Cehaletle Mücadele Malzemeleri

Antalya sokaklarında bir cehalet savaşçısının dolaştığını öğrendim.

 

Categories: Antalya, Eğitim, Güncel | Etiketler: , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Cep Hikayeleri

2016’dan beri her hafta bir yaşam öyküsü paylaşan kaliteli bir kanal olduğunu öğrendim. ‘Cep Hikayeleri’ adlı kanalın ortalama üç dakikalık videoları her yönden o kadar başarılı ki daha ilk geceden onyedi bölümünü izlemişim. İzlediklerimi sizinle de paylaşayım:

No:1 “Bisiklet” (1 Haziran 2016) Osman Şirin – Liseli kızının ölümünün yarattığı çöküntünün üstesinden bisikletle gelen ve 110 kilodan 75’e düşen tesisatçının başarıları

No:2 “Kitap” (8 Haziran 2016) Durmuş Durmaz – Arabasının arkasında meyve satan Durmuş Bey’in yıllardır dinmeyen okuma aşkı

No:6 “Ön Yargı” (20 Temmuz 2016) Ayhan Çetiner – Akmar Pasajındaki sahafın, medyada yer alan satanizm haberlerinin ardından yaşadığı sıkıntılar

No:8 “Hırsız” (4 Ağustos 2016) Behçet Herdem – Kadıköy’de yaklaşık yüz iş yerinin olduğu binayı soyan hırsızların neden Behçet Bey’in dükkanına girmediğinin öyküsü

No:36 “Savaş” (2 Mart 2017) Mohammed Al Hadad – Suriye’den göçen bir gencin anıları, Türkiye’de yaşadıkları ve savaşa dair yürek burkan izlenimleri – “Babam dedi ki iki ay sonra geri döneceksin. Dört yıl oldu, iki ay bitmedi.”

No:38 “Futbol” (17 Mart 2017) Efe Akyol – Genç Efe’nin iyi bir futbolcu olma yolunda adımları

No:39 “Pikap” (23 Mart 2017) Fuat Daştan – Bozuk teypleri, pikapları yeniden hayata döndüren Fuat Bey’den yaşama dair çarpıcı notlar – “Oysa insanoğlu istese bu dünyayı cennete çevirebilir.”

No:57 “Merak” (20 Temmuz 2017) C.M. Kösemen – “Garip yaratıklara meraklıyım, böcekleri çok severim, farelerden korkmam, yılanlardan korkmam” diyen Kösemen’in ilginç çizimleri

No:66 “Kurşun Kalem Sanatı” (10 Ekim 2017) Nihat Özcan – Kurşun kalem oyma sanatına merak salan Nihat Bey’in tutkuyla yarattığı muhteşem eserleri

No:67 “Mesleğin Peşinde” (24 Ekim 2017) Öget Öktem – Küçüklüğünden itibaren ‘beyin’ konusuyla çok ilgilenen fakat babası istediği için Hukuk Fakültesinden mezun olan, hayatının çeşitli aşamalarında babasına isteğini yinelese de doktor olmasını bir türlü kabul etmeyen ailesi nedeniyle düşüne uzun yoldan dolaşarak ulaşan, nöropsikoloji biliminin Türkiye’deki kurucusu Prof. Dr. Öget Öktem Tanör’ün, ‘sevdiği işi yapma’ konusundaki düşünceleri – “Meslek değiştirmenin ayıp olmadığını öğrendim.”

No:73 “Çöp Değil” (14 Aralık 2017) Atakan Aydın – Çocukken köyün hurdalığında bulduğu eşyayı oyuncağa çevirerek başlayan macerasını, yıllar içinde Tırışka Tasarım’a vardıran ve elden çıkarılan nesnelere yeni biçimler kazandırmakta ustalaşan Atakan Bey ile tüketim toplumu, kasıtlı eskitme ve aile tarafından desteklenen yaratıcılık üzerine sohbet

No:74 “İmzalar” (21 Aralık 2017) Haluk Oral – Yazarı ya da şairi tarafından imzalanmış kitaplarının sayısı onbini geçmiş olan Haluk Bey’in muhteşem koleksiyonu – “Sevgili karıcığıma; okuma tenezzülünü göstermeyeceğini bile bile…”

No:77 “Sualtı” (18 Ocak 2018) Bengiz Özdereli – Sualtı çekimlerine dair detaylar ve denizlerdeki kirlenme üzerine tespitler

No:79 “20 Gün 20 Ülke” (1 Şubat 2018) Bahtiyar Demirel – Eski bir minibüsle yirmi günde yirmi ülkeyi gören üç kişinin yolda olma aşkı – “Bir daha sorgulamaya başlıyorsunuz hayatı”

No:83 “Koku” (1 Mart 2018) Vedat Ozan – Koku üzerine uzmanlaşmış bir beyefendiden dört dakikada çarpıcı bilgiler

No:86 “Hüseyin Avni Dede” (29 Mart 2018) – Bir elmayla duygulanan Hüseyin Avni Dede, fikirleri ve şiir kitapları

No:89 “Karavan Hayatı” (19 Nisan 2018) Taylan Erler – Yıllarca kirada yaşadıktan sonra karavana yerleşen sanatçının ‘minimum’ yaşamından kesitler – “Herkesin küçük bir hayali var, ama geç kalmayın, yapın bunları.”

 

Categories: Teknoloji | Etiketler: , , , | 2 Yorum

Kurşun Kalemle Farklı Bir Sanat

Kurşun kalem oyma sanatı olduğunu öğrendim. Aşağıda çalışmalarından örnekler verdiğim Salavat Fidai bu sanatın en bilinen isimlerindenmiş.

Daha fazla eserini görmek için: salavatfidai.com

Categories: Sanat | Etiketler: , , , | Yorum bırakın

Yaşam Boyu Üzüntü

Sevgili Adile Naşit’in tek çocuğunun 15 yaşındayken öldüğünü öğrendim.

Categories: Sinema | Etiketler: , , , , , , , | 2 Yorum

Kelli Felli

Üstü-başı, kıyafeti düzgün, gösterişli görünüme sahip kişiler için kullandığımız ‘kelli felli’ lafının, Farsça ‘ker’ ve ‘fer’ sözcüklerinden oluşan ‘kerli ferli’ deyimi ile bir olduğunu öğrendim. ‘Ker’ (ya da kar) kelimesi ‘kuvvet’ anlamına geliyormuş. ‘Fer’ de (ya da far), aynı gözümüzün ferinde olduğu gibi, parlaklık, canlılık, aydınlık ve ışık saçma ile ilintili olarak şan-şöhret ve kudreti ifade edebiliyormuş. Kar u far da güç-kuvveti, ihtişamı anlatıyormuş.

Bazı sayfalarda kelli felli demek yanlışmış gibi yazılmış olsa da TDK böyle bir şey demiyor ve iki kullanıma da yer veriyor. Ama en azından, kelli felli kişilerin kel olması gerektiğini düşünmezsek iyi olur 😉

Categories: Dil | Etiketler: , , , , , , | Yorum bırakın

Nubar Dayı

Fedon’un annesinin, Nubar Terziyan’ın kardeşi olduğunu öğrendim.

Categories: Müzik, Sinema | Etiketler: , , , , , , , | 3 Yorum

İyi ki Doğdun

Geçen sene bugün Öğrenince Mutluyum’un doğum gününü kutlayarak yazmaya devam etmem için beni yüreklendiren blog arkadaşlarımın yüzde ellisinin artık yazmadığını öğrendim. Demek ki ben sizler kadar iyi bir yüreklendirici olamamışım. Özür dilerim. 😦

Burukça da olsa üçüncü yaşını kutlarım Öğrenince Mutluyum. Köy Enstitülerinin kuruluş yıl dönümünde yola çıkmış olmamız bile elimden geleni yapmam konusunda hep dürtüyor beni. Bazı dönemler çok zorlansam da sürekli yazmaya çalışacağım. Ama buralar da sizlerle güzel blog dostlarım. Siz de gitmeyin. Sizleri çok seviyorum. Iyi ki doğduk. Yaş günümüz kutlu olsun hepimizin ❤

***

Tarihte bugün olan önemli olaylara geçen yılki kutlama yazımdan bakabilirsiniz: “Doğum Günüm

Categories: Kutlama, Teknoloji | Etiketler: , , | 15 Yorum

Cevataki

Yunan dilindeki birçok sözcüğün sonunda duymaya alışık olduğumuz ‘-aki’nin bir küçültme eki olduğunu ve -cık, -cik, -ciğim gibi anlamlara geldiğini öğrendim. Hayati Çitaklar’ın “Alyoşa” adlı tiyatro oyununu okurken, Aliye Berger’in, abilerine ‘Cevataki-Suataki’ diye seslenmesi ilgimi çektiği için araştırdım. Bu çok yaygın bir kullanım şekliymiş. Yani Cevatcık, Suatcık gibi ama bizdeki gibi kulağa tuhaf gelmiyormuş.

Kıbrıs’a taşındığımızda çok güldüğümüz bir durum vardı: Örneğin alışveriş yaparken satıcı kızın bize “tabakcıktır yoksam bardakcıktır?” gibi sorular sormasına alışmamız zamancık almıştı. O zaman demek ki bu kullanım Yunan kültüründen geliyor diye bir çıkarımda bulunuyorum şimdi ister istemez. Ne kadar doğrudur bilemem.

Örneğin ‘moro’ kelimesi ‘bebek’ anlamına gelirmiş ve ‘moraki mou’ da ‘benim küçük/tatlı bebeğim’ tarzında bir sevgili-sesleniş-sözü imiş. ‘Sirtaki’ sözcüğünün bile bu biçimde ortaya çıktığını duydum. Sirtos dansından.

Bu vesileyle, 17 Nisan’da Girit’te doğmuş olan Cevataki’nin yani Halikarnas Balıkçımızın yaş gününü de kutlarım.

 

Categories: Dil, Edebiyat, Kültür, Kutlama | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | 2 Yorum

Susuz ve Doyumlu

Kars’ın Susuz ilçesine bağlı Doyumlu Köyü’nde, milattan öncesi döneme ait yazılı taşlar ve kaya resimleri bulunduğunu öğrendim. Binlerce yıllık geçmişe sahip kaya resimlerinin, runik yazıların, kitabelerin yer aldığı bölge sit alanı ilan edilmiş. Bu gizemli vadilerin mağaralarında gerek kazınma gerekse çizgisel üslupla resmedilmiş insan, at ve geyik figürlerinin dikkat çekmekte olduğunu söyleyen köy muhtarı, bu kaya resimlerinin Urartular dönemine ait olduğunu da belirtmiş. Bunların ortaya çıkarılması, korunması ve tanıtılması için bizzat çabalayan Muhtar Yücel Üzeyir’in kendisi de ressam ve heykeltıraşmış aynı zamanda. Her tarafında kaya resimleri görülebildiği için açık hava müzesi gibi olan Doyumlu’nun turizme kazandırılması için çok çabalamış.

Konu hakkında haberdar olmamı sağlayan Sayın Yakup Uykutalp’e teşekkür ederim. Yazısını henüz okuyamayanlar için:  https://yakupuykutalp.wordpress.com/2018/03/05/doyumlu-koyu-kars-susuz/

Diğer Kaynaklarım:
27 Ekim 2011, serhattv.com.tr
27 Nisan 2012, karshaberler.com

Categories: Ekonomi, Kültür, Sanat, Seyahat, Tarih, Teknoloji, İnanç | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Yumurta Sorunsalı

Bayat yumurtanın nasıl anlaşılacağını öğrendim. Tuzlu su dolu derin kaba ya da bardağa attığınız yumurta batmıyorsa yememeniz gerekiyormuş. Evdekileri denedim, hepsi battı ama zaten yeni almıştım. Dolayısıyla deney yarım kaldı. Yani kesin bilgi değil, yaymayalım.

Ancak bir sürü video izledim bu sorunsalı irdeleyen 🙂 Tuz bile koymadı çoğu, normal suya atarak denedi. Söylediklerine göre taze yumurta dibe yanlamasına yerleşerek yatıyor. Bir haftayı geçmeye başladıkça ucundan yukarı meyletmeye başlıyor, yenmemesi gereken, sizi rahatsız edecek kadar bozuk tayfa da her zamanki gibi yüzeyde yüzüyor. Kaçalım onlardan.

Ancak videolardan birinin altında kızgın yorumlar okudum. Yumurtacılık yaptığını söyleyen bir abi bu deneyi yapıp yumurtaları geri getiren müşterisini anlatmış ve “demek ki tavuk bayat yumurtlamış çünkü ben günlük yumurta satıyorum” diye bitirmiş. Bir başkası da yumurtayı yıkamanın ve hatta suya atmanın en büyük bozulma sebebi olacağını belirtmiş (bozuk yumurta satıcısı da olabilir tabii 🙂 ). Bu konudaki araştırmalarımız devam edecek efendim. Siz yine de her şey gibi yumurtayı da güvendiğiniz yerden alın.

Categories: Sağlık, Yiyecek | Etiketler: , , , , | 3 Yorum

Caz Ayı

ABD’de Nisan ayının ‘Jazz Appreciation Month’ (JAM) olarak kutlandığını öğrendim. Kısaca caz ayı. Ortadaki sözcüğü çevirmek zorladı. ‘Appreciation’ çok hoş, kapsamlı ve de derin bir sözcüktür. Bir şeyi takdir etmek ya da teşekkür etmek için de kullanabilirsiniz, minnettarlığınızı anlatmak için de. Sadece anlamak, anlamlandırmak değil değerlendirmektir aynı zamanda. Beğenmek, zevk almak, değerini bilip minnet duymaktır. Nasıl çevireyim bu sözcüğü? Zaten Türkiye’de bu konuda yapılan etkinlikler de ‘Jazz Appreciation’ adı altında verilmiş. Örneğin Ankara’da yaşayan Polonyalı caz sanatçısı Janusz Szprot önderliğinde bir kurs başlatılmış geçtiğimiz Mart ayında. Kursun adı: Jazz Appreciation Kursu. Şöyle ifade etmişler tanıtımında: ‘Cazın ve müziğin hayatımızdaki yeri, nasıl dinlediğimiz, farklı türler’ gibi temel konularda cazseverlerin yararlanacağı bilgiler aktarılacak ve İngilizce yürütülecek olan kurs, müzikseverlere entellektüel bir bakış açısı kazandıracak. İlgilenenler Caz Derneği ile iletişime geçebilirmiş.

Kaynaklar: ankaracaz.com & Smithsonian

Konu cazdan açılmışken, çalışmalarım sırasında severek dinlediğim caz radyosunu da paylaşayım sizlerle: Jazz24.org

Categories: Dil, Müzik | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , | 4 Yorum

Mavi Ayaklı Sümsük

Mavi ayaklı sümsük kuşu diye bir kuş türü olduğunu öğrendim.

[Stephanie Plummer]

Categories: Doğa, Hayvan | Etiketler: , , , , , | 1 Yorum

Maraş’a Yeni Müze

Kahramanmaraş’ta uğur böceği müzesi kurulacağını öğrendim. Uğur böceği Maraş’ın simgelerindenmiş ve zaten her yıl kentte festivali yapılırmış. Yazın yeniden hayata merhaba diyen yedi beneklilerin Çimen Dağı’nın 2300 metre yüksekliğindeki Uludaz Tepesi’nde yayılış gösteren kolonileri tesadüfen keşfedilmiş.

Yıllardır her yaz düzenlenen (2015’te sekizincisi yapılmış ama yeni bilgi bulmak zor) festival kapsamında, Sır Barajı’ndaki kamp alanından tepeye yürüyüş yapıp böceklere bakılırmış. Ama bundan sonra ‘Kelebek ve Uğur Böceği Müzesi’nde de görülebileceklermiş. Yani aslında şöyle: Projenin sahibi Onikişubat Belediyesi, geniş bir alanda çocuk parkı, düğün salonu, kafe ve benzeri mekanın yanı sıra müze de açacakmış. Güzel manzaralı dağın zirvesinden getirilen böceklerin kapalı alanda yaşamasını sağlayabilmek için Sütçü İmam Üniversitesi Ziraat Fakültesi ile çalışıyorlarmış.

Manzaranın güzelliğini görmeniz için ‘sariyersentez‘in paylaştığı (Veli Gürgah-AA) videoyu izlemenizi öneririm:

[sariyersentez – Veli Gürgah]

Categories: Doğa, Güncel, Hayvan, Seyahat | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Nomura

‘Nomura’ olarak bilinen dev medüz türü yani denizanası olduğunu öğrendim. Koskocaman denizanası olan aslan yelesi denizanası ile aynı kategoride sınıflandırılıyormuş kendisi. Vay medusa vaaay…

 

Foto: Lucia Terui

Kaynak: MailOnline (Dailymail), 16.12.2014, Michael Gadd

 

 

Categories: Doğa, Hayvan | Etiketler: , , , , , , , , | Yorum bırakın

Unutmayacağım Seni Hocam

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde öldürülen akademisyenlerden Mikail Yalçın’ın, bir öğrencisine yazdığı elektronik postayı okuyarak nasıl bir insan olduğunu azıcık da olsa öğrendim.

Blog yazarı arkadaşımız ‘kotuvegan’ vakitsiz kaybettiği öğretmeninin yasını tutuyor. Mikail Hocayla arasında geçen ilginç anıyı ve öğretmeni için yazdığı duygusal yazılarını okumak, kendisine taziyelerinizi iletmek için blogunu ziyaret etmek isterseniz: kotuvegan

 

Categories: Güncel | Etiketler: , , , , , , | 1 Yorum

Yumurtalı Kahve

Vietnam’da ‘yumurtalı kahve’ olduğunu ve bu içeceğin çok da tercih edildiğini öğrendim. Bunu yolumuzun.com sitesi sahibi Ali Bey’in “Vietnam’a Gitmek İçin 22 Neden” başlıklı yazısında okuyunca, öğrenme aşığı ruhum araştırmaya daldı.

Kendisini Norveç, İsveç ve hatta Macaristan’da da bulmak mümkünmüş, ancak Vietnam’a özgü olanla İskandinav ve Macar versiyonları farklılık gösteriyormuş. Bahsettiğim fark yapılışa dair olsa da kaynaklardan birinde asıl en belirgin farkın Vietnam’ın muhteşem kahvesi olduğunu okudum. Her hâlükârda çok lezzetli bir içecekmiş…

Tabii eggnog’da da yumurta var ama o ayrı konu 😉

Categories: Kültür, Seyahat, Teknoloji, Yiyecek | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Susuz Yaz

Yurt dışında ödül kazanan ilk Türk filminin “Susuz Yaz” olduğunu öğrendim. 1964 yılında, Berlin Film Festivali’nde ‘Altın Ayı’ alan bu Metin Erksan filminden, çekildiği yer olan Bademler Köyü‘ne yaptığım geziyi anlatan yazımda bahsetmiştim. Ancak o zaman bunun ilk ödülümüz olduğunu bilmiyordum. Bu ödülün, ülkemizin sinema alanındaki ilk ‘uluslararası başarı’ sevincini yaşattığını ise Antalya Kültür Sanat’ta gerçekleştirilen ‘Felsefe Konuşmaları’nın konuğu Doç. Dr. Zehra Yiğit’ten öğrendim. Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim elemanı Yiğit, “Türk Sineması’nda Aşkın Aşk” üzerine konuşuyordu.

Categories: Antalya, Etkinlik, Mekan, Sanat, Sinema | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: